Kuantum İrdeleme
Bu merkez hakkında (C.E.R.N.) bilinenler kısaca şunlardır;
YERİN 100 metre altında, İsviçre – Fransa sınırında kurulmuştur…27 kilometre uzunluğunda bir çember şeklinde inşaa edilmiş bir tüneldir…Burada madde ve anti – madde araştırmaları yapılmakta, Tanrının evreni nasıl yarattığı ve madde – antimadde gerçeği hakkında bilinmeyenler yakın bir zamanda açığa kavuşturularak, evrenin sadece gözümüzle gördüklerimizden ibaret olmadığı, farklı boyutların ve alemlerin olabileceği, yaşadığımız evrenin sadece HOLOGRAFİK ÜÇ BOYUTLU bir görüntüden ibaret olduğu hakkında çalışmalar yapılmaktadır…
Bugün halen kullandığımız ve teknolojide bir milat olan İNTERNET, MR VE TOMOGRAFİ teknolojileri, süper iletkenler ve buna bağlı olarak bugünkü ağ hızından binlerce kat hızlı ağ sistemleri C.E.R.N. ‘deki çalışmaların ürünüdür…
Özetle bu merkez dünyamızın en seçkin fizikçilerinin kalesidir…
BİLİM İNSANLARI bugün şu gerçeği hiç tereddüt etmeden söylüyorlar;
“FİZİK VE KÜTLE YASALARINA GÖRE EVRENİ OLUŞTURAN VE ŞU ANDA VAROLMASI GEREKEN MADDENİN %90’I KAYIP YA DA BİZİM 5 DUYUMUZ VE 3 BOYUTUMUZ BUNU ALGILAYACAK YETİYE SAHİP DEĞİL…SİZ BUNA İSTER KARA MADDE İSTER KARA ENERJİ İSTER ANTI-MADDE İSTERSENİZ DE HIGGS PARÇACIĞI DİYEBİLİRSİNİZ…HEPSİ AYNI KAPIYA ÇIKAN EŞANLAMLI TABİRLER OLARAK BİLİM İNSANLARINCA KABUL GÖRMEKTEDİR…”
C.E.R.N. evreni oluşturan ve şu anda varlığını kanıtlayamadığımız TANRI MADDESİ yani anti-madde’nin peşinde…PEKİ bunu kanıtlamaya çalışırken ve sonucunda neler olacak hiç düşündünüz mü?
ANTI-MADDE çalışmaları eninde sonunda başka boyutların , alemlerin beş duyu ve üç boyut kavramlarının tamamen yok olduğu yeni bir dünyanın kapılarını açacak…
VE TANRI YARATTIĞI SİSTEMİN BİR PARÇA DA OLSA SIRLARINI ÖĞRENMEMİZE İZİN VERECEK…ONA BİRAZ DAHA YAKLAŞIP ANLAMAMIZI SAĞLAYACAK…
C.E.R.N. ÇALIŞMALARI İNSANLIK VE DÜNYA TARİHİ AÇISINDAN 2008 senesinden itibaren BİR MİLAT OLACAKTIR…bunu tüm insanlık görüp yaşayacaktır….
BİR FELSEFEYE ya da BİR BİLİMSEL DÜŞÜNCEYE GÖRE “ şu anda yaşamakta ve deneyimlemekte olduğumuz evren, kendimiz de dahil olmak üzere tamamen 3 boyutlu holografik interaktif (etkileşimli) bir görüntüden ibarettir”
Rüyalarımızda tıpkı günlük yaşamımızda deneyimlediğimiz normal veyahut para-normal olayların içinde olduğumuz halde bunların rüya olduğunu uyandığımız ana kadar anlayabilmemiz ve rüyada aksini düşünüp “ben rüyadayım bunlar gerçek değil” şeklinde bir karara varmamız mümkün değildir…ÇÜNKÜ beyindeki 5 duyuya ait merkezler artık kendilerini dışarıdan bağımsız halde bıraktıklarından sadece beynin içinde oluşan küçük enerji hareketleri bize yeni bir dünyanın , rüyalar aleminin kapılarını açmaktadır…DEMEK ki beynin bizi başka bir yaşamın içindeymiş gibi göstermesi için 5 duyuya ve sahip olduğumuz bedene ihtiyaç duymadan kendi içindeki küçük enerji çarpışmaları ile bunu yapması mümkündür…
GELELİM ŞU ANDA 5 duyumuzla algıladığımız dünyaya….görüyoruz, duyuyoruz, kokluyoruz, dokunuyoruz, tadıyoruz ve tüm bunları birleştirip muhakeme ediyoruz, düşünüyoruz…..
PEKİ tüm bu duyular nasıl çalışıyorlar…aslında görüp duyulan dokunulan tadılan ya da koklanan bir şey ortada hiçbir zaman var olmamış olabilir mi ? bu dünyanın da ancak rüyalarımızdaki kadar gerçek olduğunun ya da bir gün başka bir boyutta uyandığımızda tüm bunların bir rüya gibi gelip geçeceğinin aksini iddaa edebilirmiyiz…BUNU KANITLAYABİLİRMİSİNİZ ???
