Sesini Duyur: online gazete - http://www.binbirfikir.com
Duvarlarınız Nelere Şahit Olacak?
http://www.binbirfikir.com/articles/1175/1/DuvarlarAnAz-Nelere-Aahit-Olacak/Sayfa1.html
Sibel Kocaerkek
Yazmaya değer bulduğum her sözcüğü yazarım... Bir gördüğünüz insan vardır. Birde insanda göremedikleriniz.  
Yazan Sibel Kocaerkek
Yayın tarihi 06/22/2008
 
Yaşamınız boyunca sizi çevreleyecek olan bir iç ve bir de dış duvarlarınız olacak!
Kendinize neden duvarlarınızın olduğunu sordunuz mu hiç?
ilk baktığınız yerlerdir duvarlar...

Duvarlarınız Nelere Şahit Olacak?

Eviniz…
Vazgeçilmezleriniz…
Hayatınız ve
Seçimleriniz…
Hepsi sizin kararlarınızla oluşuyor ve sizsiz birer hiç onlar.
Yaşamınız boyunca sizi çevreleyecek olan bir iç ve bir de dış duvarlarınız olacak!
İç duvarlar, sizin içinizde ki hızla çevrenize doğru yükselttiğiniz zırhlarınız…
Diğerleri ise yaşam alanlarınızdır. Eviniz, işiniz sınırlı zamanlarda gidip geldiğiniz ortamlarınız.
Hepsi tuğlalarla örülü harçlarla birbirini saran duvarlar.
Bazı zamanlar iç duvarlarınızadır seyahatleriniz ve bazı zamanlar ise yaşam alanlarınızadır.
Gezinirsiniz, durmadan gezinirsiniz… kısır bir döngü gibi aynı yerlere, aynı seslere ve aynı yüzlere doğru gezinirsiniz.
Farklılaşmaktan korkar kiminiz, değişimden kaçar, ve kiminiz açar duvarlarını sonuna kadar incineceğini bile bile.
Sonra ilk hamlede yeniden duvarlar örülür hayatınıza.

Tüm bunların nedeni ise bir damla huzur ve mutluluk bulma ümidimiz değil midir?
Bazılarımız ümide meyillidir bazılarımız ise ümitsizliğe. Bu doğduğumuz anda belirlenmiştir.
Ya ümitli doğarız ya da ümitsiz ama yaşamdaki seçimlerimiz rolleri değiştirir.
Ama öyle şeyler seçersiniz ki kendinize birde bakmışsınız tüm bedeninizi, ruhunuzu kozalara hapsedersiniz ya da öyle şeyler seçersiniz ki dünyanın en şanslı insanı oluveririz.
Duvarlarınıza sığmaz olduğunda ruhunuz ve bedeniniz tüm yaşam alanlarınızdan kaçıp kurtulmak istediğinizde aslında kendinizden kaçmak istediğinizin farkına varır mısınız? Seçimlerinizin bedelini ödediğinizi o zaman anlar mısınız?
O kendinizden kaçamadığınız kölelik zamanlarınızda dost olmayı deneseniz de duvarlarınızla onlar sizi hapsetmeye devam edecektir hiç şüphesiz.
Onlar duvar çünkü, sizi kısıtlayan duvarlarınızdan ne bekleyebilirsiniz ki?

