Çekim Yasası Ya Da Meraklıları İçin Sır
- Yazan Ali Karakuş
- Yayın Tarihi 07/9/2007
- Kitaplar
-
Değerlendirme:




Ali Karakuş
1970 Mersin doğumlu. Kuleli Askeri Lisesi ve ODTU Isletme Bolumu'nden mezun. Universitenin son sınıfını oğrenci değişim programı ile gittiği Texas Tech University'de tamamladı. 1999'a kadar çeşitli firmalarda ihracat, satış ve pazarlama uzmanlığı ve yoneticilik yaptı. 1999 yılından bu yana danışman. 2001'de Fast Forward Training'i kurdu. Kişisel gelişim, satış ve yonetim alanlarında eğitimler geliştirmekte ve sunmakta. "Başarının Psikolojisi" ve "0'dan 1'e" kitaplarının yazarı
Ali Karakuş tarafından yazılmış tüm yazılarAsla Bir Sır Olmadı
Sır yoktur. Yeni bilgiye hazır olmak ya da olmamak vardır.
Yeni bilgiye hazır olmayan için sırrı duymak, sırrı bilmek değildir.
Gerçek sır; “kendini bilmektir.”
Bunu duymayan neredeyse yoktur. Peki, kendini bilen çok mudur?
Mükemmel olmayan bir hayat yoktur.
Sadece uykuda olmak ya da uyanık olmak vardır.
Sadece yalan ya da gerçek vardır.
Kendini bilmeyen yalanı yaşamaktadır.
Yalan hayatın asla mükemmel olmadığıdır.
Yalan senin asla mükemmel olmadığındır.
Yalana istediğin kadar zenginlik kat, mutluluk kat, servet kat…
Sadece daha çok inandığın ve bağlandığın daha büyük bir yalanın olacaktır.
Ve üzgünüm; her yalan acı yaratır.
Ama uyarmalıyım; "her düş de bir yürek acısına gebedir". Üstelik de bizatihi düş sahibinin kendisi dolayısıyla. Çünkü (hemen hemen:) hiçbir düş %100 iman içermiyor. Çünkü derinde bir yerde düşkuran, hep her şeyi kontrol edemediğini biliyor. Emin olamıyor... VE teslimiyet gösteremiyor.
Neye mi?
Kendi elinde olmadığını kendince bildiği; düşü gerçek yapma ihtimaline - kendine, hayata ve Tanrıya... %100 güvenemiyor. Eksiği tamam edemiyor. Sıfır nokta bilmem kaçı 1'e çıkaramıyor.
O yüzden uyarmalıyım; Tarumar olacak düşler; yıkılıp yeniden inşa edilecek gerçekler ve öğrenecek insan zamanla (bir anda mı demeliydim yoksa:); aslında kim olduğunu ve hep o olmuş olduğunu.
Tam Türkçesiyle söyleyeyim; Çekim Yasası, insan kendisini "Adam Etmeden" ya da büyütmeden "gerçekten" aradığı şeyi insana vermez. Çünkü ortalama bir insan düşüncelerini ancak sınırlı zamanda ve bilinçli bir şekilde farkında olarak ya da seçerek yaşar. Geriye kalan zamanda yaydığı düşünceler ise o insanın kim olduğunu, hayatla ve kendisi ile ilgili gerçekte ne düşündüğünü içerir. Yani ana akıntı güçlü bir şekilde bilinçaltına kayıtlı "Ben kimim ve hayat ne?" sorusuna cevap veren programdır ve ana yol o programı işe yaramadıkça yenilemektir. Hayatta (geçici) bazı sonuçlar elde etmek farklı bir şeydir; hangi sonuçları istersen gerçekleştirebilecek güçle donanmak başka bir şeydir.
Yine de haddimi aşarsam özür dileyerek, kişisel olarak bir tavsiyede bulunmak isterim... Sorgulayan bir zihin harikadır, yanlış seçimlerden insanı korur. Neden olmasın diyen ve deneyen bir zihin ise daha da harikadır, insanı geçmiş seçimlerinin götüremeyeceği yerlere götürür.
Çekim yasası gerçektir ve her gerçek gibi senin inanman ya da inanmaman onu etkilemez. İstersen bu yasayla sana erişen bilgiye hazırlanabilir ve kendini bilmeye açılabilirsin. “Evet, bilmeye açığım” dersen öğrenci hazır olduğunda öğretmen oradadır.
Yeni bilgiye hazır olmayan için sırrı duymak, sırrı bilmek değildir.
Gerçek sır; “kendini bilmektir.”
Bunu duymayan neredeyse yoktur. Peki, kendini bilen çok mudur?
Mükemmel olmayan bir hayat yoktur.
Sadece uykuda olmak ya da uyanık olmak vardır.
Sadece yalan ya da gerçek vardır.
Kendini bilmeyen yalanı yaşamaktadır.
Yalan hayatın asla mükemmel olmadığıdır.
Yalan senin asla mükemmel olmadığındır.
Yalana istediğin kadar zenginlik kat, mutluluk kat, servet kat…
Sadece daha çok inandığın ve bağlandığın daha büyük bir yalanın olacaktır.
Ve üzgünüm; her yalan acı yaratır.
Ama uyarmalıyım; "her düş de bir yürek acısına gebedir". Üstelik de bizatihi düş sahibinin kendisi dolayısıyla. Çünkü (hemen hemen:) hiçbir düş %100 iman içermiyor. Çünkü derinde bir yerde düşkuran, hep her şeyi kontrol edemediğini biliyor. Emin olamıyor... VE teslimiyet gösteremiyor.
Neye mi?
Kendi elinde olmadığını kendince bildiği; düşü gerçek yapma ihtimaline - kendine, hayata ve Tanrıya... %100 güvenemiyor. Eksiği tamam edemiyor. Sıfır nokta bilmem kaçı 1'e çıkaramıyor.
O yüzden uyarmalıyım; Tarumar olacak düşler; yıkılıp yeniden inşa edilecek gerçekler ve öğrenecek insan zamanla (bir anda mı demeliydim yoksa:); aslında kim olduğunu ve hep o olmuş olduğunu.
Tam Türkçesiyle söyleyeyim; Çekim Yasası, insan kendisini "Adam Etmeden" ya da büyütmeden "gerçekten" aradığı şeyi insana vermez. Çünkü ortalama bir insan düşüncelerini ancak sınırlı zamanda ve bilinçli bir şekilde farkında olarak ya da seçerek yaşar. Geriye kalan zamanda yaydığı düşünceler ise o insanın kim olduğunu, hayatla ve kendisi ile ilgili gerçekte ne düşündüğünü içerir. Yani ana akıntı güçlü bir şekilde bilinçaltına kayıtlı "Ben kimim ve hayat ne?" sorusuna cevap veren programdır ve ana yol o programı işe yaramadıkça yenilemektir. Hayatta (geçici) bazı sonuçlar elde etmek farklı bir şeydir; hangi sonuçları istersen gerçekleştirebilecek güçle donanmak başka bir şeydir.
Yine de haddimi aşarsam özür dileyerek, kişisel olarak bir tavsiyede bulunmak isterim... Sorgulayan bir zihin harikadır, yanlış seçimlerden insanı korur. Neden olmasın diyen ve deneyen bir zihin ise daha da harikadır, insanı geçmiş seçimlerinin götüremeyeceği yerlere götürür.
Çekim yasası gerçektir ve her gerçek gibi senin inanman ya da inanmaman onu etkilemez. İstersen bu yasayla sana erişen bilgiye hazırlanabilir ve kendini bilmeye açılabilirsin. “Evet, bilmeye açığım” dersen öğrenci hazır olduğunda öğretmen oradadır.
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen bilinmeyen kullanıcı)
Değerlendirme:








Yazı harika ama merak ettim; siz uyanık mısınız?
Yorum #2 (Gönderen suat)
Değerlendirme:








Secret kitabını okumadım. Medyada gördüğüm kadarıyla biliyorum ama bu yazıyı çok sevdim. Basit, vurucu ve bizden birisi tarafından yazılmış. Etkileyici..
Yorum #3 (Gönderen kayhan yıldırım)
Değerlendirme:








Tek kelimeyle muhteşem :)
Yorum #4 (Gönderen ayse karagoz)
Değerlendirme:








Budur!
Yorum #5 (Gönderen savaş özgür)
Değerlendirme:








El , dil ve yürek ile bu kadar uyumlu olursa övgüye hacet kalır mı... Anlamlarda ortak ne çok şey var. O ellere de sağlık diyelim ozaman
Yorum #6 (Gönderen humeyra gungor)
Değerlendirme:








secret ı okudumve halen dahada rastgele açtığım sayfalarda cevabını arıyorum soruların.ama çok yalın geçmişsiniz bence çekim yasasını.ama yinede bu konuya değinmeniz güzel olmuş.elinize sağlık...
Yorum #7 (Gönderen N.Sibel Kocaerkek)
Değerlendirme:








Size ukalalık olarak olarak gelebilir ama bahsettiğiniz çekim yasası bence tamamıyla bizlerin yürekten istemesi ile oluşan ilahi güçtür.Siz buna evren diyebilirsiniz ama Çekim yasası içinde Allah inancını %100 barındırıyor.Tabi bu bakış açınıza bağlı.Nil Gülün Programını bilmiyorum izliyormusunuz Cine 5 te tavsiye ederim.Sırlar sadece biz insanlar için var işte binlerce yol deniyoruz bir şeylere ulaştık sanıyoruz.Allah için sır yoktur!
E o halde düşüncelerimizin kanıtı var mı?Her an biri çürütemez mi?Bu risk her zaman var bence.
Aslında dönüp dolaşıp aynı şeyi buluyoruz!
Sevgiler.
Yorum #8 (Gönderen Şahin)
Değerlendirme:








İstemek işin sadece başlangıcı bence. İnanmak / güvenmek olmazsa olmazı. Ama gelene açık ve hazır olmak da lazım.
Yorum #9 (Gönderen bilinmeyen kullanıcı)
Değerlendirme:








Çekim yasası gerçekten var mı?