BEYNİN ALGILAMA VE ÇALIŞMA prensibi tamamen şu şekildedir..tüm duyulardan sinirlerle iletilen elektriksel hareketler beyindeki ilgili merkezlere ulaşır ve aslında dışarıda ki dünya diye bir şey yoktur çünkü her şey karanlık ve sessiz beynin içerisinde yaratılan bir enerji hareketi holografik bir yaşamdır…YAŞADIĞIMIZ EVREN dışımızda değil olduğu gibi kafamızın içindedir….biz bu hayatı bilimsel olarak tam anlamıyla kafamızın içinde yaşarız….aslında dışarıda madde alemi diye bir şey hiçbir zaman olmamış olabilir…çünkü bizim hayatımız beynimizin içindeki enerjiden ibaret…
DIŞARIDA bir dünya olduğunu ya da olmadığını bu durumda asla ANLAYAMAYACAĞIZ !!!
BURDAN BEN KENDİME İKİ SONUÇ ÇIKARDIM…sizlerle paylaşmamda bir sakınca görmüyorum…
Birincisi ; beyindeki duyu merkezlerine ulaşan sinirlere müdahale ederseniz ve sadece kendi istediğiniz enerjileri yollarsanız bir insanın CENNETİ, CEHENNEMİ, DOĞA ÜSTÜ OLAYLARI veya her ne isterse deneyimlemesini sağlayabilirsiniz…onu başka bir evrene kalıcı ya da geçici olarak sokabilirsiniz…BU SAYEDE MUCİZE DİYE BİRŞEY YOKTUR TANRI KATINDA HERŞEY AMA HERŞEY MÜMKÜNDÜR…
İkincisi ; peki tüm bu evren kafamızın içinde yarattığımız bir enerji’den ibaretse ve gerçek değilse;
UNUTMAYIN ki sahip olduğumuz bu beden ve bu beyin (bilinçsiz hücre, dna,kemin,kan ve et’den oluşmuştur) de bu evrenin yani kafamızın içinde yarattığımız evrenin , holografik görüntünün bir parçası olduğuna göre….
TÜM BUNLARI DENEYİMLEYİP KURGULAYAN BİZ YA DA BİZLER, KİŞİSEL YA DA ORTAK BİLİNÇ, BU ÜSTÜN VARLIK KİM ? BİZ ASLINDA KİMİZ ? NERDEYİZ ? VE NE YAPIYORUZ ?
KAFAMIZIN İÇİNDE YARATTIĞIMIZ BU FANİ BEDEN (bilinçsiz hücrelerden oluşmuştur) BİZ OLAMAYACAĞIMIZA GÖRE TÜM BU HOLOGRAFİK GÖRÜNTÜYLE ORTAKLAŞA ETKİLEŞİM HALİNDE OLAN İNSAN YA DA SİSTEM NEREDE VE NE ŞEKİLDE VAROLUYOR , NASIL YAŞATILIYOR , ORTAK BİLİNÇ DEDİĞİMİZ BU EVREN BU HAYAT VE BU KADAR ENERJİNİN ASIL KAYNAĞI NEREDE ?????
Bizim fani dünyamızın ve fani bedenimizin çok çok üstünde , mükemmel, kusursuz ve ilahi bir kudretin eseri olarak tanımlayabileceğimiz yapıların mevcudiyeti akl-ı selim ve sağduyulu her insan evladı tarafından anlaşılabilir bir açıklıkla ve anlaşılabilir kanıtlarla önümüze serilmişken;
TÜM KAİNATIN, SONSUZ ÇEŞİTLİLİĞİN, TİTİZLİKLE VE ÖZENLE HAZIRLANMIŞ HAYATIMIZI OLUŞTURAN HER OBJENİN VE OBJELER ARASI ANLAŞILMASI MÜMKÜN OLMAYAN İLİŞKİLER VE DENGELER AĞININ TAMAMEN TESADÜF ESERİ ORTAYA ÇIKTIĞINI SAVUNMAK CAHİLCE, HOYRAT VE KIRICI BİR YAKLAŞIM DEĞİLDİR DE NEDİR ???
BUGÜN HANGİ ŞEY TESADÜFLE OLUYOR…BİR KÜRDANI , BİR ÇÖPÜ BİLE SON DERECE DİKKATLİ VE TİTİZ BİR ÇALIŞMA İLE ÜRETMEK ZORUNDA OLAN İNSANOĞLU KUSURSUZ MÜKEMMELLİKTEKİ KAİNATIN TESADÜF ESERİ ORTAYA ÇIKTIĞINI SAVUNURKEN KENDİSİNİ YOKTAN, HİÇDEN VAREDEN O GÜCE TEŞEKKÜR ETMEK YERİNE SAYGISIZLIK ETMİŞ OLMUYOR MU ?
BEN KENDİ ADIMA TEŞEKKÜR ETMEYİ SEÇİYORUM…
BANA VERİLEN SONSUZ NİMETLER VE YETENEKLER İÇİN SONSUZ KERE TEŞEKKÜRLER…
ÇAĞLAR AKDAĞ