- AnaSayfa
- Hikayeleriniz
- Kumdan Kaleler
Kumdan Kaleler
- Yazan Tülay Keleş Gülensoy
- Yayın Tarihi 05/3/2008
- Hikayeleriniz
- Henüz Değerlendirilmedi
Tülay Keleş Gülensoy
Kendimi bildim bileli yazarım... tulaygulensoy@ttmail.com
Tülay Keleş Gülensoy tarafından yazılmış tüm yazılarGüneşin altında bedenlerimiz değil ama ruhlarımız çırılçıplaktı.
KUMDAN KALELER YAPMIŞTIK…
Kumdan kaleler yapmıştık seninle… Yaparken çok eğlenmiştik hatırlar mısın? Çocuklar gibi coştuk o gün… Kumsalda yürüdük, koştuk, deliler gibi seviştik, kimseyi umursamadan kavuşturduk bedenlerimizi, söndürdük içimizde yanan ateşimizi. Hiç utanmadık, ne kendimizden, ne etrafımızdakilerden, ne de dünyadan…
Kumdan kaleler yapıyorduk seninle ve yaptığımız her kaleye isimler veriyorduk…
Nedendir bilinmez biz kumdan kaleler yapıyorduk ve etrafımızdakiler bize gülüyordu. Onlara göre kocaman insanlardık ve yaptığımız onlara göre delilikti çünkü…
Ama kimin umurundaydı.
Biz çocuklar gibi eğleniyorduk….
Yorulunca denize atıyorduk kendimizi… Saatlerce sudan çıkmıyorduk.
Gözlerin…
Ah o gözlerin…
Su yeşili gözlerin…
Gözlerin su yeşiliydi ve gülünce kısılıyordu ve gülünce daha da güzel oluyordu ve her güldüğünde ben sana bir kez daha aşık oluyordum…
Güneşin altında bedenlerimiz değil ama ruhlarımız çırılçıplaktı. Saklamıyorduk hiç bir şeyi birbirimizden, saklayamıyorduk.
Zaten biz seninle sadece farklı bedenlerdeydik….
Bazen öyle oluyordu ki düşüncelerimizi dökmeden kelimelere anlaşıyorduk, bazen de hiç konuşmadan, sessizlikti bize düşüncelerimizi anlatan. Sessizlikti belki hakim olan ama biz anlaşıyorduk ya, ne önemi vardı konuşmanın, ne önemi vardı kelimelerin…
Biz seninle kumdan kaleler yapardık, kalelerimizi kimseler bozmasın diye, biz kendimiz bozardık… Yeter ki başkalarının eli değmesin diye yaptığımız kadar büyük bir heyecanla biz bozardık kalelerimizi…(bu aşkı kendi elimizle yıktığımız gibi) nasılsa yarın yine yapacaktık, hem de daha güzelini, daha büyüğünü…
Aradan tam 5 yaz geçti ve ben kaleleri artık yalnız yapıyorum… Ama çok sıkılıyorum…
Sana bir şey itiraf edeyim mi,
ben kumdan kaleleri yapamıyorum sen olmadan. Zaten ben hiçbir zaman yapamamıştım ki…
Benim yapamadığımı sende biliyordun ama ses etmiyordun…
5 kahır dolu yaz!
ve belki bir o kadar daha yalnız yapacağım kumdan kaleleri.
Başucumda bıraktığın zarfın içinde yazılanları okumadan anlamıştım gittiğini…
Hem de bir daha dönmemecesine gittiğini.
Biliyordum,
hissetmiştim.
Ben kumdan kaleleri hala yapıyorum
ama
sensiz…
05/11/2005
GİRNE/ SILVER
Kumdan kaleler yapmıştık seninle… Yaparken çok eğlenmiştik hatırlar mısın? Çocuklar gibi coştuk o gün… Kumsalda yürüdük, koştuk, deliler gibi seviştik, kimseyi umursamadan kavuşturduk bedenlerimizi, söndürdük içimizde yanan ateşimizi. Hiç utanmadık, ne kendimizden, ne etrafımızdakilerden, ne de dünyadan…
Kumdan kaleler yapıyorduk seninle ve yaptığımız her kaleye isimler veriyorduk…
Nedendir bilinmez biz kumdan kaleler yapıyorduk ve etrafımızdakiler bize gülüyordu. Onlara göre kocaman insanlardık ve yaptığımız onlara göre delilikti çünkü…
Ama kimin umurundaydı.
Biz çocuklar gibi eğleniyorduk….
Yorulunca denize atıyorduk kendimizi… Saatlerce sudan çıkmıyorduk.
Gözlerin…
Ah o gözlerin…
Su yeşili gözlerin…
Gözlerin su yeşiliydi ve gülünce kısılıyordu ve gülünce daha da güzel oluyordu ve her güldüğünde ben sana bir kez daha aşık oluyordum…
Güneşin altında bedenlerimiz değil ama ruhlarımız çırılçıplaktı. Saklamıyorduk hiç bir şeyi birbirimizden, saklayamıyorduk.
Zaten biz seninle sadece farklı bedenlerdeydik….
Bazen öyle oluyordu ki düşüncelerimizi dökmeden kelimelere anlaşıyorduk, bazen de hiç konuşmadan, sessizlikti bize düşüncelerimizi anlatan. Sessizlikti belki hakim olan ama biz anlaşıyorduk ya, ne önemi vardı konuşmanın, ne önemi vardı kelimelerin…
Biz seninle kumdan kaleler yapardık, kalelerimizi kimseler bozmasın diye, biz kendimiz bozardık… Yeter ki başkalarının eli değmesin diye yaptığımız kadar büyük bir heyecanla biz bozardık kalelerimizi…(bu aşkı kendi elimizle yıktığımız gibi) nasılsa yarın yine yapacaktık, hem de daha güzelini, daha büyüğünü…
Aradan tam 5 yaz geçti ve ben kaleleri artık yalnız yapıyorum… Ama çok sıkılıyorum…
Sana bir şey itiraf edeyim mi,
ben kumdan kaleleri yapamıyorum sen olmadan. Zaten ben hiçbir zaman yapamamıştım ki…
Benim yapamadığımı sende biliyordun ama ses etmiyordun…
5 kahır dolu yaz!
ve belki bir o kadar daha yalnız yapacağım kumdan kaleleri.
Başucumda bıraktığın zarfın içinde yazılanları okumadan anlamıştım gittiğini…
Hem de bir daha dönmemecesine gittiğini.
Biliyordum,
hissetmiştim.
Ben kumdan kaleleri hala yapıyorum
ama
sensiz…
05/11/2005
GİRNE/ SILVER