Aslolan Gitmektir
- Yazan Zühre Meryem Kaya
- Yayın Tarihi 04/24/2008
- Yaşam
-
Değerlendirme:




Zühre Meryem Kaya
ve insan öğrenmeyi öğrendi. Bir bir keşfetti hayatın karelerini. Bu keşifte yaralandı, canı acıdı; ama öğrendi İnsan olmak, evrenin içinde bitimsiz bir sevdanın sureti olmaktı. Bu bitimsiz sevdayı yüreğinde taşıyan insanoğlu; nefes almayı, hayata güçlü köklerle bağlanmayı, cesur olmayı, umutlanmayı, neşeyi ve sabrı öğrendi. Öğrendiklerini ve keşfettiklerini güncesinde biriktiren insan, bir sabah keşfedemediklerinin merakıyla uyandı. Evrenin içinde, bitimsiz bir sevdanın sureti olduğunu unutarak.
Zühre Meryem Kaya tarafından yazılmış tüm yazılarAslolan Gitmektir
Kendimizi tanıdıkça öteki dediğimiz yabancıya yakınlaşır ruhumuz. Hayatta var oluşumuzu sürdürebilmemizin en önemli başarılarından biri, dışımızdan akan seslere ve görüntülere aynı netlikle yaklaşabilme yeteneğimizi geliştirebilmemizdir. Ötekine baktıkça ne kadar farklı olduğumuzu ve yine ötekine baktıkça ne kadar aynı olduğumuzu anlama yeteneğimizdir bizi insan yapan. Çünkü tek olduğunu bilmek ve çok olduğunu unutmamak evrenin sunduğu sihirli bir oyundur.
Bu oyunu oynarken sembollere ihtiyaç duyan insan harfleri hecelere, heceleri kelimelere, kelimeleri de cümlelere yansıtarak anlatmaya başlamış içinin yankılarını. Gün gelmiş ve cümleler bitince iç sesin dinginliği sarmış evreni insan ötekine anlatamadıkları yazmaya başlamış. Tıpkı benim gibi…
Beynimin kıvrımlarında dönen heceler yan yana gelip bir anlam ifade ederken “gitmek” kelimesini yüklendi ruhum. “Gitmek ama niye, nereye?” diye nili -çivit rengi mavinin parlak bir tonu- bir renk belirdi içimde. Aslolan gitmek değil gidebilmektir. Kendi iç yolculuğunda gitmek, aşkın içinden geçip dünyanın içinden gitmek. Gitmek bir keşiftir aslında. Yinede seyyah gittiği, gidebildiği yere -yükü ne kadar ağır olursa olsun- kendini taşıdığını ve kendi iç yolculuğunda beyninin ve gönlünün kapılarını açamadığı müddetçe sadece gitmek eylemini yapmış olmakla kalacağını bilir. Kendi keşfini tamamlamaya çalışan ve yolculuğunu sürdüren insan ötekini keşfeder. Kendinizi keşfedemediyseniz ötekini keşfetmeniz sirke tadında bir haz bırakır damağınızda.
Kelimelerin bana hibe ettiği en güzel hediye gitmek istediğimde gitmemdir. Bugün gitmek istiyorum… Kelimeler ya da yollar beni nereye götürürse oraya… Nar ekşisi hayatlardan, yapaylaşmış dostluklardan, asaletini yitirmiş aşklardan çıkıp gitmek istiyorum. İçimde duyduğum bu acı biliyorum ki bir kambur gibi benimle beraber gelecek, ama olsun ben yeni hayatlar tanımak, yeni yüzler görmek, hiç bilmediğim dillerini anlamadığım insanlarla iletişim kurmaya çalışmak… Başka yerlerde başka acılar duymak, dirilmek, delirmek, şaşırmak, aslolmak, hasret çekmek, yalnız kalmak… En çokta yalnız kalmak için, yalnızlığın içinde kendi keşfimi sürdürmek için gitmek istiyorum.
Kendi iç yolculuğunuzda gidebildiğiniz yere kadar gitmeniz dileğiyle…
Zühre Meryem Kaya
z.meryemkaya@gmail.com
Bu oyunu oynarken sembollere ihtiyaç duyan insan harfleri hecelere, heceleri kelimelere, kelimeleri de cümlelere yansıtarak anlatmaya başlamış içinin yankılarını. Gün gelmiş ve cümleler bitince iç sesin dinginliği sarmış evreni insan ötekine anlatamadıkları yazmaya başlamış. Tıpkı benim gibi…
Beynimin kıvrımlarında dönen heceler yan yana gelip bir anlam ifade ederken “gitmek” kelimesini yüklendi ruhum. “Gitmek ama niye, nereye?” diye nili -çivit rengi mavinin parlak bir tonu- bir renk belirdi içimde. Aslolan gitmek değil gidebilmektir. Kendi iç yolculuğunda gitmek, aşkın içinden geçip dünyanın içinden gitmek. Gitmek bir keşiftir aslında. Yinede seyyah gittiği, gidebildiği yere -yükü ne kadar ağır olursa olsun- kendini taşıdığını ve kendi iç yolculuğunda beyninin ve gönlünün kapılarını açamadığı müddetçe sadece gitmek eylemini yapmış olmakla kalacağını bilir. Kendi keşfini tamamlamaya çalışan ve yolculuğunu sürdüren insan ötekini keşfeder. Kendinizi keşfedemediyseniz ötekini keşfetmeniz sirke tadında bir haz bırakır damağınızda.
Kelimelerin bana hibe ettiği en güzel hediye gitmek istediğimde gitmemdir. Bugün gitmek istiyorum… Kelimeler ya da yollar beni nereye götürürse oraya… Nar ekşisi hayatlardan, yapaylaşmış dostluklardan, asaletini yitirmiş aşklardan çıkıp gitmek istiyorum. İçimde duyduğum bu acı biliyorum ki bir kambur gibi benimle beraber gelecek, ama olsun ben yeni hayatlar tanımak, yeni yüzler görmek, hiç bilmediğim dillerini anlamadığım insanlarla iletişim kurmaya çalışmak… Başka yerlerde başka acılar duymak, dirilmek, delirmek, şaşırmak, aslolmak, hasret çekmek, yalnız kalmak… En çokta yalnız kalmak için, yalnızlığın içinde kendi keşfimi sürdürmek için gitmek istiyorum.
Kendi iç yolculuğunuzda gidebildiğiniz yere kadar gitmeniz dileğiyle…
Zühre Meryem Kaya
z.meryemkaya@gmail.com
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen Erdal Demir)
Değerlendirme:








