1993-1996 yıllarında ODTÜ Felsefe bölümüne devam ettim. 2004 ten bu yana alternatif enerjilerle ilgileniyorum, reiki master'ım. İlgi alanlarım; yazmak, fotoğraf, ezoterizm, sinema, sembolizm, kayıp uygarlıklar... Sınırsız olasılıklarla dolu bir yaşamda; yalnızca denenmiş yollardan ( denenip denenmediği bile meçhuldür çoğunun, efsaneleşerek gelenlerle birlikte) geçmek, yaşama yapılan bir haksızlık değil midir? Yaşam daralır, siz daralırsınız…Önyargılarınız ve korkularla tetiklenen her daim taze ve sağlam tutulan rahatta olma isteğinin yarattığı kontrol; sizi etkin değil edilgen yapar. Size verileni yaşar, gerisine bakmazsınız. Dev kontrol mekanizmaları; bu kadar sıkıştırmanın sonsuza dek süremeyeceğinin bilincinde olduklarından, sizinle direkt bağlantısı olmayan yapay kurgular üreterek, hem bu yoldan güçlerine güç katarlar hem de yaşamdaki bu davranış tarzınızın devamlılığını sağlarlar. Eksiklik duygunuza karşın alışverişlerle, öfkenizi azaltmak ve deşarj olmanız için yapay siyasi gündemler ve futbol takımlarıyla, acıma ve merhamet duygunuzu, beyninizi ve ruhunuzu boşaltan televizyon programlarıyla, enerjinizi çekmek için bürokratik engellerle, korkularınızı büyütmek için yasalarıyla galip gelir. Yokolmanızı değil, güçsüzleşmenizi hedeflerler. İdeal olan; onların sizden yararlanacağı dereceye kadar; sorgulamaktan uzak, neden yaşadığını unutmuş dolap beygiri gibi dönen, içgüdüsel bir yaşam süren kimlik-(siz)-ler yaratmaktır. Aniden öfkelenir, aniden sevinirsiniz neden yokken… Bu duygu değişimlerinizle çoğu sektör hayat bulur, gelişir, devleşir. Böylece insan gibi yaşamak dışında başka bir form oluşur; kurum-etkin yeni hayat…Çerçevesi belli, bol etiketli, farksız, renksiz, tahmin edilebilir şaşırtmazlıkta standart, bağımlı…Yeryüzü belki de çok uzun süredir, etkisizleştirilmiş insan hayatlarının sürdüğü dev bir laboratuar, gücünün hiçbir şeye yetmeyeceğine inandırılmış insanların hayatları. Yaşamının neye hizmet ettiğini bilmeyen, merak da etmeyen, sadece ayakta kalmasına yetecek şeylerin peşinde…
Yaşam; zengin olmayı değil paylaşabilir düzeyde olmayı, hazırı almak yerine üretebilmeyi, savaşı silmeyi değil sadece kendimizle yapabilir olmayı, değerlendirmeleri; doğuştan ya da sonradan edinilmiş etiketlerin yerine, yararlılık ve işlevsel olma bazında yapabilmeyi öğrenmeyi gerektirir. Orman kanunlarının insana uyarlanmış daha detay ve inceltilmiş halini yaşayacaksak, ilk halimize dönmemiz bizim için daha az karmaşık, basit ve doğal olurdu. Gücünüzü, kendinizden başka kimseye ve hiçbir şeye vermeyin.