İsrael Kralı David Ahit Sandığını (10 Emirin bulunduğu sandık) Kudüs’ün Moriah tepesine getirdi. Burada büyük bir mabet inşa edecekti. Ancak Tanrı ona bu mabetin inşası için izin vermedi. Çünkü David birçok savaş yaşamış ve kan dökmüştü. Bu yüzden Tanrı David’e mabetin inşasını oğlu Şelomo’nun gerçekleştireceğini söyledi.
Şelomo İsrael’in başına geçince Bet-Amikdaş adı verilen mabetin inşasına başladı. Zeminler ve Kapılar dahil bütün Bet- Amikdaş altınla kaplanmıştı. Sütunlar, Havuzlar ve Bronz yapıları ile Bet - Amikdaş muhteşemdi. İnşaat tam 7 yıl sürmüştü. Burası bütün yahudilerin dua ettiği, peygamberlerin ibadet ettiği bir yerdi ve yahudilerin birliğini, umudunu temsil ediyordu.
M.Ö 422 yılında Babil Kralının yardımcısı Nebuzaradan Kudüs’ü ele geçirir. Bütün Kudüs ile birlikte Bet-Amikdaş da yakılır. Ve kurtulabilen İsrael halkı sürgün edilir.
M.Ö. 350 yıllarında Persler Babil’i elegeçirince yahudilere Bet-Amikdaş’ın yeniden inşası için izin verdiler. Böylece mabet yeniden inşa edilir. Ancak yeni tapınakta eskisi gibi bir ruhanilik yoktu. En önemlisi Ahit sandığı artık tapınakta değildi. Yahudilerin başında da bir peygamber ya da kral yoktu. Ancak yahudiler kısa sürede Ezra’nın önderliğinde toparlandılar. Ve 2. Bet- Amikdaş 420 yıl ayakta kalır.
M.S 68 yılında Roma imparatorunun oğlu Titus Kudüs’ü kuşatır. Kuşatmaya uzun süre direnseler de Yahudiler sonuçta yenilir. Ancak yahudiler 2. Bet-Amikdaşı korumak için canlarını feda etmeye hazırdır. Savunanların hepsi ölene kadar Bet- Amikdaş korunur. Sonunda 2. Bet-Amikdaş’ın kaderi yine yakılmak olur. Birçok yahudi esir edilir. Kalanlar uzak diyarlara sürülür.
Buraya kadar kaynaklar Yahudi kaynakları.
Peki bu Bet-Amikdaş neres
i ? Yer Kudüs’te. Ve tam yer bugün "Ağlama Duvarı" olarak adlandırılan duvar. Bu duvar 2. Bet- Amikdaş’ın ayakta kalan tek duvarı. Ve yahudilerin hala korumaya çalıştıkları ve kutsal saydıkları duvar !
Şimdi Müslüman kaynaklarında Mescid-i Aksa’ya bakalım.
" Tarihi kaynaklardan anlaşıldığına göre Mescidi Aksa’yı ilk inşa eden kişi Hz. Süleyman (a.s.)’dır. Kur’an-ı Kerim’in Sebe suresinin 14. ayeti kerimesinin tefsiriyle ilgili olarak verilen bilgiler de buna delalet etmektedir
Bazı tarihi kaynaklarda Kudüs’ün M. S. 70 yılında yıkıma uğratıldığı Beyti Makdis’in de bu olayda yıkıldığı ifade edilmektedir. Ancak bu mekan yine bir mabed olarak biliniyor ve Beyti Makdis’in kalıntıları da korunuyordu
Resulullah (s.a.s.)’ın miraca yükseltildiği sırada Kudüs’te bugünkü şekliyle bir cami yoktu. Ancak Hz. Süleyman (a.s.) tarafından inşa edilmiş ve daha sonra yıkıma maruz kalıp yenilenmiş olan Mescidi Aksa’nın kalıntıları vardı ve burası da Beyti Makdis olarak adlandırılırdı. Resulullah (s.a.s.)’ın ziyaret ettiği mekan da işte burasıydı.
M. S. 638 yılında Hz. Ömer (r.a.) döneminde Kudüs fethedildikten sonra Beyti Makdis’in yerinde Mescidi Aksa inşa edildi. "
Kaynaklar böyle diyor.
Şimdi 1-2 noktayı açıklayım. Şelomo = Hz. Süleyman’dır.
Babası Kral David = Hz. Davut
Bet- Amikdaş = Beyti Makdis
Ve evet işte gerçek bu. Hz. Muhammed’in mirac’a yükseltildiği yer. Aslında bugün "Ağlama Duvarı" olarak adlandırılan 2. Bet - Amikdaş’ın yani Beyti Makdis’in duvarıdır.
Yani sonuçta hem Müslümanlık hem de Musevilik için kutsal olan yer. Aynı yer. Kutsallık sebebi aşağı yukarı aynı. Sadece Hz. Ömer’in zamanında kalıntılara dokunulmamış ve cami biraz daha ileri inşa edilmiştir.
Malesef iki taraftan da kökten dinci olanlar bu gerçeği göremiyor ve aynı amaç uğruna yıllardır oralarda kan dökülüyor.