Sesini Duyur - http://www.binbirfikir.com
İfade Özgürlüğü Var, İfade Etmek Yok
http://www.binbirfikir.com/articles/1044/1/Afade-AzgArlAAA-Var-Afade-Etmek-Yok/Sayfa1.html
Naif Karabatak
30 Ocak 1964 Adıyaman doğumluyum. Gazeteciliğe 1979 yılında başladım. Çeşitli Gazete ve dergilerin Adıyaman temsilciliğini yaptım. 7 yıldır yerel, ulusal ve internet sitelerinde yazarlık yapıyorum. Birçok mahlas isimle de köşe yazarlığım devam ediyor. “Cenk Gülen” mahlasıyla “Bir Deli’nin Not Defteri” diye mizahi yazılar yazdım. Bu yazılarımı “Emmi Hortumu Taksana!” adıyla kitaplaştırdım.  
Yazan Naif Karabatak
Yayın tarihi 04/15/2008
 
İnsanlar fikirlerini özgürce söylemesinde hiçbir sakınca görmemek gerekir. O söyler, siz aksini söylersiniz. Medeni insanlar gibi tartışır, cevap verir, karşı tezinizi ortaya koyarsınız.

İfade Özgürlüğü Var, İfade Etmek Yok
Yıllardır ülkemizde “düşünce özgürlüğü” olmadığı söylenir durur. Oysa “düşünmek” hiçbir ülkede suç değildir. Kim senin ne düşündüğünü bilsin ki? Suç olarak görülen, düşüncenin dile kadar gelip, kelimelere dökülmesi veya kaleminden yazılı basına akmasıdır.
Sadece bu değil tabii, düşünme suçu dünyanın hiçbir yerinde yok ama bizde var; “Sen aslında şöylesin, takkiye yapıyorsun, şunu, şunu düşünüyor, yapmak istiyorsun” gibi saçma sapan suçlamalar dünyanın hiçbir yerinde yok ama bizde var, hem de alasından var.
Fikir ve ifade özgürlüğünün sınırlarını belirlemek, o ülkenin idare şekliyle, idare edenler veya idare ettiğini sananların hükmetme isteğine göre şekillenir. Ülkeyi idare etmekle görevli olanların dışında, ülkeyi idare ettiğini sananların baskılarıyla ifade özgürlüğü anlamsız bir şekle bürünür ve neyi ifade edeceğini bir türlü anlamazsın.
Ne kadar özgürlüğü savunan hükümetler gelse de, “elastiki” kanunlar nedeniyle Ahmet’e göre başka, Mehmet’e göre başka uygulama imkânına sahip olabilir. Hatta filan mahkemede başka, filanca mahkemede çok daha başka şekilde kararlar da verilebilir.
Buraya kadar olanlar geri kalmış ülkelerin sıklıkla karşılaştığı bir durumdur.
Avrupa Birliği yolunda 6 yıldır alınan onca yola rağmen ülkemizde de fikir ve ifade özgürlüğünün halen 80 yıl önceki gibi olmasına bir anlam verilemiyor.
Hiç kimse kurulu düzeni idare edenler gibi düşünmek zorunda değildir. Hiç kimse bir başkasının taşıdığı görüşü kabullenmek zorunda da değildir. İnsanlar ne robottur, ne kurulu bir saattir. Herkesin kendisine göre bir düşüncesi, bir anlayışı, yaşam tarzı, kabulleri ve retleri vardır. Üstelik de bunlar ayrışma sebebi değil, kültürel zenginliktir aslında. Tek tip düşünen, dayatılan her şeyi kabul edenler robottan başka bir şey değildir.
Farklı olmak her insanın hakkıdır. Bir diğerinden farklı düşünmek, farklı karar vermek insanın fıtratında vardır. Sınırlamayla, yasaklarla, zorbalıkla bunun önüne geçeceğini sananlar aldanırlar.
Birisini sevmeyebilirsiniz, fikrine karşı çıkabilirsiniz, aksini hararetli bir şekilde savunabilirsiniz, karşı görüşlerinizin doğruluğunu inandırmaya çalışabilirsiniz ama bütün bunlar sadece tartışma ortamında olmalı, kendi görüşünün doğruluğunu kanıtlama şeklinde tezahür etmelidir. Yasaklamayla, dayatmayla, zorlamayla hiç kimseye hiçbir şeyi kabul ettiremezsiniz.
Açık yüreklilikle söylüyorum; ben laik değilim.
İnsanlar zaten laik olamaz, sadece yönetimler laik olur.
Boğazımı da sıksanız ben laik olamam.
Hele hele gericiliği, yobazlığı ilerici sanan sözde laiklerden hiç olamam.
Yine ben laik olmadığım halde devletin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması gerektiğini hem kabulleniyor, hem savunuyorum. Hatta bu üç önemli kavramın bihakkın uygulanması gerektiğini de söylüyorum ama birilerinin uydurduğu gibi değil, medeni ülkelerin kabul ettiği gibi…
Bu görüşlerime karşılık siz laik olmanın iyi bir şey olduğunu bana anlatabilirisiniz, görüşümün yanlış olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu benim fikrim ve fikrime saygı gösterilmesini isterim Bunun dışındakiler boş çabalardır.
İnsanlar fikirlerini özgürce söylemesinde hiçbir sakınca görmemek gerekir. O söyler, siz aksini söylersiniz. Medeni insanlar gibi tartışır, cevap verir, karşı tezinizi ortaya koyarsınız.
Yıkama yağlamaya alışkınların en ufak eleştiriye tahammülsüzlüğü artık gına getirmeye başladı.
Fikirler, tartışılarak olgunlaşır.
Her ülkede olduğu gibi, fikirlerin sonucunda silahlı bir eylem yoksa, ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı bir hareket taşımıyorsa, insanları birbirine kırdırmıyorsa hoş görüyle bakılabilmelidir.
***
Gerger Fırat Gazetesi Sahibi Hacı Boğatekin dün bir yazısı nedeniyle tutuklandı.
Açık yüreklilikle ve hiç çekinmeden söyleyeyim, Boğatekin’i hiç sevmem, görüşlerinin en ufağını bile paylaşmam, karaladığına yazı demem ama onun fikirlerinin onu bağladığına inanır ve saygıyla karşılanması gerektiğini düşünürüm. Sonuçta onun bir tarzı var. O fikirlerini böyle ifade ediyor.
Herhangi bir insanın, özgür bir bireyin, fikrini ifade ettiği için tutuklanması hoş bir görüntü değil.
Üstelik “ülkemizde fikir ve ifade özgürlüğü var” denmesine rağmen bütün bunların olması çok anlamsız. Yoksa ifade özgürlüğü var da, ifade etmek mi yasak?
Bana göre yaşadığımız çağa uymayan yasakçı yasaların bir an önce değişmesi lazım. 6 yıldır iktidarda olan AK Parti’nin onca düzenleme yapmasına rağmen, halen ifade özgürlüğünün önünün açılmamış olması büyük bir eksiklik, büyük bir ayıptır.

naifkarabatak@gmail.com