Sesini Duyur: online gazete - http://www.binbirfikir.com
Değişken Hava ve Sağlığımız
http://www.binbirfikir.com/articles/615/1/DeAiAken-Hava-ve-SaAlAAAmAz/Sayfa1.html
Bilal Karabulut
Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Y.O. (Lisans) mezunu. Ankara Opera Sürücü Kursu ortağı, İlkyardım, Trafik ve Çevre Bilgisi Öğretmeni, Mengen.gen sitesi ve Şoför Dünyası Dergisi köşe yazarı, Hürriyet Ankara Gazetesi Gönüllü Muhabiri,Ankara Adalet Komisyonu trafik kazaları yeminli bilirkişisi . http://bilalk14.blogcu.com/ 
Yazan Bilal Karabulut
Yayın tarihi 07/29/2007
 
İklim ve mevsimlerin sağlığımız üzerinde etkileri olduğu bilimsel araştırmalarla ispatlanmıştır. Değişen ve değişken havalar insan biyoritmini olumsuz etkilemektedir.

Değişken Hava ve Sağlığımız

19. yüzyılın sonlarında başlayan ve günümüzde etkisini iyice hissettiren sıcaklık artışı yurdumuzu da tehdit etmeye başlamıştır. Küresel ısınma olarak da gündemimizin en önemli maddesi haline gelmiştir. Fakat bu sorun ile birlikte değişken hava koşulları çoğunlukla dikkatlerden kaçmaktadır. Yaz ortasında mevsim normallerinin çok üstünde gerçekleşen sıcaklıklar aniden düşmekte, kış aylarında ise çok soğuk ve kurak geçen günlerde ani yükselen sıcaklıklar nedeniyle sağlık sorunları yaşamaktayız. İşte bu değişken hava koşullarına uygun giyinmez ve beslenmemize dikkat etmezsek, bazı hastalıkları ve olumsuzlukları yaşamamız kaçınılmaz olur.    

İklim ve mevsimlerin sağlığımız üzerinde etkileri olduğu bilimsel araştırmalarla ispatlanmıştır. Değişen ve değişken havalar insan biyoritmini olumsuz etkilemektedir. Pozitif ve negatif yüklü iyonların dengesiz taşınması, havadaki elektrik yükünün artmasına, insan sağlığının ve psikolojisinin bozulmasına neden olmaktadır.

Havadaki elektrik yükü hava kirliliği, sanayi atıkları ve trafik yoğunluğunun çok olduğu büyük kentlerde daha fazla olmaktadır. Aşırı sıcaklar, yağan yağmur, ani çıkan soğuklar, şimşekler; bazen rehavet, bazen gerginlik, çoğunlukla strese neden olarak, mevcut birçok hastalığı negatif etkiler. Karşılaşacağımız olumsuzluklar doğru beslenme, giyim tarzına dikkat, yeterli uyku ve düzenli egzersizle önlenebilir. Ama aylarca süren yorgunluk, bitkinlik, dinlenememe, eklem ağrıları ve stres için kronikleşmekten söz edilebilir.

Beslenmedeki bilinçsizlik ve düzensizlik önlenmelidir. Örneğin vitamin ve mineral ihtiyacımız bu dönmemde daha fazladır. Bağışıklık sistemimizin güçlendirilmesi için vitamin desteğine ihtiyaç vardır. Özellikle C vitamini bakımından zengin kuşburnu, sivri biber, maydanoz, limon, portakal v.b. gıdaları taze olarak ve çokça tüketmeliyiz. Yine dağ meyveleri toplamalı yemeli, bitki çayları yapıp içmeliyiz. Yurdumuz çok zengin bir bitki yapısına sahiptir. Papatya, ıhlamur, kuşburnu, böğürtlen, kızılcık (kiren), dağ çileği, frambuaz (ağaç çileği), at kuyruğu, ceviz, fındık, ısırgan, yabani nane, ardıç bolca ve ekolojik yapısı bozulmamış olarak bulunmaktadır. Ben de doğum yerim Mengen’e her gidişimde mevsimine göre bu şifalı bitkilerden toplar, soframdan eksik etmem. Ayrıca öğünlere dikkat etmeli, kahvaltıyı ihmal etmemeliyiz. Gün içinde lazım olacak enerji kuvvetli bir kahvaltı ile sağlanabilir. Kahvaltıda bal, böğürtlen ya da kızılcık reçeli özellikle tercih edilmelidir. Öğlen ve akşam öğünlerinde sebze yemekleri bulundurulmalı,  çok yemekten kaçınılmalıdır.

