- AnaSayfa
- Ekonomi - İş
- Mobbing (Psikolojik Terör)
Mobbing (Psikolojik Terör)
- Yazan Pınar Angın
- Yayın Tarihi 05/31/2007
- Ekonomi - İş
-
Değerlendirme:




Pınar Angın
Hacettepe Üniversiyesi İ.İ.B.F İktisat Mezunuyum. 2 yıl bankacılık sektörünün ardından İnsan Kaynakları alanında çalışma isteğiyle bir iletişim firmasında başlayan macera 6 yıldır büyük bir holdinge bağlı elektronik güvenlik ve güvenlik konularında çalışan şirketinde devam etmektedir. Ayrıca İnsan Kaynakları alanında eğitim veriyorum. İkinci maceram ise Kalite, 5 yıldır Kalite Yönetim Sistemlerinin kurulumunda ve koordinasyonunda görev yapmaktayım.
Pınar Angın tarafından yazılmış tüm yazılarMobbing (Psikolojik Terör)
İşe başladınız. Çok hevesli ve enerjiksiniz. İçinizden diyorsunuz ki işte bu benim işim, çok başarılı olacağım ve kariyerime sağlam tuğlalar ekleyeceğim. Keşke herşey bu kadar kolay olsa..
İş hayatımıza yeni bir terim girdi "Mobbing", tabii ki herşeyi ithal edip kendisine uyarlayan bir ülke olarak buna da bir karşılık bulmakta zorlanmadık. "Psikolojik Terör" tam karşılığı gibi durmasa da iş hayatında sıkça karşılaşılan, birçok insanın yaşayıp tanımlayamadığı bir boşluğu doldurmuştur.
Başa dönecek olursak, işe başladığınızda çalıştığınız yerdeki insanlarla elbette bir tanışma dönemi geçireceksiniz. Ancak aynı yerde çalışma süreniz arttıkça, yaptığınız işler beğenilmeye ve dolayısıyla bazıları geri planda kalmaya başlamışsa işte o zaman sizi zor günler bekliyor demektir. Çalışma hayatında tabii ki herkes başarılı olmak ve takdir edilmek ister. Ancak takdir toplamanın yolunun başkasının ayağını kaydırmak ya da zor durumda bırakmak olduğunu zannedenler, kendileri bile farketmeden iş yerini cehenneme çevirmeye başlarlar.
Sizin hakkınızda yapıldığı hissettirilen kapı arkası fısıltılı konuşmalar, ortak bir şey yapıldığında size haber verilmemesi, unutulması!!!, herkesin doğumgününün kutlandığı şirket organizasyonunun ne hikmetse tam sizin doğumgününüzde iş yoğunluğu sebebiyle artık yapılmayacağının açıklanması gibi bir çok olayla karşı karşıya kalırsınız. Eminim bunun gibi yüzlerce örnek yaşayanlar var aramızda. Ancak kimse bunu dile getiremiyor. Çünkü anlatsa alacağı tepkiler aşağı yukarı bellidir. Sen kuruntu yapıyorsun, sen sinirlisin, sana öyle geliyor diyen çok olur. Kendisi yaşamadan bir insanın bu olayın ne sinir bozucu ve zor bir durum olduğunu anlaması gerçekten zordur.
Karşılarında sağlam biri var ise emin olun çok daha can acıtıcı ve çetrefilli yöntemler bulacaklardır. Bunları yapan insanların eline ne geçecektir. Sizin performansınızın düşmesini ve bundan nemalanmayı beklemektedirler. Ama iyi bir profesyonel buna dirayetli olmalıdır. Bunun için kendisini anlayabilecek ve yönetsel yetenekleri gelişmiş bir yöneticileri olması çok büyük bir şanstır. Ancak eğer yönetici de bu grubun içinde yer alıyor ve hatta yerine geçme ihtimali bir kişi ise söz konusu olan işte o zaman çok zor atlatılan bir döneme girmişsiniz demektir.
Tabii ki bununla başa çıkmanın yöntemleri var. İlk önce sağlam durmak, bazı şeyleri görmemezlikten gelmek ve etkilenmiyor görünmek en başta yapılması gerekenlerdir. Bu biraz olsun karşıdaki insanları hata yapmaya zorlayabilir. Tamamen bir soğuk savaş olduğunu düşünebilirsiniz. Zaten kolay olacağını kimse söylemedi. Bunun dışında mutlaka yaşadıklarınızı kendinize yaşam koçu olarak görebileceğiniz biriyle paylaşmalısınız. Herşeyi kendine saklamak bir süre sonra çıkmaza girmek anlamına gelir.
En son çok sevdiğim bir sözü sizlerle paylaşmak istiyorum;
"Sabır boyun eğmek değil mücadele etmektir."
