''Eğer benliğinizi berraklık olmadan açacak olursanız titreşiminize uymayan enerjiler çekmeniz kolay olur. Böyle enerjilerin kötü olduğu anlamına gelmez bu; yalnızca titreşimsel niyetinizle uyum içinde titreşmedikleri anlamına gelir ki bu da elbette sizin tarafınızdan anlaşılmayabilir. Tavrınızda kararlı değilseniz enerjiler bütünleşmediği için karmaşa doğabilir. Düşünce biçimleri size takıldığında duygularınız deneyiminizin niteliğini belirler. Her zaman mutluluk içinde ve kusursuz bir şekilde hareket etmek çözüm değildir. Kendinize duygusal deneyimlerden geçme ve bunlardan ders alma izni verin. Tutunduğunuz karanlık ruh halleri ve enerjiler son derece büyük zorluklar yaratabilen alışkanlık ya da kalıplara dönüşür. Bizim verdiğimiz adla kozmik bir çekici, bütün niteliksiz enerjilere açık bir kapı haline gelebilirsiniz. İlk Yaratıcının her şeyde olduğunu bilgisiyle de bu gerçekten bir açmaz yaratabilir.

Kendinizi bir kapı, duygularınızı da siz diğer boyutlar için kapı bekçisi olduğunuz için bu zamanda Dünya düzlemine hangi tür enerjinin girmesine izin verildiğini belirleyen koruyucular olarak düşünün. Kendinizi sevmek zorundasınız, çünkü kendi içinizden ve bu gerçeklik içinde hareket etmektesiniz. İşgal ettiğiniz fiziksel beden sizin evinizin durağını temsil ediyor. Fiziksel bedeninizin bütün öyküsü sizi anlamlı olduğunuzun farkına vardığınız bu belli bilinç noktasına getirdi. Sınırlarınızı belirleyen, ''bu iyi geliyor, şu gelmiyor. Şuna peki, buna değil'' diyen sizsiniz. Kendinizi sevin ve yarattığınız ne

olursa olsun ruhsal büyümeniz için bir fırsat taşıdığına inanarak suçluluk duymaksızın hareket edin. ''

''Pleiades Öğretileri'' ile ilk karşılaşmam, 2 Kasım 2002. Yer; Tüyap Kitap Fuarı. Bunca okuduğum kitaba karşılık, hakkında birşey okumadan ve kimsenin tavsiyesi olmadan aldığım ilk ve tek kitap oldu. Yayınevinin standına yaklaştım başka birkaç kitaba baktıktan sonra Pleiades Öğretileri ni aldım ve ayrıldım ordan. Eve geldim iki günde iki cilt de bitti. Sonralarda defalarca okuduğum bu yapıt, başucu kitabım oldu, tüm sorularıma karşılık gelen bir yaşam bilgisi kaynağı. . . Ve ayırdına o zaman vardığım; her insan için farklı bilgiler oldu gerçeğiydi. Herkes potansiyeline ve deneyimlerine göre hazır olduğu bilgiyi ediniyordu. Biri için gerekli ve doğru olan bilgi, bir başkası doğru olmayabiliyordu.

Karşıtlık ya da diğer bir deyişle kutuplaşma, bu boyuttaki yaşamın oluş bilgisi ve zorunluluğudur. Tüm kutuplaşmaların kaynağında BİR vardır, varolan herşey tek bir ana kaynağa bağlı. Yaşanılan tüm zıtlıkların ve çatışmaların hizmet ettiği birşey var; bu yolculukta gerekli olan evrimleşmeyi sağlamak ve yükselmek. Aradaki perdeleri kaldırarak, çok boyutlu benliğimizin bilgisini yeniden keşfetmek.

Yaşamın bugüne dek size gösterilen tek boyutlu gerçekliğinden çıkın, diğer yüzleriyle tanışmaya hazır hissedin. Her yanıyla olağanüstü biçimde detaylandırılmış olan yaşam; farklı, özgür ve önyargılardan arınmış deneyimlerinizle zenginleştirilmeyi hakediyor. Yaşadığınız her An'ın tadına varın, burası sınırsız olasılıklarla donatılmış bir Oyun Alanı ve yaşam Şimdi'de geçen mucizevi bir serüvendir.
(Alıntılar; Ve Ötesi Yayınevi - Pleiades Öğretileri / Barbara Marciniak)