Aşk Ruhun Dönüşlerinden Biridir Sadece
Varolmak bir pergelin dönüş alanı kadar boşluk açmaktır hayatında. Yani bir merkeze saplanarak kendi etrafında dönüp daireler çizebilmeyi başarabilmektir…
Zaman zaman garip bir gurur duyarız taşıdığımız bu bünyeden. Oysa geldiğimiz son noktaya baktığımızda aslında hep nokta kadardır ömrümüz.
Bir nokta ile başlar her şey. Bir pergelin açtığı boşlukta bir noktadan başlayıp aynı noktada son bulur.
İnsanın bir pergelin dönüş alanı kadar hayata açtığı dairesel boşluksa, pergel sayesinde değil üzerinde varolan marifetli bir elin ustaca hareketiyle olur.
Varoluşun dairesel düzleminde bir dönüş başlar bu dönüşe ruh ve varlık eşlik eder.
İnsan kıvrılarak akan su yatakları misali evrenle iç içe geçer.
Evrenin zihnimizde izdüşümü algı çemberlerimizi ta en baştan elipse çevirmiştir.
Evrenle iç içe geçen insan binlerce elips tarafından dolanan sarmala döner. Bunu hissedebilen tanrıyı hisseder, tanrıyı hisseden de aşkı...
Aşk ruhun dönüşlerinden biridir sadece...
Kalp ritmi merkezden küçük bir noktadan başlayıp bedene yayılır, bedenden evrene, evrende yankılanarak âlemin elips çizgisine dolanır…
İnsanoğlu farkında olamadığı binlerce elipsle kuşatılmış vaziyettedir.
Farkında olamadan içinde sarmalandığımız bu koza bizi çepeçevre kuşatır, içinde saklar, korur, besler, büyütür…
Evrenin küçük noktalardan beslendiği bir ritmi vardır. Evrenin bu ritmi ile kalp ritmi aynı olan, varoluşunun o kutsanmış yanını keşfeder.
Evrenden gelen sarmallarla kuşanan ruh, aşkla dönmeye başlar. Bir noktadan başlayıp evrenin ona sunduğu sarmalı kendi kozası olan bedeninde bir noktadan; kalbin tek bir atışından başlatarak evrene yeniden sunar.
Bir nokta ile başlar her şey.
Büyür genişler…
Ruh, beden, evren ve aşk sarmalı bir kapı aralığından kendi yüzünüze bakmanıza imkân tanır.
Evrenden size, sizden evrene yayılan bu dairesel boşlukları hissedebilmek tuhaf bir huzur sağlar bedeninizde.
Kutsanmış bir dinginlikle aşkı soluklar ruhunuz.
Kapı aralığından gördüğünüz ise Âdem'in dünyasına ait değildir.
Coşkuyla akan ruhunuz aşk için noktasını koymuştur. Dairesel düzlemde bir dönüş başlar ve aynı noktaya kavuşana kadar yol alır aşk.
Bu dönüşe ruh ve varlık eşlik eder.
İnsan kıvrılarak akan su yatakları misali evrenle iç içe geçmeye başlar.
Evrenin zihnimizde izdüşümü algı çemberlerimizi ta en baştan elipse çevirmiştir.
Evrenle iç içe geçen insan binlerce elips tarafından dolanan sarmala döner. Bunu hissedebilen tanrıyı hisseder, tanrıyı hisseden de aşkı...
Not: Her şeyin yeniden filizlendiği bu günlerde, siz de kendi sarmalınızı keşfedip Âdem'in kirletilmemiş dünyasından -yeniden- hayatın yüzüne dokunmaya ne dersiniz?
Zühre Meryem Kaya
z.meryemkaya@gmail.com