Dünya Biziz
- Yazan Sinan Devrim
- Yayın Tarihi 07/22/2007
- İlişkiler
- Henüz Değerlendirilmedi
Dünya Biziz
İlişkiyi anlayıp çözmeden, her türlü ideolojik hareket, çatışmayı besler.
Hangi ideoloji olursa olsun, ideolojiye uygun hareket etmek daha baştan hareketi engeller
ve ideolojiye dayalı hareket insanlar arasındaki ilişkinin anlaşılmasını önler, ilişkiye zarar verir İlişkinin anlaşılmadığı anlar, çatışma-savaş getirir. İlişki; temas, bağ demektir. İnsanlar; belli ideoloji çevresinde toplandığında, o bağ bölünür ve her grup, karşıt grubu besler,bizse sorunlara fikir adını verdigimiz sonuclarla yaklaşırız.
Fakat fikir, söze dökülmüş düşüncedir, kelime-sözcük- imge olmadan düşünce olmaz, düşünce de koşullanma olmuş belleğin eski deneyimini yansıtır, bu da geçmişe aittir.
Geçmişe ait şimdiyi gölgeler, her fikir insanları ayırır durur
Dünyada felaketler arttıkça, biz bu ideolojilere sığınır,
sorunun çözüleceğini sanırız ama bunlar barışı sağlamaz.
Barış, ancak biz ve başkası arasındaki kavga-sorun bittiğinde gerçekleşebilir.
Bizim en büyük sorunumuz bu, ilişkidir ilişkiyi anlamak için ideolojiden, önyargıdan kendimizi başkasından soyutlamadan arınarak, ilişkiye yaklaşmalıyız.
Sorunu, geçmiş deneyimine yaklaşarak çözemeyiz.
Her sorun yenidir, geçmişin deneyimiyle önyargısıyla yak
sorunun çözülmesini önleyeyecektir. Birbirimize nasıl davranacağımızı bilmezsek, savaşı besleyen nedenleri üretiriz, dünya sorunu da bizim sorunumuzdur, sizin sorununuzdur, siz biz onlar dünyayız, umut biziz. Belli bir çevrede dünyadaki krizi sorgulayabilirsiniz ama yapabileceğinize inanmazsınız,
var olan kavga, sizin bir başkasının yarattığı geçmişin sonucudur.
Dünya sizsiniz, siz köklü bir değişim geçirmeden, dünyanın dönüşümü olanaksızdır.
Bireyin dönüşüm geçirmediği her devrim, daha fazla çatışma ve felaket yaratacaktır.
Ortak gereksinime dayalı ilişki her zaman çatışma yaratır; birbirimizle, bir amaç bir beklenti içinde olduğumuz her yakınlaşma, korku oluşturur, mutluluk getirmez.
Bedenen ve ruhen gereksinimlere dayanan toplum yapısı, kargaşayı besler ve birbirimizle beklenti içinde yasadığımız şey, ilişki değildir.
Ben ve siz gereksinimlere dayanmayan bir ilişki yaşarsak, köklü bir dönüşüm olabilir.
Önemli olan başkasıyla ilişkimizi anlamaktır; her türlü ideolojiye dayalı fikir, insanı aracı olarak tutar;
iç her zaman dışa baskın çıkar ve her türlü ideoloji gelip geçer biter.
İlişkimizin doğasını birey olarak anladığımızda, en büyük devrim gerçekleşir, o ne soyutlanma ne de arzu edilebilecek birşey değil, deneyimlenecek bir gerçeklik olur.