- AnaSayfa
- Hikayeleriniz
- Yaprak Halleri
Yaprak Halleri
- Yazan Ercan Yenigül
- Yayın Tarihi 08/29/2008
- Hikayeleriniz
-
Değerlendirme:




Ercan Yenigül
Tiyatrocuyum. Ankara Üniversitesi DTFC Tiyatro Bölümü mezunuyum. Drama ve çocuk tiyatrosu üzerine çalışıyorum. Baktım memleketin durumu iyi değil... Bunun bir nedeninin de temel eğitimden kaynaklanmış olabileceğini düşünerek, okuldan sonra devlet ve özel okullarda drama üzerine çalışmaya başladım. Müthiş bir rekabetin olduğu eğitim ortamlarında, bir nebze de olsa çocukların oyunla buluşmalarına ve kendi dünyaları ile tanışmalarına yardım ediyorum. Öykü ve oyunlar yazıyorum. http://eskikirmizi.blogcu.com
Ercan Yenigül tarafından yazılmış tüm yazılarbir yaprak düşerken ağlarsa..
Bir yaprak düşer bir kaldırımın dip köşesine.bir postal gelir tükürükle karışık sigarasını söndürür en canlı damarının üstünde..Bir faşist gelir işer sonra .bir pezevenk gelir kusar.Bir işadamı ayakkabısını siler.Bir çocuk gelir hayat bilgisi dersine ödev yapar.Bir süpürgenin kılçığı olur sonra.Yağmur gelir mi temizlenir mi bu vaka?
Yaprak ne yapar acaba?
İki sapak geçtik.Üçüncüsünde yolumuz tıkandı evi sorduk ,kırmızı bir ışığın gölgesine saklandık bir vakit .Üstümüze baktılar kimiz diye .Yine beni bulamadılar..gece sağ olsun...ve bir göz ucu ile baktık , belki korktuk ama bir yaprağın hışırtısı kendimize getirdi.Kendimize geldik mi bilmem ama yaprak hala bir direniş güzellemesi peşinde idi sanki..bir dilenci burnunu silip yere fırlattı onu sonra bir kedinin gözleri parladı ve tırnaklarını geçirdi. Gecenin içine doğru miyavlayarak kurtulmak istedi yapraktan.Sonradan öğrendik ki beş on sokak bir o kadar da cadde , var olan tüm ağaç tepelerine k
adar dolanıp durdu bizim yaprak...hala bana mısın demedi!en son çıktığı ağaç tepesinden kendi geçmişini özler gibi dans ederek düştüğü gözlendi.Yere daha çok vardı...bir yer arayışında ki yaprak doğup büyüdüğü yaşam alanlarının içinden kendi benzerlerinin derin bir uykuda olduğu bir zamanda için için hislenerek düşüyordu.Biz buna dans dedik ama dilimiz tutulsa da söylemeseydik..
Sonra usulca mırıldanan bir ses duyduk..sanki yaprak konuşuyordu.
Diyordu ki;
‘sabahları perişan eden rüzgar
görmeseydim intihara açılacaktım.
kendi ahenginde bulut gibi
dedim yarım daire çizip öyle düşeyim
ağır ağır süzüldüm
ki duymayayım diye kırık cam acılarını
unuttum
iyi geldi perişan eden rüzgarın sabahında
usulca ağlayışını gördüm bir kedinin
bir yer elması şaşkın düştü kasadan
iki yanından açıldı sokak.
yürüdüm gittim’
Dediğini duyduk..
Perişan bir sabahtı bizim için.
Bir yaprak kentin uğultusunu alıp götürmüştü işte…
Yaprak ne yapar acaba?
İki sapak geçtik.Üçüncüsünde yolumuz tıkandı evi sorduk ,kırmızı bir ışığın gölgesine saklandık bir vakit .Üstümüze baktılar kimiz diye .Yine beni bulamadılar..gece sağ olsun...ve bir göz ucu ile baktık , belki korktuk ama bir yaprağın hışırtısı kendimize getirdi.Kendimize geldik mi bilmem ama yaprak hala bir direniş güzellemesi peşinde idi sanki..bir dilenci burnunu silip yere fırlattı onu sonra bir kedinin gözleri parladı ve tırnaklarını geçirdi. Gecenin içine doğru miyavlayarak kurtulmak istedi yapraktan.Sonradan öğrendik ki beş on sokak bir o kadar da cadde , var olan tüm ağaç tepelerine k
Sonra usulca mırıldanan bir ses duyduk..sanki yaprak konuşuyordu.
Diyordu ki;
‘sabahları perişan eden rüzgar
görmeseydim intihara açılacaktım.
kendi ahenginde bulut gibi
dedim yarım daire çizip öyle düşeyim
ağır ağır süzüldüm
ki duymayayım diye kırık cam acılarını
unuttum
iyi geldi perişan eden rüzgarın sabahında
usulca ağlayışını gördüm bir kedinin
bir yer elması şaşkın düştü kasadan
iki yanından açıldı sokak.
yürüdüm gittim’
Dediğini duyduk..
Perişan bir sabahtı bizim için.
Bir yaprak kentin uğultusunu alıp götürmüştü işte…
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen bilinmeyen kullanıcı)
Değerlendirme:








Küçük bir yaprağın anıları bunlar.Anlamlı, düşündürücü!
Yaprak hayat bulmuş satırlarda.
Başarınızı tebrik etmeye gerek yok...
Yorum #2 (Gönderen bilinmeyen kullanıcı)
Değerlendirme:








Hepimiz birer yaprak değil miyiz rüzgarın önünde savrulan?.. Güzeldi.. Daha iyi ve güzele.. Başarılar..
Yorum #3 (Gönderen hatice)
Değerlendirme:








savrulup dururken birşeylere tutunma çabası olan hayata çıkıyor bütün kapılar..hayal gücün bol olsun dostum...
Yorum #4 (Gönderen Fatma Kutlusoy)
Değerlendirme:








Hüzün! "Abla" da hüzne bayılır; kendisini en iyi anlatan duygunun bu olduğunu düşünür... tâ ki, -son zamanlarda- raslantı diye bir şey olmadığına aklı yatalı: Şimdi yüreğindeki hüzünden yavaşça sıyrılmakta...
Yorum #5 (Gönderen Hakan)
Değerlendirme:








Kusura bakmayın ama sevmedim ...