Cahillik ve Korunma Yolları
Günümüzde herşey bir tık ötede. İnternet her türlü bilgiye anında ulaşmamızı sağlayan bir umman. Ancak bu kolaylık sadece doğru kullanıldığı zaman fayda yaratıyor. Çünkü internette gerçek bilgiler kadar sahte bilgilerde dolu. Ve bu sahte bilgiler maalesef bazı insanlarımızı çok kötü etkiliyor.
Zaman zaman çeşitli bloglara gözatıyorum. Bazı aklı başında yazarlar mevcut. Ancak sağdan soldan duydukları akla, mantığa aykırı bilgiler ile yazılar yazanlar, veya tamamen kışkırtma amacıyla uydurulmuş başı sonu tutarsız yazıları, “sanki çok önemli bir belge bulmuş gibi” bloglarına koyanlar da var. Ben bunlara cahil diyorum. Ve maalesef bu cahiller günden güne artıyor. Daha da kötüsü saldırganlaşıyor.
Peki bu cahilliğin sebebi ne ? Elbetteki eğitim sistemimiz. Tamamen ezbere dayalı, araştırmayı, fikir üretmeyi teşvik etmeyen bu sistemde yetişen gençlerimiz, her duyduklarına inanır, kolayca yönlendirilir hale geliyorlar. Bilgiyi nasıl bulacaklarını, doğruluğunu nasıl anlayacaklarını bilmiyorlar. Sorgulamıyorlar.
Bu gençlerimiz biraz ideolojik olarak yönlendirilip gözleri karartılırsa, doğruyu söyleyenleri dinlemek bile istemiyorlar veya anlamazdan geliyorlar. Hatta onlarla mücadele ediyorlar. İnternet onlar için büyük bir tehlike haline geliyor. Çünkü yanlış bilgileri ve ideolojileri daha da derinleşiyor. Birbirleri ile zararlı bir sinerji oluşturuyorlar.
Bu cahillik bazılarının çok işine yarıyor. Çünkü siyasal rant için bu cahiller kandırılabiliyorlar. Muhaliflerin moralini bozmak, baskı altına almak için organize edilebiliyorlar. Yalan yanlış bilgileri yaymaları sağlanabiliyor. Daha da kötüsü bu cahiller terör eylemleri için kullanılabiliyorlar. Yani birer terörist haline getirilebiliyorlar.
Bu yüzden eğitim sistemimizi değiştirmemiz şart. Peki ne yapılmalı ?
Üniversite hocalarımızdan birisi bize her hafta bir konu verir, çeşitli kaynaklardan araştırmamızı ve konu hakkında bir rapor hazırlamamızı isterdi. Öyle 3-4 sayfalık tek bir kaynaktan yararlanılmış çalışmaları beğenmez ve düşük not verirdi. En az birkaç kaynaktan elde edilmiş 10 – 15 sayfalık bir rapor beklerdi.
Bizim zamanımızda internet diye bir şey yoktu. Konuları araştırmak için kütüphanelere gidip kitaplar araştırır, sendikalardan bilgi alır, basın müzesinde eski gazeteleri karıştırırdık. Her hafta böyle bir ödevi hazırlamak , bilardo oynayıp, arkadaşları ile cafelerde vakit geçiren bizler için bir eziyetti. Ancak şimdi anlıyorum ki, bu ödevlerin konuları önemli değildi. Ödevlerin bize olan faydası, araştırma yeteneğimizi geliştirmek ve bakış açımızı genişletmekti. Söz konusu hocamız Prof. Dr. Bener Karakartal bu açıdan her zaman minnet duyduğum bir insandır.
İşte bizim eğitim sistemimiz de bu hale getirilmelidir. “İnönü muharebesi şu zamanda olmuştur.” diye ezberletmek yerine, öğretmenler çocuklara “Gidin İnönü muharebesini araştırın ve raporlayın.” demeli, sonra bu raporlar derste tartışılmalıdır. Özellikle bilgisayar labratuvarı gibi imkanı olan okullarda “standart ders kitapları” kullanılmamalıdır.
Şimdi internet üzerinde doğru bilgiye nasıl ulaşılabileceğini naçizane anlatmaya çalışayım. “Çalışayım” diyorum, çünkü bugün ben de uzun süredir doğru olduğuna inandığım ve internetten duymuş olduğum bir bilginin yanlış olduğunu öğrendim. Yani ben de yanıltıldım.
1 – Öncelikle bilgi birkaç kaynaktan doğrulanmalıdır. Mesela bir haber sitesinde “Tarkan evleniyor” diye bir haber gördünüz. Diğer haber sitelerine bakın. Gazetelerin web sitelerine bakın. Eğer birkaç yerde aynı haberi gördüyseniz büyük ihtimal doğrudur.
2 – Direk kaynaklardan doğrulatın. Mesela “Fenerbahçe Ronaldinho’yu alıyor.” diye bir haber duyarsanız. Fenerbahçe’nin, Ronaldinho’nun ve Ronaldinho’nun halen futbol oynadığı Barcelona’nın sitelerine bakın.
3 – Muhalif kaynaklardan doğrulatın. Mesela bir Müslümanlık sitesinde “Yahudiler domuz eti yer” yazıyor diyelim. Yahudilik ile ilgili sitelere bakın. Direk yahudilerin yazdığı siteleri araştırın.
4 – Bir konunun farklı anlatım dilleriyle birkaç yerde yer alması doğruluk ihtimalini arttırır. Yani bilgiler olduğu gibi farklı kaynaklarda yer alıyorsa, bu bilgilerin kopyalandığını gösterir. Kopyalamada ilk kaynak yanlışsa, diğerleri de yanlış olur. Ama bilgiler farklı kişilerce ve farklı bir uslupla anlatılıyorsa bilgi incelenmiş ve üzerinde çalışılmış demektir.
5 – Okuduğunuz yazının başı ile sonu arasında çelişkiler olup olmadığına bakın.
6 – Mantığınızı kullanın. Mesela “Mehmet Sabetaycıların kullandığı bir isimdir” diye bir yazı okursanız Türkiye’de ençok kullanılan isimlerden birinin “Mehmet” olduğunu hatırlayın ve bir insanın ismi “Mehmet” diye sabetaycı olamayacağını düşünün.