Bu mevsimler de giyinişte önemlidir. Pamuklu ve keten türü, açık renk ve dar olmayan kıyafetler tercih edilmelidir. Kızlarımızın göbek açık modelleri giymemeleri gerekmektedir. Hava sirkülâsyonunun çok olduğu bu günlerde, sıcak ve rüzgâr etkisiyle idrar yolları ve böbrek hastalıklarının ortaya çıkması kaçınılmaz olur. Ayrıca sık sık kıyafet değiştirilmeli terden bakteri ve mantar oluşmasının önüne geçilmelidir.

Uykumuz düzenli olmalı, geceleri hafif gıdalar alınarak rahat uyku için zemin hazırlanmalıdır. Yetersiz uyku kadar, çok uyumakta zararlıdır. Kesinlikle çok uyku, iyi bir dinlenme şekli değildir. Ayrıca güneş doğarken ve batarken 45 dakikalık sürede uyumak dinlendirici değildir. Kendimizi daha yorgun, daha bitkin hissetmemize neden olur. Öğlen bir saat uyumak çok faydalıdır.

Günlük hareket egzersizlerini düzeli olarak yapmalıyız. Özellikle uzun yürüyüşler tercih edilmelidir. Sabah gün doğarken en uygun zamandır. Bunun yanında bel, boyun, karın kaslarını çalıştıran küçük egzersizlerde unutulmamalıdır.      

Manevi hayat, dua, inanç ve ibadet de psikolojik olarak rahatlamamıza, deşarj olmamıza yardımcı olur. Sağlıklı bir bünye için, sağlam bir ruhsal yapı lazımdır.

Mutlu ve huzurlu bir aile ortamı sağlanmalıdır. Karşılıklı güvene, sevgi ve saygıya dayalı ilişkiler, kişinin yaşama sevincini artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir. Haftalık ve yıllık tatilleri ailesi ile ve mümkün ise memleketinde geçirmek, hem oksijen hem de moral depolamamıza sebep olur. Ailenize zaman ayırın!

Su en güzel, en faydalı ilaçtır. Her zaman, ama özellikle bu günlerde bol bol su için. Sıcakların bastırdığı bu günlerde aşırı ter ile su ve tuz kaybı sıcak bitkinliğine yol açabilir dikkat! Eğer aşırı terleme, baş ağrısı, baş dönmesi, soğuk ve nemli cilt, halsizlik, bitkinlik, hızlı ve zayıf nabız ve şok belirtileri varsa bunlar sıcak bitkinliği belirtileridir. Bu durumda kişiyi serin bir yere almak, sıkı giysileri gevşetmek, fazlalıkları çıkartmak, şuuru yerindeyse ağızdan su, tuz solüsyonu veya tuzlu ayran içirmek; şoka girmişse sırtüstü yatırıp, baş yana çevrili, ayakları 25–30 cm yukarıda olacak şekilde hemen sağlık kuruluşuna götürmek gereklidir. 

İklimlerdeki bu değişikliklerin, değişkenliğin ve sıcaklığın en önemli nedeninin insan hatalarından, yanlışlarından kaynaklandığı bilinmektedir. Bugün rahat ve konforlu yaşamak için, ya da daha çok kazanmak için sorumsuzca çevreye zarar verdiğimizde hemen tokat gibi cevap gelmektedir. Ama hemen bu yanlıştan vazgeçmezsek, bizden sonraki nesil çok daha vahim sıkıntılar çekecektir.