---( Bu öyle bir deneyim olacak ki; son noktayı koyduğunda, artık geri dönüşü olmayan aydınlık , heyecan verici , umut ve sevgi ile kutsanmış bir yolda,
Sana bahşedilen,
O mucizevi maceranı senin dışındaki BÜTÜN HERŞEY’in menfaati için yaşıyor olacaksın…
HERŞEYde kendinden bir şeyler olduğunu görmenle birlikte,
HAYATIN SIRRI seni kucaklarken burnunun ucundaki hazineden habersiz geçirdiğin yıllara sitem edeceksin…
Ama üzülme bundan sonra senin için;
Bir daha kaybetmek istesen de, bir kere bulduğunda kendinden asla ayıramayacağın,
tek değerli GERÇEK olan “SAF - YALIN ve KUTSAL SEVGİ” ile varolacaksın… )---


GİRİŞ:


Klavyemin ve fare’min sert dokusunu parmaklarımın ucunda hissediyorum…
Ekran gözlerimin hizasında öylece duruyor, gözlerimi ayıramıyorum ondan…
Yazıları okuyorum, kim yazdı bunları, O yazdı sanırım…
Sanki bir satır sonra neler yazdığını biliyorum evet bu yazıda benden bir şeyler var…
Okudukça içine çekiyor, bir şeyler oluyor bana…
Yazı, ben ve O… Hepimiz bir bütünüz…
Aynı gücün kaynağında titreşen enerjinin bir parçası da benim…
Ben her şeyim ve her şey BEN…
Kelimeler gözümün önünden hızla akarken daha da keskinleşiyor,
Çevremde olup bitenlerse aksine FLU bir hal alıyor…
Okuduğum satırlar şimdi çok net , sanki zihnimin içinde canlı kelimeler,
Çevremi ise kaybettim ,çevrem anlamsızlaştı, artık YOK…
YAZI beni içine aldı
Ya da sanırım ben zaten hep oradaydım ancak şimdi farkına varıyorum…

YAZI, BEN VE O
UYUMLU BİR BÜTÜNÜZ
HER ZAMAN ÖYLEYDİK
BEN, TEK VE SONSUZ GÜÇ SAHİBİ ENERJİNİN BİR PARÇASIYIM…

*** *** *** *** *** *** *** ***

Ben artık okumuyorum, kelimeleri oluşturan harfler hızla dönmeye başladı zihnimde,
Milyonlarca harf büyük bir hızla dönerek tek bir noktaya akıyor ve inanılmaz bir girdap
Oluşturuyor…Daha fazla direnemem buna zaten direnmek de istemiyorum, kendimi girdabın ışık hızının üzerinde bir hızla dönen boşluğuna bırakıyorum ve gözlerimi alan o tek bir noktaya doğru akıyorum…

*** *** *** *** *** *** *** ***
Her şey bir anda olup bitti…
Başka bir boyutta var oluyorum şu an,
Gözlerimi yeniden açıyorum, zihnim, görüşüm açık ve net,
Ama zamanda bir sorun var, zaman burada kırık gibi…
Ağır ağır işliyor , matrix filminin yavaş çekimdeki aksiyon sahneleri burada her ana hakim…
Bizim aşina olduğumuz diğer boyutun aksine burada her saniye bir dakika gibi yaşanıyor…Her şey çok ağır ilerliyor, çok yavaş, bu sayede hiçbir ayrıntı kaçmıyor…
Burada her saniye hissettiğim yaşama hazzı , bitmek bilmeyen inanılmaz bir tutkuya dönüşerek kusursuz bir tatmin ve mutluluk hissi veriyor…

KARŞI KONULMAZ BİR SEVGİ ENERJİSİ VAR BURADA. BURASI, EVET BURASI,


HAYATIN KAYNAĞI :


