Dünyaya geldikten sonra önce bizi ailemiz karşılar sonra o ailenin içinde bulunduğu sosyal çevre ve o sosyal çevrenin ait olduğu katman bize cee der.

Biz bu çevrenin içinde gördüklerimizle yoğruluruz sonrada hayatın getirdiği diger etmenlerle yoğrulur ve hayatımızı yaşarız.

35 yaşındayım ve kendi çevremdeki olan biteni  2 aylıktan itibaren gözlemliyorum.Aynı hayatımız gibi ilişkilerimizde değişiyor.
Gözlemlediğim ise  dünyamızın eskiye nazaran insanların kendi çıkarlarını daha fazla düşündüğü  bir dünyaya ,eşinin isteklerini ve zevklerini ikinci plana ittiği ve daha çok kendini düşündüğü bir dünyaya dönüştüğüdür.
Aslında ruhumuz çok basit bir olgu üstüne ku

rulmuş.Karşılıksız ilgi görmek,beğenilmek ve emek verilmeyi istemek.bu olgu hayatta hepimizi en mutlu eden şey.
Bunu kime gösterirsek o kişi bize daha çok yakınlaşır.Bunu kime göstermezsek o bizden uzaklaşır.
Erkek veya Kadın olarak bir tarafı suçlamak yerine iki tarafta birbirlerni emek vermek için çaba sarfetmelidir.
Bir taraf sarfedip diger taraf sarfetmiyorsa sonuna kadar mücadele etmelidir.
iki tarafta gözlerini açıpta görmelidir.İkimizde birbirimize destek için varız.Önce ben demek ikimizde mutsuz eder.
Evlilerin ve sevgili olanların önce birbirlerine ve dünyaya sevgiyle bakmalarını işlerini uğraşlarını ikinci plana koymaları onları daha mutlu edecektir.

Bencillik önce çok tatlıdır ama sonra acısı her iki tarafıda mutsuz  eder.