Evet.. Vakit?
Senin bana baktığın anı hatırlamak istiyorum .. Seni seviyorum diye fısıldarken kulağıma,tenini tenimde hissettiğim gibi sana dokunmak istiyorum.. Kulağımda hep derinden gelen sesini duymak,her istediğimde her gözlerimi kapadığımda ve sessizliği dinlediğim her anda senin sesini hissedebilmek,seni görmek istiyorum..
Her dokunmak istediğimde yakınıma yanaşmanı , her bir bakışımda sana söylemek isteyip söyleyemediklerimi anlayabilmeni istiyorum.. Her gözlerin gözlerime değdiğinde sana delice sarılmak istiyorum..
Evet ! Aşık kız aynen bunları yazıyor.. .. Kızın ailesi uzak bir yere taşınmak zorunda kalır.. ve ailesi kızın engel olduğunu göre göre onu hiçe sayarak uzak mekanlara giderler.. Kız çılgınca sevdiği çocuğu bir çırpıda silebilir miydi? Ya da zor olsa bile unutabilir miydi? Kızda düşünür aynı şekilde, aynı şeyleri… gel gelelim çok düşünse bile sonucu değiştiremedi… Kız usulca söylemek istiyor peki ya ne yapabilirdi ki? .. İki gün sonra sevgilisinin boynunda olması gerekirken, çoktan uzaklarda olmak ne kadar zordur ki? Yolculuk vakti.. kız haber verememenin acı duygusuyla iletişim kurmaya çalışır.. ve yapılabilecek en güzel şeyin bir mektup yazabilmek olduğunun kanısına varır. Kız yazarken çok zorlanır. Nasıl anlatacağını ve nerden başlayacağını bilemez. Eee peki başka çıkar yol var mı? Yüzüne söyleyemeyeceği kadar kötü bir şeyi başka nasıl anlatabilirdi ki ? O kararını vermiş ve yazmaya başlamış.. Ona usulca ve de yazdıklarında da zorlandığını gösterecek cümleler kurarak olayı anlatmaya çalışmış.. Mektubu postaya bırakamaya giderken eli titreyerek adresi yazarken .. hepsi ama hepsinde hissettiği tek şey onun fısıltısı ve de sımsıkı sarılışıydı.. evet! Artık veda vakti ! Mektup eline geçmiştir çocuğun.. Kız merak eder ama dışa vuramaz şüphelerini? Hep düşünür ' acaba o da okurken benim kadar acı çekmiş midir? ' . çocuk okur.. oda acı çeker .. İşte gerçek bir aşkın hüzünlü sonu..
Hazırlıklar tamamlanmıştır.. Yola koyulan bir aile ve eL sallamakla yetinmek zorunda olan iki aşık genç.. ne yapmalılar nasıl son anda engel çıkaracaklardı bilmiyorlardı.. Evet .! Vakit veda vakti.! yola başladılar.. arkada tek kalan hatıra ufak bir veda ve de gözü yaşlı iki genç..
Yolculuklar insanlara düşünecek bolca zaman ve bolca konu verir .. Kızın düşündüğü tek şey ise sevdiği ve ufak hatıraları..
[ Sizce de çok farklı değil mi ? İnsan geri döneceğini bile bile bir yola neden çıksın ki ? Yollar her seferinde tanıdık gelecek ,her defasında her baktığı yerde bir acı bir haksızlık görmeyecek miydi? ]
EVET! VAKIT.. Kız bir çok soyut vazgeçilmezlerini bırakarak atıldığı bu yoldan, bir umutla dönüyor..döndüğünde ise karsında onu bekleyen biri vardı. Gözlerinde ki yaşlarından usanmış. Sanki geri döneceğini bilirmişçesine kızı aynı yerde aynı konumda beklemekteydi genç.! Kız koşmak ister, koşar.. öyle bir koşar ki sanki yıllardır ayrı, sanki bir daha göremeyecek gibi . Ama kavuşacaklardır sonunda dimi ? .. Neden bu acele bu telaş? Kızın aklında şüpheler mi vardı? Avucunun içinden kayıp gidecekmiş gibi mi sanıyordu..? Evet saniyeler ve metreler kalmıştır kavuşmaya.. kızın aklına ona ilk dokunduğu an ve de o inceden gelen fısıltı gelir aklına.. 'seni seviyorum.. ' öyle bir sarılıyorlar ki , insanın içini acıtırcasına.! öyle bir bakıyorlar ki sanki hiç bitmeyeceğini cümle aleme gösterircesine..sanki herkesi imrendirircesine..
Evet.! Vakit .. ' Geri döneceğini bile bile tanımadığın, sana hep yabancı yollara düşmek... ! Karşına çıkan herkeste seni aramak... Seni hatırlattığı için birine aşık olduğunu sanmak... Sen olmadığını bile bile, bütün hayatini bu ilişkiye adamak için çırpınıp durmak...İşte size vakit...! ?
Aylin TÜMER !