Sesini Duyur: online gazete - http://www.binbirfikir.com
Fare
http://www.binbirfikir.com/articles/668/1/Fare/Sayfa1.html
Ömer Ergin
 
Yazan Ömer Ergin
Yayın tarihi 08/9/2007
 
Silahımı kuşandım. Şimdi av zamanı. Ne denizin sesini duyabiliyorum ne de bulutsuz gökyüzünün parlak güneşini görebiliyorum. Şimdi ticaret zamanı. Alınanların bedelleri ödenmeli.

Yiğit Bizans'ın Güzelleri...
"Ben bir kelebeğim, yarın öleceğim, emanettir kanatlarım, çırılçıplak gömüleceğim."
Sevdim bu sözü. Arabadan inmek vakti geldi. Şimdi kuru ve yavan bir toprak parçasındayım. Ovada aradığım hayvanların hiç bir suçu yok. Zarar görme tehlikesi duymadan zarar vermeye başlıyorum. Sahili gören evim aklımda. Ağaçların arasından görüyorum denizi silahımın ucunda. İçimde parlayan beyaz ışığı hissediyorum. Ölümü hissetmek kadar hoşuma gidebileceğini düşündüğüm hiç bir şey yok. Bir yılan.
Çırılçıplağım. arkadaşlarım diye bildiğim üzerimdeki süslü mücevherleri bıraktım bir kenara. Ve sevgilimi; üstümdeki tek elbiseyi. Şimdi çırılçıplak ve beyaz bir vücutla koskocaman topraklardayım.
Kıskanılıyorum yer yüzü tarafından. Karşımda sadece yaratanım var. Ve ona hediye olması dileğiyle şeytani gülüşlerime bindirerek yolluyorum avlarımın ruhlarını.

"Yapma, dokunma, kim dokunduysa sana ona git, nerde unuttuysan beni orda kal."
Bir vücut arıyorum. İsyanlarımı bedenine şırınga edebileceğim. Çırılçıplak bir kadın. Nefretimi kusabileceğim. Aşkımın küllerinden doğan bir nefret. Yılların tüketemediği en korkulası ve lanetlerin en büyüğünü taşıyan. Bütün kadınlara armağan ettiğim bir nefret. Çırılçıplak bir kadın arıyorum nefretimi bedenine şırınga edebileceğim.

Güç!
İlahi kudret ellerimde şekillenen. Ne ateş ne bir sis tabakası. ne siyah ne kırmızı. Herşeyi içinde saklayan bir kudret istiyorum. Pembe, tozlu, yakıcı, bir ömür bedenin saklayıp her geçen gün insanı eritebilecek bir kudret. Ellerimin içinde bir küre misali. Bir kudret istiyorum düşüncelerin safça karşımda gözükeceği, beyni en ufak zerresine kadar darmadağın edebileceği. Bir yüz istiyorum bebeksi ve yakışıklı. Her görenin Musa misali çarpılabileceği.

"Erkek sevmez bağlanır, kadın sever bağlanmaz."
Herşeyi en ufak detayına kadar anlatabilecek tek cümle. Erkeğin sadâkatini ve kadının ne kadar maymun iştahlı olabileceğini gösteren. Tek gece bile aşık olabilen dişi varlık ve bir ömür boyu sesini çıkarmadan dayanabilen bir erkek.

İçimde içime sığmayan bir nefret topu var. Yakınlarımda dolaşanların tüylerinin diken diken olduğu. Hiç bir şey sormadan söylemeden, bana bakıp yüzümdeki ifadeyi görmeden hissedebildiği bir nefret parçası.
İçimde çıkarmadığım bir göz yaşı var. Gerektiğinde kullanacağım silahımın kurşunları misali gizli saklı bir köşede tuttuğum.
Hala bende kalması için savaştığım bir aklım, O'nu tekrar gördüğümde kullanacağım ve daha iyi işlev görsün diye nasırlaştırmaya çalıştığım iki elim var.

Çekik gözlü, dolgun dudaklı, güldüğünde etrafta pembe rüya tozlarının dolaştığı ve seni hayallere götüren görünmez bir şeyler, adımı söylediğinde duyabileceğim en güzel melodi, ellerimi tuttuğunda hissedebileceğim en tatlı sıcaklık ve zarar vermek istemeyen hassas dokunuşlar.

Aşk bende hayat boyu bir tane olan tek şey. Safça sorgusuz sualsiz verdiğim aşkımı koruyamadım. Defalarca özür diliyorum. Şimdi toprağının başında ağlıyor ve intikamını alacağıma yeminler ediyorum. Akmayan yaşlarım seslerime katıyorum ve avazım çıktığı kadar hıçkırıyorum. Yeşil bir tepenin üstünde tepedeki tek ağacın altında ve serin yellerin eski bir yerde geri dönemeyeceği bir tatile çıkardım kalbimi.

Şimdi dolunayda o tepede durup yapılanları seyrediyorum ve nefretimi her gün daha da besliyor her gün güçlenmesi için elimden geleni yapıyorum. Benim olan tek şeyi elimden almaları adil değil ve adaleti getirecek tek kişi benim.

Nefretim ellerimde, ve gücüm yüreğimde, hislerim bana yol gösteren birer rehber adeta. Hazırım, hayattayım, kalbimi çıkardım ve oraya dondurduğum gözyaşlarımı koydum. Her atışında aklımdaki kini besliyor ve bir hayvan gibi azdırıyor.