Yanık kızgınlıklardı yakan
İçimim harman ateşini.
Her kızgınlık gitmekle biterdi
Ve gitmelerim, acılı bir musluğun
Her damlasında kalbime inerdi.
Geriye dönüşlerimi sevmezdim
Gitmelerimden geriye
Sende bin anı parçam kalırdı,
Onları almak için geri dönerdim.
Uzak diyarlar çekerdi ayaklarımı
Bense içimde yanan ateşten
Çatlamış topraklarının üzerinde
Yalın ayak, yasak aşklara koşan
Biri olmak isterdim.
Ne zaman ki,
Sevildiğimi bir kez da
ha anlasam
Çocuk olmaktan kaçamazdı yüreğim.
Düşündükçe seni ve beni
Nasıl büyürdü gözbebeklerim,
İşte bunu görmeni isterdim.
Her çocukça gidişime
Senin de duyabildiğine inandığım,
Sana atılmış bir adımı gizlerdim.
Uzak sevdalar çekerdi ayaklarımı
Bense içimde masum bir çocuğun
Yaktığı ateşi harlamakla meşguldüm.
Yasak nedir bilmeyen
O çocuğa sorsaydık aşkı,
Belki sevildiğini bir kez daha anlamaktı,
Aşkın tanımı.

Zühre Meryem Kaya
z.meryemkaya@gmail.com