- AnaSayfa
- Felsefe - Din
- Kendini Tanıma Ve Mutlu Olma Yolculuğu
Kendini Tanıma Ve Mutlu Olma Yolculuğu
- Yazan Yaşar Avcu
- Yayın Tarihi 07/13/2008
- Felsefe - Din
-
Değerlendirme:




Yaşar Avcu
Yaşar AVCU 1984 yılında bir çiftçi çocuğu olarak Aksarayın Gülağaç İlçesinin Bekarlar Kasabasında dünyaya geldi. AVCU orta asyadan sürekli göç eden Yörük boylarından bir ailenin çocuğudur. Bu gün Anadoluda halen Yörükler diye tabir edilen boy osmanlı selçuklu gibi devletleri oluşturan boylardan biridir. 1988 yılında istanbula yerleşmiş 2006 yılında kocaeli üniversitesi işletme bölümünden mezun olmuştur. Avcu 2003 yılında Kocaeli Ünv. İşletme Klübü Yönetim Kurulu üyeliği,yine aynı dönemde Ekonomistler Platformu Kocaeli Koordinatörlüğü ve Koordinasyon Ekip üyeliği ve bir çok organizasyonda yer aldı. Ve nihayet 2006 yılının başında yıllardır alt yapısını kurduğu Türkiye Genç Girişimciler Platformunu gönül dostlarıyla kurdu. Bu amaç için Türkiyede bir çok ili birebir ziyaret etti, gelecek için alt yapı oluşturdu. Bazı dergi ve internet sitelerinde köşe yazarlığı yapmaktadır.Bir bankada Uzman olarak iş hayatını sürdürmektedir. Ekonomi, siyaset, sivil toplum, bankacılık, girişimcilik, iç politika, dış politika, siyaset AB, ABD ve bölgesel oluşumlar gibi bir çok konuda araştırma veçalışmaları vardır. http://yasaravcu2023.blogcu.com
Yaşar Avcu tarafından yazılmış tüm yazılarKendini Tanıma Ve Mutlu Olma Yolculuğu
Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünürken kimse kendini değiştirmeyi düşünmez. “Yeni iyi ve güzelse al, eski kötü ve çirkinse at” anlayışıyla hareket ederek her geçen gün kendimi geliştirmenin mutluluğunu yaşarken, gönül dostlarıma da bu çıkılan yolculuğun mihenk taşlarını tavsiyelerle anlatmak istedim.
Tüm bunların temelinde şunu biliyorum ki insanı hayata bağlayan çok şey vardır. Hayata anlam katabilen yalnız insandır. O halde insanın kendi durumunu en iyi şekilde kendisi değerlendirebilir. Bu yolda olan bir insan sağlıklı bir bedene, iyi analiz eden bir zihne ve huzurlu bir ruh haline sahiptir. Bu kişi hayatın içinde zayıf yanlarını sürekli azaltır, güçlü yanlarını sürekli geliştirir.
Evliliğinde, iş hayatında, işletmesinde ve bulunduğu toplumda kaliteyi yükseltmek isteyen kimse öncelikle kendi bilincini yükselterek işe başlamalı. Bir sorunla karşılaştığı zaman değişik yorumlarla zaman öldürmek yerine sorunu çözmeye odaklanmalıdır. Bu şekilde içindeki güçleri harekete geçirerek hayata karşı coşkulu bir hale gelmiş olur. Zaten bütün büyük başarılar c
İnsanoğlu kendi varlığının yapısı ve işleyişi hakkında yeterli bilgiye sahip değil. Bir otonun bir vapurun yönetimini çok iyi bilen insan, ne yazık ki kendini yönetmeyi yeterince bilmiyor. Özellikle duygusal ve ruhsal yönden kendi kendine yabancı; bu nedende kendi dışındaki güç kaynaklarına esir oluyor. Kendi, iç hazinesini tanıyabilse bu yola sapmayıp kendi yolunda ilerleyecek. Hayatını kendi korkularının yönetmesine izin vermeyecek, kendi varlığını geliştirmek için mücadele edecektir. Şairin sözünde olduğu gibi “hoşça bak kendine ki, sen âlemin özüsün” sözünün anlamı çok manidardır.
İnsanoğlu duygularını çok iyi tanımış olsa, doktorlar ve psikologlarla uğraşan kişi sayısı azalırdı. Böylece depresyonu değil mutluluğu seçerlerdi. Duygularını iyi tanıyan kimse; anlaşmazlıklar, çelişkiler, kaygılar, ölüm, kazalar, yaşlanmak gibi birçok hayatın olumsuz anlarında duygularını kontrol edebilir ve olası bir mutsuzluğun, depresyonun önüne geçebilir. Bir mutluluk kapısı kapandığında ötekisi açılır. Oysa çoğu kez dikkatimizi öylesine kapanan kapıya odaklamışızdır ki bizim için açılan yeni kapıyı fark etmemişizdir bile. Eğer dikkatimizi yeni açılan kapıya odaklarsak, hayatın önüne geçemediği olumsuz şartlarına daha güçlü bir duruş sergileyebiliriz. Nasıl ki Mevlana duyguları bir ata benzetiyor; ata binmiş kişi, dizginleri bırakırsa atın onu nereye götüreceğini bilmez. Attan inerse o zamanda yoluna gidemez. Bütün bunların orta noktasını bu kendini bilme yolculuğunda bulabiliriz.
Her insan hayatın anlamını kendi vicdanında aramalıdır. Bu anlam görünmeyen harflerle insanın kalbine yazılmıştır. Bunu anlamak için insana ‘’oku ve kendini bil’’ öğüdü verilmiştir. Allah değersiz hiçbir şey yaratmamıştır. Yetenekler ve potansiyel insanın içinde kalsın diye verilmemiştir. Bu büyük kudretin vermiş olduğu potansiyeli sürekli geliştirmek ve başkalarıyla paylaşmak için var olduk. Öyleyse bize emanet edilen bu potansiyeli ortaya çıkartmak için sorumluyuz. Aklımızı bilinçli şekilde kullanarak kendimize doğru içsel yolculuğa çıkalım. Hayatın bir anlamı ve amacı olduğuna inananlar için bu yolculuk çok keyiflidir. Bu yol hayatınızı daha anlamlı kılacak bir yoldur. Hazırsınız bu “kendini tanıma ve mutlu olma” yolculuğuna birlikte çıkmaya ne dersiniz?
TÜGGİP Hareketi Genel Başkanı
Yaşar AVCU
www.tuggip.com
Aktif katılımlarınızı bekleriz.
Sesini Duyur
Yorumlar



