- AnaSayfa
- Ekonomi - İş
- Yönetim Danışmanlığı
Yönetim Danışmanlığı
- Yazan A. Baybars Göğez
- Yayın Tarihi 07/6/2007
- Ekonomi - İş
-
Değerlendirme:




A. Baybars Göğez
Kara Harp Okulu, İ. Ü. İkt. Fak., İ.Ü. İşl. Fak. İşl. İktisadı Enstitüsü’ nde Yüksek Lisans programına devam ederek MBA derecesi aldı.. 1976-1987 TSK'de muhtelif kıta görevleri ve KHO'da üç yıl yöneticilik ve eğitimcilik, 1987-1995 Ortağı olduğu yazılım ve donanım şirketlerinde G. Müdür. 1995-1996 ÖİB'den aldığı KÖYTAŞ A.Ş. ‘ de G. Müdür. 1996-1998 Şirketlerde yeniden yapılanma ve beyin fırtınası danışmanlığı, 1998-2002 MARPA GRUP Yatırım ve Finans Koord. ve 2002-2003 de CEO oldu.
A. Baybars Göğez tarafından yazılmış tüm yazılarDanışman, yöneticinin beyninin yarısı mıdır?
Yönetim danışmanları işletmelerin sorunlarını çözme,kaynak ve olanaklarından faydalanmalarını sağlamak üzere işletmenin içinde bulunmayan bilgi, deneyim ve becerileri sağlayan ve bunun karşılığında ücret alan kişilerdir.
Yönetim danışmanları, bir veya birden fazla alanda uzmanlaşarak, mevcut verilerin analizini yapar, deneyim ve birikimlerini katarak bir senteze varır ve bu alanlarda sağladığı tarafsız ve etkin bilgi, yorum, öneri ve uygulama desteğini organizasyonun gelişimi ve müşterisinin gereksinimleri doğrultusunda ve mesleki etik kurallar çerçevesinde uygulayan meslek grubunun üyeleridir.
Kuruluşunu tamamlamış, kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan işletmelerde, ikinci aşama olarak tanımladığımız “Gelişme ve kapasite yükseltme” aşaması ile birlikte başlayan süreç;
Alınması gereken tedbirlerin planlanması ve organizasyonun kurumsal yapıya kavuşturulması için “işletmelerde yapılacak işlerin belirlenmesi”, ”işleri yapacak kişilerin belirlenmesi” ve “kişilerle kurumlar arası ilişkilerin tanımlanması” aşamalarının sağlıklı bir şekilde gelişmesi olarak açıklanabilir.
Yönetim Danışmanına aşağıda belirtilen aşamalarda ihtiyaç duyulur;
· Rekabet gücünü arttırmak gerektirdiğinde,
· Kaynak kullanımını arttırmak/ geliştirmek gerektiğinde,
· İşletme körlüğünden kurtulmak istendiğinde,
· Dünya standartlarında bilgi, teknoloji ve deneyimlere hızlı ulaşılmak istendiğinde,
· Kötü gün için iyi günde,
· Doğma, büyüme, olgunluk, küçülme, birleşme gibi işletmelerin önemli yaşamsal evrelerinde.
Hizmet sunulacak olan müşteriler Başta KOBİ’ler olmak üzere tüm sanayi, tarım, AR-GE ve hizmetler kesimindeki işletmeler ile kamu kurum ve kuruluşlarıdır.
Gerek ticari ve özellikle de yatırımcı sanayi işletmelerin çoğu, bir noktayı maalesef aşamamışlardır. Ekonominin ve gelirlerin iyi olduğu dönemlerde işletmeler danışmanlık almayı akıllarına bile getirmezken, işlerin kötüye gittiği zamanlarda danışmanlık taleplerini yoğunlaştırmakta fakat bu sefer de yeterli kaynak ayıramadıkları için danışmanlık satın alamamaktadırlar. Öncelikle bu konuda işletmeler daha etkin bir şekilde yönlendirilmelidir.