Şöyle hoş rüzgarların estiği olduğunuz yerden baktığınızda denizi görebildiğiniz, geceyi, yıldızları, güneşin doğuşunu, akşamın kızıllığını içinize çekebildiğiniz bir yerde olsaydı eviniz boşlukta asılı olsa, duvarları saydam olsa, camı penceresi olmasa, perdeleriniz boşlukta uçuşsa eşyalarınız bir sağa bir sola savrulsa boşlukta.
Ve evinizin aslında duvarlarının olmadığını fark etseniz! Ne hissederdiniz?
Çiseleyen yağmurda ıslansanız, yanaklarınızdan düşen her damlada rahatlar mıydınız? Siz rahatlarken eşyalarınızın mahvolduğunu mu düşünürdünüz içten içe? 
Bu yağmurlara, fırtınalara ne kadar dayanabilirdi bedeniniz?
Bir süre mi? Evet belki bir süre! Ama sonra yeniden zırhlarınızı çıkarmak istersiniz.
Bir düğmeye basmak ister, sonra mekanik evinizin duvarlarının otomatik olarak zamana uygun olarak yükselmesini beklersiniz.
Aslında güven istersiniz, mahremiyetinizi korumak da istersiniz.
Ama yağmur yağıyorsa bırakın yağsın yağan yağmurda dans etmenin güzelliğini hatırlıyor musunuz?
Yağmurda şemsiyesiz ıslanmanın güzelliğini anımsamak istemez misiniz?
Hadi bir çılgınlık yapın aşın yine kendinizi.
Bırakın olan olsun, önemli olan siz değil misiniz?
Diğer her şey bir araç hayatınız için bunu kafanızın bir köşesinde hep saklayın.
Araçlarınızla amaçlarınızı karıştırmadığınız sürece mutlu olabilirsiniz çünkü.

Kendinize neden duvarlarınızın olduğunu sordunuz mu hiç?
İçinizdeki duvarları kendi haline mi bırakırsınız? İnattan paslanmış yerinden oynatamadığınız tabulara dokunur musunuz hiç?
Yoksa tabular emir mi hayatınıza?
Labirenti andıran duvarlarınız her adımınızda karşınıza yeni duvarlar mı çıkarır?
Bütün yaşadıklarınızın kendinizin eseri olduğunu bilir misiniz?
Yaşayabileceğiniz güzelliklerin farkında mısınız?
Bir ufak ihtimali bile değerlendirebilecek gücünüz var mı içinizde?
Yoksa yaşam enerjiniz mi sönmüş?
Yakın…onu tekrar yakın son nefesinize kadar deneyin.Mücadeleden asla vazgeçmeyin.
Çılgın bir ırkın çocuklarıyız biz damarlarınızdaki asil kana güvenin, dünyanın en güzel maneviyatını taşıyabilme lüksüne sahip kalplerinize güvenin.
Duvarlarımız bizim eserimiz ve seçimlerimizden ibarettir. Ve duvarlar binlerce şeye şahittir.
Bilseniz o duvarlar neler işitir, neleri yansıtır, ve bazen sesleri nasılda içlerinde boğar!

Umarım ki hayatınızın duvarları sizi her zaman geliştirir. İçinize gömülmenizi değil özgürce ve insanca kendinizi ifade edebilmenizi sağlar.
Belki duvarlarınızı çiçekli kalpli resimlerle bezersiniz, belki küçük kurdelelerle tutturduğunuz sarmaşıklarınızı dolarsınız üzerlerine… işte bunlarda sizin duvarınızın farkı olacaktır.
Kimsenin duvarları kimseninkine benzemez ne de olsa. Ne dokusu ne rengi ne de şekli.
Her duvar yeni bir yaşamı simgeler bizlere… ilk baktığınız yerlerdir duvarlar.
Kimi çılgınlıklarla süslenmiş kimi sadeliğe gizli, kimiyse albenisiyle ilgi çekici ya da ilham verici.
Bundan sonra bakın bakalım sizin duvarlarınız nelere şahit olacak?
Ah bir dili olsa onlar neler konuşacak.
O sevgili duvarlarınıza iyi bakın, onları iyi muhafaza edin unutmayın ki ilk hamlede sizi onlar koruyacak!
Ömrünüzün neredeyse yarısından fazlasını geçirdiğiniz duvarlarınıza bir güzellik yapın boyayın onları gökkuşağı renklerine.
Ya da bırakın benim gibi en açık renkte.
Duvarlarınızı iyi muhafaza edin ki içinizdeki mutluluğunuzu sonsuza dek yaşatabilsinler.
Onları aynalarla süsleyin her odada aynalar içinizdeki ışığı yansıtabilsin her an her saniye.
21.06.08/N.Sibel.K