İçimdeki
Kuş sürülerinin
Kanat çırpışları
ve
Sesleri
Yoruyor beni…
Çok eskiden uygulanan bir işkence yönteminde olduğu gibi
Tam tepeme
Balyoz gibi inen su damlaları gibiler…
Sanırım çıldırıyorum…
Kanat seslerini duymaya başladığım zaman anlıyorum gittiğini…
Çünkü
Sen gidiyorsun,
onlar geliyor…
Sırayla karşıma geçiyorlar…
Biri senin gözlerin,
Diğeri ellerin,
Öteki sesin…
Sen gidiyorsun,
Onlar geliyor…
Kapatıyorum gözlerimi görmemek için
Peki, ama bu sesleri ne yapmalı…
Kalkıyorum oturduğum yerden…
Yüz
leşme zamanının geldiğini söylüyorlar.
Veriyorlar elime resmini
“Bak!” diye buyuruyorlar!
Resminde başın öne eğik, bir şeylerle uğraşıyorsun,
Yüzünde hafif bir tebessüm,
Farkındasın resminin çekildiğinin ama bakmamışsın...
Benim yüzüme de bakmıyorsun artık...
Resimde de olsa gözlerini göremiyorum.
Saçların...
Beni benden geçiren saçların...
Alnına düşmüş, büklüm büklüm...
Yılların izi yüzünde,
Göz kenarlarında,
Hafif yanaklarında ve biraz da boynunda...
Tüm bunları düşünürken kanat sesleri yok oluyor ve ben bir kez daha anlıyorum ki;
Sen gidiyorsun; onlar geliyor…

14.12.2007 18.21 Uğur Mumcu / Yakacık