Gökyüzü inanılmaz güzellikte, sanki hep olmasını istediğim gibi, mavi değil PEMBE alabildiğine pembe bir gök kubbenin altındayım…Bulutlar yine aynı bildiğimiz KAR BEYAZ…
Ama daha bir tombul, pamuk helva kıvamında…Bulutlar havada asılı duruyor bakınca çok yukarılarda ama elimi uzatınca dokunabiliyorum, avuçlarımda yumuşacık bir serinlik hissi…
Sıcak bir akşamüstü otomatik fıskiyelerle sulanan bir parkın kıyısından geçerken ıslanmak gibi…Su zerreciklerini avuç avuç hissediyorum…Vücuduma sürüyorum zerreleri…Ürperiyorum bu nasıl bir haz,,,yumuşak ve serin….

Beni büyüleyen PES PEMBE gökyüzünün altında uçsuz bucaksız çiçek tarlaları uzanıyor…
Her yönü inceliyorum , dümdüz , sonu olmayan DEV bir çiçek denizinin içindeyim…
Ufuk, nereye bakarsam bakayım, belli belirsiz ama adeta pergelle çizilmiş bir muazzamlıkta pembe gökyüzü ile çiçek denizini kavuşturuyor…
Bu çiçekleri , bu renkleri, bu kokuları daha önce hiç hissetmedim ama şimdi yaşadıklarım sanki her zaman bana aitmiş gibi;
Ne kadar yakın, ne kadar tanıdık ve bildik geliyor,
Halbuki hiç rastlamadım bundan önce
böyle bir güzelliğe…

Ayaklarımın dibinde kristal pırıltılarıyla durgun bir havuz var…
İnanılmaz bir şekilde hiçbir şey yansıtmıyor, eğiliyorum ama ne kendimi, ne çiçek tarlasını, ne de pembe gökyüzü ve tombul bulutların aksini göremiyorum…
Sanırım bu su ya da başka bir sıvı değil…
NEDEN peki; nasıl olur böyle bir şey…
Daha dikkatle bakıyorum etrafıma, pembe gökyüzü, kar beyaz bulutlar, sonsuz çiçek tarlası ve KRİSTAL HAVUZ…

Her şey bu manzaradan ibaret, burada algı o kadar yoğun ki, zamanın ağır işlemesi çok keskin bir düşün ve farkındalık yaratıyor…

Görüp görecek tek şey sonsuz çiçek denizi…
Sanırım ben bu sonsuzluğun merkezindeyim şu an , bu sonsuzluktaki tek farklı detay ben ve ayaklarımın dibinde duran tanımlayamadığım pırıltılı KRİSTAL HAVUZ…
BU HAVUZ her şeyin çıkış noktası olmalı, bu boyutun merkezi, buradaki hayatın kaynağı…
EVET , şimdi anlıyorum ben şu an sonsuzluğun merkezindeyim ve bu havuz da;
HAYATIN KAYNAĞI…
TÜM HERŞEYİN VAROLDUĞU VE GELDİĞİ YER…

*** *** *** *** *** *** *** ***
Bulutlara dokunsam da; uçmak için kanatlarım yok zaten nereye uçacağım ki,
Gidilebilecek her yönde , varılabilecek tek bir nokta ya da hedef yok…

Geriye bir tek ihtimal kalıyor…
BU gizemli hayat kaynağı, KRİSTAL HAVUZ…

O kadar yalın ki, o kadar göz kamaştırıcı ve çekici Kİ…
HAYATIN KAYNAĞI…
Onu hissetmek istiyorum, onunla bir olmak istiyorum, onu tanımak, yaşamak…
Ama bu nasıl olacak bu kadar mükemmel bir kaynak beni kabul eder mi ?
Ona tertemiz olarak, Arınmış olarak, Tıpkı onun gibi sunmalıyım varlığımı…




ÇIRILÇIPLAK :