nüanslarla dolu bu yazı için teşekkürler. önemli olan kendi iç yolculuğunuza doğru gidebilmektir. hemde nar ekşisi hayatlardan sıyrılarak. bu benzetmenizi pek beğendim. başarılar...
Yorum #2 (Gönderen MELTEM)
Değerlendirme:








yazılarınız süper banada ilham ve huzur veriyor sakın yazmayı ihmal etmeyin tabi biz okuyucularıda.
Yorum #3 (Gönderen köy öğretmenii)
Değerlendirme:








bu kadar güzel bir yazı için teşekkürler ...Bende seninle gelmek istiyorum desem benide yanında götürür müsün :-) Ama unutmamak gerekirki nereye gidersek gidelim acılarımız , sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, aşkımız ... bizimle beraber geliyor. Kaçış yok... yada ben beceremiyorum. Başarılar...
Yorum #4 (Gönderen bahar güngör)
Değerlendirme:








Mükemmel!Teşekkür ederiz.
Yorum #5 (Gönderen mehtap)
Değerlendirme:








Merhaba
Güzel bir yazı kalemine sağlık, bir cümlen çok hoşuma gitti; evrenin sihirli oyununu yazdığın. Çok güzel ifade etmişsin ayrıca benzetmelerin de çok yerinde.
Başarılar!
