Herkesin rastladığı Türkçe katliamına artık herkes seferber olmuş ve dur demeye çalışıyor. Peki ya durduramıyor ve hatta savaştığı şeyi kendi iç benliğinde bir yerlere saklayıp zamanı geldiğinde kullanıyorsa?
Türkçe yerine türkche, selam yerine slm, nasılsın? yerine nbr?, iyiyim teşekkür ederim yerine ii, seni sormalı yerine u kullananları gördük. Bunun için savaştık. Peki ya bazı zamanlar elimiz bu tür şeylere gitmedi mi? Bazı yerlerde haytalaşmayı, çocuksulaşmayı bu tür kelime sıfatı taşıyan anlamsız ibarelerde bulmadık mı?
Zamanın büyük evliyalarından birisine bir ana, baba evladını götürmüş ve her zaman bal yediğinden şikayet etmiştir. Evliya bu ana babaya çocuklarını kırk gün sonra getirmelerini istemiş ve göndermiştir. Kırk gün sonra çocuk geldiğinde evliya bu çocuğu kucağına almış ve "Artık bal yeme evladım." demiş aileyi geri göndermiştir. Bu duruma şaşan anne ve baba evliyanın yanına gidip bu yaptığının anlamını sormuşlardır. Evliya demiş ki:
"Eğer ki benim yaptığım bir şeyi çocuğa yapma deseydim benim sözümü tutmazdı. Yediğiniz içtiğiniz şeyler vücudunuzdan kırk gün sonra tamamen çıkar. Eğer benim vücudumda bir bal zerresi bile olsaydı çocuk beni dinlemez ve yine bal yemeye devam ederdi." demiş ve aileyi göndermiş.
Eve giden aile çocuklarının önüne bir çanak bal sürmüşler ve yemek istiyorsa yiyebileceğini söylemişler. Çocuk ne ekmeğe ne bala elini bile sürmemiş.
Peki ya bizler? Bu yozlaşmış internet Türkçesi'yle konuşurken nasıl olur da bir başkalarına yapma etme diyebiliriz ki? Bunun için çok uğraştım ve ben artık düzgün bir şekilde yazışabiliyorum. Şu sıralar arada bir kardeşimi de uyarıyorum, dışardaki birisine hayır dediğim zaman ne bende ne de çevremde böyle bir kusur bulabilsin değil mi?
Buraya yazmış olduğum bu nacizâne yazıda hiç bir zaman silme tuşuna basmadım.
Saygılarımla.