Sesini Duyur - http://www.binbirfikir.com
9 Numara
http://www.binbirfikir.com/articles/1031/1/9-Numara/Sayfa1.html
Bilal Karabulut
Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Y.O. (Lisans) mezunu. Ankara Opera Sürücü Kursu ortağı, İlkyardım, Trafik ve Çevre Bilgisi Öğretmeni, Mengen.gen sitesi ve Şoför Dünyası Dergisi köşe yazarı, Hürriyet Ankara Gazetesi Gönüllü Muhabiri,Ankara Adalet Komisyonu trafik kazaları yeminli bilirkişisi . http://bilalk14.blogcu.com/ 
Yazan Bilal Karabulut
Yayın tarihi 04/8/2008
 
Artık birbirimizin adını bile bilmiyor, kapı komşumuzdan bahsederken 3 ya da 5 numara şeklinde ifadeler kullanıyoruz.
Demek ki buna göre benim adım 9 numara..!

İlişkiler Kopuk
Bilmem farkında mısınız, bugünlerde çok tehlikeli bir süreçteyiz!
Yaşanan siyasi gelişmeler değil benim dikkat çekmek istediğim konu; televizyon, internet günlük hayatımızın en önemli parçası durumunda. Çocuklar ders, okul, dershane, sınav maratonunda. Evlerde büyükler televizyon başında, çocuklar çocuk odasında, birbiri ile neredeyse irtibat kopmuş…
Her gün mantar gibi ortaya çıkan devasa binalar ve buralara farklı yerlerden taşınan birbirini tanımayan/tanımak istemeyen kişiler…
Birde küskünlüğü, görüşmemeyi, irtibatı kesmeyi marifetmiş gibi görenler…
Aynı apartmanda oturmakta iken, merdivenlerden çıkarken karşılaştığında görmezden gelip, selam bile vermeyenler…
Üst kattaki komşusu vefat etmiş, üç gün sonra duymuş bir tanıdığım. Yunus Emre’nin dizeleri geldi aklıma:
“Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin “
Bu dizelerde vefatı üç gün sonra duyulan bir garipmiş. Gerçi benim anlattığım olayın yaşandığı muhit zengin, varlıklı ama bence yine de garip günümüz insanı.
Bütün bunların sonucunda artık birbirimizin adını bile bilmiyor, kapı komşumuzdan bahsederken 3 ya da 5 numara şeklinde ifadeler kullanıyoruz.
Demek ki buna göre benim adım 9 numara..!
Ben bu tarz hitap edemem ve adım yerine 9 numara denilmesinden rahatsız olurum.
Çok şükür oturduğum binada biz buzları erittik, herkesin adı biliniyor ve iyi-kötü günde birlikte hareket ederiz. Ama bir apartmanda duyuru panosuna asılan yazı komşuluk ilişkilerinin ne kadar zayıfladığını gösteriyor.
“Arabamın sileceklerini kim kaldırıyor?
Yazan:16 numara”
Cevap yazısı da şöyle:
“16 numara aracını adam gibi park et, yoksa kötü olacak!!!
Yazan:12 numara”
Demek ki iletişim çok kopuk, birbirinin adını bile bilmeyen aynı çatı altında iki komşu, panoya astıkları tehdit yazısı ile sorunlarını çözmeye çalışıyor.
Çocukluğum Bolu-Mengen’de köyde geçti. Ne zaman bir misafir gelse, ya da pazara gitsek tanımadığımız büyüklerimizin elini öper, sonra kim olduklarını öğrenirdik. Bizim de adımız, kimin çocuğu olduğumuz söylenir; arada bir muhabbet, samimiyet bağı kurulurdu. Bir ilçede neredeyse herkes birbirini tanırdı. Gerçi nedenini anlamazdım, hatta pek de hoşuma gitmezdi tanışma merasimleri. Ama sonradan anladım ki; sosyal hayatın sağlam temeller üzerinde durabilmesi, bu basit veya gereksiz gördüğümüz komşuluk, akraba ilişkileri ile mümkünmüş meğer! Bugün okul bahçesinde, parkta gördüğümüz çocuklar bizi, biz onları tanımıyoruz. Zararlı arkadaşlar ve alışkanlıklara engel olamıyoruz. Sadece ilişkiler değil, bir nesil yozlaşıyor.
Aslında okul kitaplarında ve camilerde çok sık olarak hatırlatılır komşuluk ilişkileri… Hayatımıza yansımasına bakarsanız, ilişkiler günden güne zayıflamakta!
Bugün bir karar alalım ve uygulayalım! Hem kendimize, hem de komşularımıza ve akrabalarımıza iyilik yapalım. Öncelikle kapı komşumuzdan başlayıp, sonra diğer komşularımızı ve akrabalarımızı ziyaret edelim. Belki yadırganacak önce, ama ne de iyi yaptınız denilecek… Özellikle hastalar ile yaşlıların ziyareti ve hayır dualarının alınmasının vereceği mutluluk tarif edilemez.
Evet, ne dersiniz; var mısınız, yok musunuz?