Diğer taraftan firma sahipleri ve yöneticileri, danışmanlığın da kategorileri olduğunu bilmelidir. Danışman her problemi çözen, hata yapıldıkça onları düzeltmek zorunda olan bir insan gözüyle görülmemelidir. Uygulamada bazı yöneticiler danışmanın önerilerinden bir kısmını (işine gelenleri ) kabul edip yine kendi bildikleri gibi hareket etmekte ve sonra “senin söylediklerini de yaptık ama olmadı” gibi savunma mekanizmaları geliştirebilmektedir. Belki de sektördeki en büyük tehlike budur. Bazı danışmanlar da nasıl olsa bana para ödüyorlar diyerek bu konuda duyarsızlık göstermektedirler.
Aynı konuya danışmanlar açısından bakıldığında ; Danışmanların kendilerine başvuran müşterilerine “Her işi yaparız …” türü yaklaşım göstermek yerine, uzmanlık konularında yaklaşmaları gerekmektedir.
Başta KOSGEB olmak üzere banka ve finans kuruluşlarının da reel sektöre yönelik kredi olanaklarını genişletmeleri, verilen kredilerin bir dönem olduğu gibi projeye bakılmaksızın “nasılsa gayrimenkul teminatı var” iddiası yerine doğru projelere yönlendirildiğinin denetimi, kredi alanların finans yönetimi konusunda doğru kadrolarla çalışıp, çalışmadığının denetimi v.b. koşulların gerçekleşmesi halinde sektörün daha pozitif gelişeceği ortadadır.
Türkiye’de artık düşük enflasyonlu bir ekonominin şartları oluşmaya başlıyor. Mal ve hizmet üretiminde yüksek talep ile birlikte batılı ekonomilerde yaşanan daha yüksek kalite ve servis standartları, düşük maliyet faktörlerini ön plana çıkarmaya başlayacaktır. Bunun için de klasik üretim tekniklerinin yerine, teknoloji yoğun makine ve ekipmanlara, vasıflı işgücüne yönlenme hızlanmaktadır/ hızlanacaktır. İşletmeler öncelikle mevcut insan kaynağını yeni yapıya adapte etmeyi arzularken eğitim dahil bir dizi yapılanma tekniklerini kullanmak ve bu çalışmalar için danışmanlıklar almak zorunda kalacaklardır.
Diğer yandan hazırlanan yeni ihale yasası kurumsal yapıya sahip ve uzun yıllar işini doğru yapmış işletmelere yönelik avantajlar sunmaktadır. Ayrıca ihalenin alınması da problemi çözmemektedir. Proje yönetimi ve sözleşme takibinden başlayarak, fizibilite, master planlama, ön araştırma, insan kaynakları yönetimi,kredi raporu düzenleme, teknoloji, malzeme ve teçhizat seçimi ve ihalesi, inşaat ve şantiye işletmeciliği, mesleki, teknik, mali ve idari denetim (Organizasyon denetimi) ile kurumsal yapılanma ve sonuçların bağımsız raporlama formatlarında üst yönetime iletilmesi gibi yakın zamana kadar hiç de üzerinde durulmayan uluslar arası kabul görmüş danışmanlık hizmetlerine ihtiyaç duyulmaktadır. O halde her işletmenin deneyim kazanmada profesyonel danışmanlıklardan yararlanma mecburiyeti vardır. Aksi halde beklediği büyümeyi gerçekleştirmede sorunlar yaşayacaktır.
Sektörün yasal statü ve ücret standardının belirlenerek, yetki ve sorumlulukların netleştirilmesi müşteriler için daha güvenli bir ortam yaratacak, olumsuz olaylarla karşılaşmak önlenebilecektir.
A.Baybars GÖĞEZ
ABG&RİSK DANIŞMANLIK
Sesini Duyur
Yorumlar