Üzerimde fazla bir şey olmasa da , tüm kıyafetlerimi hemen oracığa çıkarıyorum…
Sonsuzluğun merkezinde benimkilerden başka ne tek bir göz ne de kulak var…
Utanılacak ya da sıkılacak bir durum söz konusu değil, burada benden başka hiç kimse yok…

ŞİMDİ;

Çırılçıplak soyundum ve kendimi kutsanmış hissediyorum…
Hayatın Kaynağına ağır ağır ilerlerken en az onun kadar saf ve temiz olduğumu düşünüyorum, bu yüzden içim çok rahat…
KENDİMİ ŞU AN ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM,
BURADA OLDUĞUMDAN BERİDİR ÇOK MUTLUYUM,
BURASI BENİM GİZLİ MABEDİM,
KENDİMİ KRİSTAL HAVUZA NEŞE İLE BIRAKIYORUM,BEDENİM İNANILMAZ BİR HAFİFLİK VE FERAHLIK HİSSİ İLE SARMALANIYOR…
HAYATIN KAYNAĞI İLE BİR OLMAK, BÜTÜN OLMAK, BU MÜTHİŞ BİR DUYGU…
BUNCA ZAMANDIR BENİ BEKLEYEN VE ÇAĞIRAN YARATICI ÖZ OLMALI BU PARILTILI HAVUZ…
BURASI BENİM UZUN ZAMAN ÖNCE KOPTUĞUM, GELDİĞİM YER OLMALI..
ÇOK MUTLUYUM…ÇOK HARİKA BİR DUYGU BU…
ŞİMDİ KENDİMİ ÇOK DAHA İYİ HİSSEDİYORUM…
HAYATIN MERKEZİNDE, HAYATIN KAYNAĞI İLE BİR BÜTÜNÜM,
YENİDEN VE SONSUZA DEK…
BEN BURAYA AİTİM
BU BANA ÖZEL VE BENİM ELLERİMDE
NE ZAMAN , NASIL VE NE ŞEKİLDE ARZU EDERSEM
BU KRİSTAL HAVUZA BİR YOL, BİR KAÇIŞ BULMAM OLASI HATTA İLELEBET BURADA KALABİLİRİM…
HAYATIN KAYNAĞI BENİM İÇİMDE
VE BEN ONUN İÇİNDE…
BİZİM DÜNYAMIZIN FİZİKSEL KURALLARIYLA AÇIKLANAMAYACAK DEHŞET VERİCİ BİR DURUM…
AKIL ALMAZ AMA BİR O KADAR GERÇEK…


AYDINLANMA ve DİRİLİŞ :


Hayatın kaynağında yeterince arındım, aslında bu durumun “yeteri” olduğunu sanmıyorum, artık kalıcı ve sonsuz bir arınma yaşadığımın farkındayım…
KRİSTAL HAVUZUN içine , derinlerine dalmak istiyorum…
Zaten görüp görecek bir orası kaldı, Orada bir şeyler olmalı, bir SIR, bir anahtar, bir cevap…
Zihnim o kadar açık ve net ki;
Ne istediğimi ve hissettiğimi çok çok iyi biliyorum, hedeflerim, her şey çok keskin…
Kollarımdan ve bacaklarımdan aldığım kuvvetle usulca derinlerine dalıyorum kaynağın…
Ağır ağır ilerliyorum dibe doğru, herhangi bir şey göremiyorum VE parıltının şiddeti giderek artıyor…
Gözlerim bunca ışıltıya alışık değil , gözkapaklarım kapanıyor, kapanıyor, kapanıyor…

Ve işte en başa döndüm, masamda öylece oturuyorum, kelimeler yerli yerinde, her şey yerli yerinde, kıyafetlerim aynen üzerimde…

Kaynağın bana sunduğu SIR, hayatın ta kendisi…
Şimdi çok iyi anlıyorum, HAYAT DEĞERLİ BİR ARMAĞAN, HEM DE KAYNAĞINDAN…