Kabul etmemizi isteyen anonsların gürültüsünde
Yırtılan dudaklarımıza banıyoruz yaşlarımızı
“fena halde sıkılıyoruz” ıstırap duyduğumuza da fena halde sinirlenip
“gitmeyi bir teselli dokunuşuna” yeğ tutmayı hazmedemiyoruz.
Buradaki çoğulluğun inkârıdır, aslında yüklem imleri
Aldan al
Al ortalama aşlarını
Al güzergâhını
Al son kalem ucunu
Al “eve dönme özlemini”
Al! Usta işi beceriksizliğini,
Ama sıranda ha! “her yere dönen sesler ve sözler”
Sınırlarını yitiren ses, yavaş yavaş azalan söz
İlk okumalarının serzenişleri gelir us kapısına
Der ki; hayat
Yaratıcılık, aşk ve oyundur.
Aha buyur işte! Kendini gerçekleştirme
İletişim, aşk, oyun, katılım, aşktaki yaratıcılık / haz
Öznellik / benlik ve
Aldan aldan al ağırdan
Sana bir armağan
Deme burjuva saçmalık
Armağan ki proletaryanın soylulardan aldığı miras
Belli orda asmışsın okumalarını
Ama
De sen ne işine yarıyorsa bu demeler
Ve koca bir sabah sofrası ancak bu kadarını taşır
Ve bir öğle sonrasıdır
Cümle âlem hayat meşgalesinde
Bir kuş yuvasını gözüne kestiren
Bir kedinin
Bir hikâyesi zuhur etmektedir
Bir öğle sonrasıdır
Ve cebindedir dikkat et birilerin elleri cebinde ve
Âdemden sonra
Havvanın döneminden kaçmış
Bir çift
Evlere bakıp arayışlarına ahenk bulma telaşındadırlar

Vakit öğle sonrasıdır
Dünya dönmektedir
Bir kuş yuvasının akıbeti
Bir kedinin haylazlığına bakmaktadır
Bir âdem bir Havva vakti akşam etmişlerdir
Hayatı anıya çevirmişler dönen dünyanın teklemesine
“âmin !” etmektedirler, vakit öğle sonrasıdır
Buraların
Akşam ekmekleri yoldadır
Bu bellidir...
Ah kuşlar acımı unuttum…