Sesini Duyur: online gazete - http://www.binbirfikir.com
En Kötü Yanılgım
http://www.binbirfikir.com/articles/1190/1/En-KAtA-YanAlgAm/Sayfa1.html
Aydın Rozental
1974 İstanbul doğumluyum. İstanbul Üniversitesi, Avrupa Topluluğu Bölümü ve Anadolu Üniversitesi, Yönetim ve Organizasyon Bölümü Mezunuyum. 1994 yılından beri profesyonel çalışma hayatındayım. Özellikle Kurumsal Satış ve Bayi Satışı konularında 10 yılın üzerinde deneyime sahibim. Yerel bir gazetede, kısa bir süre için köşe yazarlığı yaptım. Yine özel bir dergide muhtelif yazılarım yayınlandı. Halen fantastik bir roman üzerinde çalışmaktayım. 
Yazan Aydın Rozental
Yayın tarihi 06/27/2008
 
Bundan yaklaşık 10 yıl evvel o zamanki müdürümle bir konuda iddialaşmıştık. O, bir yabancı dil öğrenmenin çok önemli olduğunu söylüyordu. Ben ise 5 sene sonra böyle bir ihtiyaç olmayacağını, iddia ediyordum.

En Kötü Yanılgım
Bundan yaklaşık 10 yıl evvel o zamanki müdürümle bir konuda iddialaşmıştık. O, bir yabancı dil öğrenmenin çok önemli olduğunu söylüyordu. Ben ise 5 sene sonra böyle bir ihtiyaç olmayacağını, iddia ediyordum.
Elbette benim bu iddiamın bir gerekçesi vardı. Konuşmayı anında yabancı dile çeviren bir cihazın icat edileceğini, sadece icat edilmek ile kalmayıp, bunun herkesin cebine girecek kadar ucuzlayacağını ve yaygınlaşacağını düşünüyordum.
O zamanlar teknolojiyi şimdikinden daha sıkı takip ederdim. Yeni çıkan yazılımlardan, aletlerden, hemen haberdar oluyordum. Bundan 10 yıl evvel, Sesleri Yazıya çeviren programlar vardı. Yazıları okuyan programlar vardı. Ve İngilizce’yi Türkçeye çeviren basit de olsa programlar vardı. Yani bir çeviri cihazı için gerekli tüm alt yapı mevcuttu.
Yapılması gereken, bu üç programı biraraya getirmek, bir mikrofon ve hoperlörden oluşan basit bir cihaza yüklemekti. 10 sene önce Cep telefonları da icat edilmiş ve yayılmaya başlamış olduğundan, bu tip bir cihazın yayılmasına güzel bir örnekti. Mikrofon vasıtası ile sesimizi kaydedecek olan cihaz, bunu yazıya çevirecek, sonra bu yazıyı diğer dile çevirecek ve hoperlör vasıtası ile çeviriyi karşı tarafa iletecekti.
Böylece kimse kendisini diğer bir dili öğrenmek için uğraşmak zorunda hissetmeyecek, bir süre sonra herkes istediği dilde, istediği kişi ile konuşabilecekti. İnsanlar dil öğrenmeye harcadıkları eforu, parayı ve zamanı işlerinde daha iyi olmak için başka eğitimlere harcayabileceklerdi.
İşte bu benim en kötü tahminim oldu. Aradan 5 değil 10 yıl geçti. Ve hala insanlar dil öğrenmek için çabalıyor. Ve ben de bu insanların arasındayım. Çünkü böyle bir cihaz yok !
Peki ama bu kadar faydalı olabilecek bir cihaz, elde bütün imkanlar olmasına rağmen şimdiye kadar niye yapılmadı ?
İşte bu noktada benim aklıma gelen birkaç senaryo var.
Bunların en önemlisi İngilizce’nin önemini yitirmesini engellemek. Eğer herkes her dilde birbiri ile konuşabilirse kimse ingilizce öğrenmek istemez. Bir süre sonra Türkler, Çinliler ile , Hintliler, Fransızlar ile kendi dillerinde konuşabilirler. Böylece emperyalizm en önemli silahlarından birini yitirmiş olur.
Bir diğer senaryo ise bütün dünya’da eğitim yapan dil okullarının baskısı. Mesela bugün en çok dil öğrenmeye gidilen yer Londra, bu sebeple çok büyük bir öneme sahip. Eğer böyle bir cihaz icat edilirse, kimse Londra’ya dil öğrenmeye gitmez. Hatta bu sebeple İngiliz aileler çocuklarına baktırmak için " Aupair" bile bulamaz.
Sebep her ne olursa olsun, sonuçta yanıldım. Ve bu yanılgı bana herşeyin göründüğü kadar basit olmayacağını, bazı şeylerin farklı etkenler ile engellenebileceğini öğretti.