ayna size ne gösterirse oyum Çoğumuz her şeyi kontrol edebileceğimizi sanıyoruz, sevgiyi bile… Belli şeyleri belli bir yere kadar kontrol altına alabiliriz fakat mutlak kontrolü elimize alamayız, oluruna bırakmalıyız. Bu oluruna bırakma, ne pasiflik ne de hiç bir şeyden rahatsızlık duymamamız değildir. Bu varoluşun zekâsına güvenmektir. Çoğumuz, çevremizde sevdiklerimizin güvenilmez olduğunu görmüşüz, bize karşı bu davranışları sevgiyle karıştırıp sevginin güvenilmez olduğu sonucuna varmışızdır. Ve kalbimizin kırılmaya başlamasından korkmuşuzdur fakat zaten kalbimiz kırıktır. Burada şöyle bir ironi vardır; insanlar, kırık kalpten sakınmak için, kırık bir kalp gibi yaşamaktadır. Bu öz, sevginin reddidir.
Burada dikkat ettiğim başka bir mevzu da, bazıları öyle bir alma verme stratejisi geliştirmiş ki, sevgide bile verirken, hep göz ucuyla karşılık bekliyorlar. Ve her bekleyişte olduğu gibi üzülüyorlar, sevgi değil koşullu paylaşım yasıyorlar oysa yüzlerce kez kırılacak kalp olmaktan korkmadığınız zaman gerçek sevgi ortaya çıkar. Ve o kaynak sizin içinizdedir, kanmak için uğraşmaktan vazgeçtiğiniz zaman, belki acı çekeceksiniz fakat bir o kadar da mutlu olacaksınız. Bu, zihnin bir paradoksudur. Kendinize ihanet etmeyin, bırakın sevgi öğretmeniniz olsun, tüm dünyaya aksın.