Akrabalarla yapılan bir tatil sabahı kahvaltısında konu chat facialarına gelir; "abla" sanal tanışmalara güven duymadığını söyler, o sanmaya karşıdır, gözü karadır, risk alır!

İkinci evliliÄŸinin sona ermesinden epey bir zaman sonra "abla", dürüstçe ifade etmek gerekirse hemen evlenmek için deÄŸil, "bir tanışma olur en azından..." düşüncesiyle bir evlendirme ÅŸirketine baÅŸvurur. Form doldurur, bir iÅŸ baÅŸvurusu gibi, biraz da para yatırır, beklemeye baÅŸlar. Neden sonra Evlendirme Åžirketi'nden bir yanıt alır; ÅŸirket, faaliyet adresindeki komÅŸularının -nedense- ÅŸikayeti üzerine kapatma kararı alıp, hayırlı iÅŸlerini sonlandırmaya niyet etmiÅŸtir: Mektupta "Size, isterseniz baÅŸvuru bedelini iade edelim veya sizi uygun gördüğümüz bir kiÅŸinin adresini verelim" denmektedir! "Abla" ikinci şıkkı seçer... Bu, -rastlantı bu ya!- sevgili bir arkadaşının eskiden iÅ
Ÿ arkadaşı olan bir adamdır...

Ortak arkadaş hakemliğinde yenen bir öğle yemeğinde, henüz çorba aşamasında adayın, "abla"yı beğenmediği anlaşılır! "Abla" bu gelişmeden hüzün duyar, evet, genelgeçer güzellik anlayışına uygun olmadığını bilir ama kendince güzellikler barındırdığının da bilincindedir, en azından ortaokuldaki bir hayranının deyişiyle güzel değildir ama şirindir!

Bu bozgunu atlatmaya çalışırken yazışma formları, ilkokulda olup artık bir okur yazar sayılan kızının eline geçer: Kız ciddi bir ifadeyle "yeni baba istemediğini" net biçimde bildirir!

Hayat akar, "abla" bir iş değişikliği yapar, o ne!? Ayının sevmediği ot, gider ini önünde bitermiş! Aday bu yeni iş yerinde değil mi?

"Abla" bir kaç ay sonra bu yeni iş yerini bir yenisiyle değiştirir ve bir daha da evlendirme şirketine başvurmaz...

"Chat" işiyse daha başından ona ters gelir!