1974 İstanbul doğumluyum. İstanbul Üniversitesi, Avrupa Topluluğu Bölümü ve Anadolu Üniversitesi, Yönetim ve Organizasyon Bölümü Mezunuyum. 1994 yılından beri profesyonel çalışma hayatındayım. Özellikle Kurumsal Satış ve Bayi Satışı konularında 10 yılın üzerinde deneyime sahibim. Yerel bir gazetede, kısa bir süre için köşe yazarlığı yaptım. Yine özel bir dergide muhtelif yazılarım yayınlandı. Halen fantastik bir roman üzerinde çalışmaktayım. Satış yapan bir insanın, önce kendisini satması gerektiği söylenir. Kendini satmak, satışçı dilinde "Alıcının satıcıya güvenmeye başlaması" demektir. Bir satışçıya güvenmeye başlayan bir alıcı, onun sunduğu ürünlere de güvenir.
Bir alıcıya güven vermenin değişik yolları vardır. Herşeyden önce satışçı sattığı ürüne tamamen hakim olduğunu hissettirmelidir. Satışçı kılığı, kıyafeti ile kurumsal bir firmada çalıştığını göstermelidir. Ve en önemlisi gereksiz yalanlar söylememelidir.
Bazı satışçılar kendilerinin ne kadar iyi bir satışçı olduklarını sık sık vurgularlar. Amaçları kendilerini ön plana çıkarmak ve diğer satışçılara yöneticiler ve müşteriler önünde üstünlük sağlamaktır. Oysa kendisinin çok iyi bir satışçı olduğunu iddia eden bir satışçı, satışın en temel kuralını bilmiyor demektir.
Müşteriler genellikle satışçılara kuşku ile yaklaşırlar. Çünkü biraz bilinçli bir müşteri, bir satışçının, ürününü satabilmek için, bazen abartmalar, bazen bilgi saklamalar yapabileceğini bilir. Satışçıların asıl görevi satmaktır ve özellikle hırslı olan satışçılar, bunun için herşeyi dener.
İşte bu yüzden, kendisinin çok iyi bir satışçı olduğunu, sık sık vurgulayan bir satışçı, hırsını ortaya koyar ve müşteriyi daha çok ürkütür. Yani kendi ayağına bir kurşun sıkar. Karşısında hırslı bir satışçı olduğunu bilen müşteri, ürünü daha iyi inceler ve hata yapmamak için daha zor karar verir.
Bu sebeple "Ben dünyanın en iyi satışçısıyım" diyen biri büyük bir yanlış yapıyor demektir.
Öte yandan bazı satışçılar, müşterileri tarafından "iyi" olarak tanımlanır. Bu iyi bir şeydir. Bir müşterinin, bir satışçıya "iyi" demesi ona güvendiğini gösterir. Bunun müşteriler arasında yayılması ise, satışçının işlerini oldukça kolaylaştırır.
Bir de amirleri ve arkadaşları tarafından "iyi" olarak tanımlanan satışçılar vardır. Böyle tanımlanan bir satışçı ya gerçekten çok iyi işler başarmıştır, ya da kendi reklamını iyi yapmıştır. Ancak bu tip bir tanımlamanın satışa etkisi olmaz.
Kısaca bir satışçının ne kadar iyi olduğu, ancak başkaları tarafından söylendiğinde bir anlam kazanır. Etrafta "Ben Dünya'nın en iyi satışçısıyım" diye gezenler, patlayacak bir balonu şişirmekten başka bir şey yapmazlar.