Hiç keyfim yok.Haliyeti ruhiyem darma dağınık ve ben o dağınıklığı toplamak istemiyorum çünkü biliyorum ki ben düzeltince gelip birileri yine dağıtacak.En iyisi mi bırak dağınık kalsın dedi,bende onu dinledim.Dünde hiç uyumadık zaten saatlerce ağladık,ikimizde çözemediğimiz birçok soruya cevap aradık,sevgiyi tartıştık.Çok sevildiğini sanmak ve gerçeği görmek ne acı.Karşılıklı yorumlarla bu konuyu netleştirmeye çalışırken fark ettim sevgiye aç olan ve sevilmediğini düşünenin ben olduğumu.O an içim sızladı,karnıma bir ağrı saplandı,üşüdüğümü hissettim oda titrediğimi fark etmiş olmalı ki bana sımsıkı sarıldı,yanılıyorsun dedi yanılıyorsun defalarca tekrarladı yanılıyorsun...ben onu duyamıyordum o kadar sabitlenmişti ki bu düşünce onu duyamıyor sadece canımın acısıyla gözlerimden süzülen yaşları elimle siliyordum.Onlara engel olmak değil galiba onları elimle silip onlara bakarak zihnime kazımaya çalışıyordum süzülmelerinin nedenini.Ne acıydı,bu
nca kalp kırıklığından sonra birinin seni gerçekten çok ama çok sevdiğini düşünmek ve ona bırakmak ruhunu ve sonra bir gün fark etmek yanıldığını,fark etmek aslında onun seni sevdiğini sandığını daha doğrusu her şeyden ve herkes den çok sevdiğini sandığını,aslında onun için sevdiği herkes gibi olduğunu..sanki bir yanın kopuyor o an ,nasıl bir iç sancısıysa bu darmadağın oluyorsun işte o anda,iyi ki diyorsun yanımdasın iyi ki sen varsın,iyi ki bana sıkı sımsıkı sarılıyorsun,titrememe hakim olurum belki sayende.İçimdeki ince sızının sebebi olan yüreğimdeki küçük bir yara,onun melhemi sen misin bilmiyorum ama şunu biliyorum ”içimdeki ses” küçük ama derin bir yara bu sen melhem olup acısını dindirsen de,geçmiycek olan ize her baktığımda aklıma gelecek çektiğim bu acı,tek yol yüreğimi söküp atmak mı dersin,içimdeki ses ne dersin?

Her zamanki gibi seni dinleyip de inansam şimdi beni sevdiğine sonum ne olur içimdeki ses ne olur kalbimin sonu,yapma bunu bana bu defa yapma bırak da gitsin ben git diyemem bari o gitsin….