Varoluş Biçimleri
- Yazan Mutlu Taflan Eyel
- Yayın Tarihi 07/17/2007
- Diğer
-
Değerlendirme:




Mutlu Taflan Eyel
1993-1996 yıllarında ODTÜ Felsefe bölümüne devam ettim. 2004 ten bu yana alternatif enerjilerle ilgileniyorum, reiki master'ım. İlgi alanlarım; yazmak, fotoğraf, ezoterizm, sinema, sembolizm, kayıp uygarlıklar...
Mutlu Taflan Eyel tarafından yazılmış tüm yazılarBir haberin düşündürdükleri...
Bir haber… Haberi hazırlayan kişiye göre olay; zavallı Afrika hayvanlarının bile şu andaki sıcaklara dayanamadığı üzerine…detaylarda da onları sulayan görevlilerin görüntüleri var. O arada tek başına başka bir haber olabilecek bir durum haiz oldu., habercinin dikkatine nail olamayan bir durum...Bir zürafa, başındaki takke ile hacca gitmiş olduğuna kanaat getirebileceğimiz yaşlı bir adam…Baktı ve dedi ki: Boyu ne uzun, kafası ne küçük ve bacakları da büyük…Yanlış yazmadım, bacaklarını uzun değil, büyük buldu. Aklımın şaşkınlığımla uyuşamayıp, varolan durumların eşleştirmelerine dair bir sonuç çıkarmayı beceremediği durumun oluşmasına neden olan soru cümlesi geldi ardından; ‘’ Bunun eti yenir mi?’’
Bu kadarı da olur mu dediğim her defasında, ‘’evet, oluyor, hep oluyor’’ durumunun çok sıkça tekrar ettiği coğrafyanın genlere olan etkisini düşünüyorum; doğuştan mı, yoksa sonradan çevre etkisiyle mi beslenip büyütülür bu haller? Nasıl olduğuna dair sağlam seçenekler sunamasam da, bu münferit oluşumların çıktığı ana kapıyı buldum. Şimdi genellememi yapabilirim. Türk insanı için, varolan bir ş
Araçlar, amaçların yerine geçerken; cepler ve karınlar fazlasıyla dolsa da, kaybedilen ruhlar da için de çözümler hazır nasılsa; dünya kurgusunu ne üzerine kurarsa insan, başka dünyaları da öyle algılar, geçişlerini de onun üzerinden yaşayabilir. Artık geriye yalnızca biçim kalmıştır anlamından soyutlanmış, ruhsal boyut da – maneviyatla adlandırılır birilerince - inanç kurallarıyla halledilebilir nasılsa…Dünyayı cennetten fersahlarca öteye atan belki de; amaca giden her yolun mübah olmadığı gerçeğinin unutulmuş olmasıdır. Biçimlere adanan yaşamların içgüdüselden öteye gidemeyen varoluşlarına karşılık, sayısalda azınlık - varoluş düzleminde başka yoğunluklar da varolduğunu bilmek, ilkinin inkar edilemez ağırlığına karşı alternatif bir panzehir… sizce ne olacak, ilkinin kapsama alanını daraltabilir mi birgün ikincisinin varoluş alanları….
Sesini Duyur
Yorumlar