Herkese sağlıklı bir psikoloji ile çalışma şansı ve zevki dilerim
İş hayatımıza yeni bir terim girdi "Mobbing", tabii ki herşeyi ithal edip kendisine uyarlayan bir ülke olarak buna da bir karşılık bulmakta zorlanmadık. "Psikolojik Terör" tam karşılığı gibi durmasa da iş hayatında sıkça karşılaşılan, birçok insanın yaşayıp tanımlayamadığı bir boşluğu doldurmuştur.
Başa dönecek olursak, işe başladığınızda çalıştığınız yerdeki insanlarla elbette bir tanışma dönemi geçireceksiniz. Ancak aynı yerde çalışma süreniz arttıkça, yaptığınız işler beğenilmeye ve dolayısıyla bazıları geri planda kalmaya başlamışsa işte o zaman sizi zor günler bekliyor demektir. Çalışma hayatında tabii ki herkes başarılı olmak ve takdir edilmek ister. Ancak takdir toplamanın yolunun başkasının ayağını kaydırmak ya da zor durumda bırakmak olduğunu zannedenler, kendileri bile farketmeden iş yerini cehenneme çevirmeye başlarlar.
Sizin hakkınızda yapıldığı hissettirilen kapı arkası fısıltılı konuşmalar, ortak bir şey yapıldığında size haber verilmemesi, unutulması!!!, herkesin doğumgününün kutlandığı şirket organizasyonunun ne hikmetse tam sizin doğumgününüzde iş yoğunluğu sebebiyle artık yapılmayacağının açıklanması gibi bir çok olayla karşı karşıya kalırsınız. Eminim bunun gibi yüzlerce örnek yaşayanlar var aramızda. Ancak kimse bunu dile getiremiyor. Çünkü anlatsa alacağı tepkiler aşağı yukarı bellidir. Sen kuruntu yapıyorsun, sen sinirlisin, sana öyle geliyor diyen çok olur. Kendisi yaşamadan bir insanın bu olayın ne sinir bozucu ve zor bir durum olduğunu anlaması gerçekten zordur.
Karşılarında sağlam biri var ise emin olun çok daha can acıtıcı ve çetrefilli yöntemler bulacaklardır. Bunları yapan insanların eline ne geçecektir. Sizin performansınızın düşmesini ve bundan nemalanmayı beklemektedirler. Ama iyi bir profesyonel buna dirayetli olmalıdır. Bunun için kendisini anlayabilecek ve yönetsel yetenekleri gelişmiş bir yöneticileri olması çok büyük bir şanstır. Ancak eğer yönetici de bu grubun içinde yer alıyor ve hatta yerine geçme ihtimali bir kişi ise söz konusu olan işte o zaman çok zor atlatılan bir döneme girmişsiniz demektir.
Tabii ki bununla başa çıkmanın yöntemleri var. İlk önce sağlam durmak, bazı şeyleri görmemezlikten gelmek ve etkilenmiyor görünmek en başta yapılması gerekenlerdir. Bu biraz olsun karşıdaki insanları hata yapmaya zorlayabilir. Tamamen bir soğuk savaş olduğunu düşünebilirsiniz. Zaten kolay olacağını kimse söylemedi. Bunun dışında mutlaka yaşadıklarınızı kendinize yaşam koçu olarak görebileceğiniz biriyle paylaşmalısınız. Herşeyi kendine saklamak bir süre sonra çıkmaza girmek anlamına gelir.
En son çok sevdiğim bir sözü sizlerle paylaşmak istiyorum;
"Sabır boyun eğmek değil mücadele etmektir."
Herkese sağlıklı bir psikoloji ile çalışma şansı ve zevki dilerim
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen Mete Hanoğlu)
Değerlendirme:








çok yararlı bir yazı vallahi çok iyi oldu benim için teşekkür ederim.
Yorum #2 (Gönderen alaeddin)
Değerlendirme:








Bu konuları sorgulamayı alışkanlık haline getirmeyin.Çalışmak gibi bir niyetiniz varsa tabii.Hele iş yerinde destek göreceğiniz önemli birileri yoksa.İşini yap,kimse işin ile eleştirmesin.Başka şeyleri gör ,yeri gelince yerine koy.Bu çok zordur. Hele konuşkan bayanlar için.İş dünyası önüne geleni yutan bir canavardır.Haklı olmak değil,üretebilmek de değil,üstlerin, astların,eşitlerin hepsi ile uymlu bir iletişim bir çok sorunu çözer diyorum."Diploma kapıyı açar,içerde kalmak senin marifetindir."