Amishler ve Bir Partimiz!
- Yazan Naif Karabatak
- Yayın Tarihi 08/19/2007
- Yaşam
-
Değerlendirme:




Naif Karabatak
30 Ocak 1964 Adıyaman doğumluyum. Gazeteciliğe 1979 yılında başladım. Çeşitli Gazete ve dergilerin Adıyaman temsilciliğini yaptım. 7 yıldır yerel, ulusal ve internet sitelerinde yazarlık yapıyorum. Birçok mahlas isimle de köşe yazarlığım devam ediyor. “Cenk Gülen” mahlasıyla “Bir Deli’nin Not Defteri” diye mizahi yazılar yazdım. Bu yazılarımı “Emmi Hortumu Taksana!” adıyla kitaplaştırdım.
Naif Karabatak tarafından yazılmış tüm yazılarAmishler ve Bir Partimiz!
Dünyada çok ilginç topluluklar var. İlginç toplulukların çoğunluğunun “medeni” ülkelerde ortaya çıkması daha da ilginç aslında.
İlginç tarikatlar, ilginç guruplar, ilginç kabileler, akıl almaz inanışları olanlar ve daha neler neler…
Bunların çoğunluğunun Ortadoğu’da değil, Amerika ve Avrupa’da ortaya çıkması çok ilginç geliyor bana.
Bunlardan birisi de uzun zamandır haberdar olduğum ama sürekli izleyemediğim Amerika’daki Amish (Amiş okunuyor) toplumu…
Amishler, teknolojiye direnen ve asla teknolojiyi kullanmayan bir toplum. Mesela bu toplumun yaşadığı yere elektrik çekmek, telefon hattı döşemek yasak. Çünkü Amisler bütün bunları kullanmıyor.
Daha da ilginci bu topluluk, ABD hükümet otoritesini kabul etmiyor, vergi vermiyor, askerlik yapmıyor ve sosyal güvenlik dahil, hükümetin hiçbir yardımını kabul etmiyorlar. Hiç kimsede “kıyamet kopmuş” gibi davranmıyor, inanışlarına saygı gösteriyor.
Amishler, Hıristiyanlığın anabaptist koluna mensuplarmış.
Amerika’da Amishlerin yaşantılarına, yasaklarına, kabullerine hiç kimse “irticaa” diye bağırmıyor, saygı da görüyorlarmış…
Merak ediyorsanız sayılarını da söyleyeyim de, üç-beş kişi olduklarını sanmayın; Amishler, tam tamına 200 bin nüfusa sahip…
Tarım toplumu olan Amishler, traktör gibi teknolojik aletler yerine pulluğu tercih ediyorlar.
Berber, Amishlerin semtine bile uğrayamaz, çünkü saçlarını da kestirmiyorlar. Amishlerin yaşadığı yerde kasap da bulunmaz, onlar etlerini avlayarak yemeklerini yapıyorlar. Zaten otomobil, otobüs, tren, uçak kullanmadıklarını söylemeye gerek bile duymuyorum.
Giyim kuşamda teknolojiye direniyor.
Kadınlar uzun kollu ve uzun etekli elbiseler giyiyor. Giysilerini önlük ve 1700’lü yıllardan kalma bir başlık tamamlıyor. Saçlarını asla kesmiyorlar ama mutlaka bu başlığın içine gizliyorlar.
Erkekler daima koyu renkli takım elbise giyiyor ve şapka takıyorlar. Evlendikten sonra hepsi sakal bırakıyor.
Birçok Amish kasabasında elbiselerde düğme dahi kulla
nılmıyormuş.
Amishler, bu yaşantılarıyla İncilin istediği gibi yaşadıklarını düşünüyorlarmış.
Amish kasabaları yazılı olmayan kurallarla yönetiliyormuş. Tüm yerleşkelerin kendine ait bağımsız bir yönetim yapısı bulunuyormuş.
İşte Amishleri kısaca bu kadar tanıtabildim.
Peki neden Amishleri durup dururken yazdım dersiniz, önceki gün Sabah Gazetesi’nde yer alan küçücük bir haber gözüme ilişti, o nedenle…
Bu kadar bağnaz, bu kadar eskiye dönük yaşayan ve neredeyse teknolojinin getirdiği hiçbir nimetten faydalanmayan Amishler, sonunda dayanamamışlar ve İnternet’e yenik düşmüşler de ondan.
Ürettikleri malları kendi topluluklarının dışındaki insanlara da satmak gerektiğini düşündüklerinden, ürettikleri malları İnternet’te pazarlamaya başlamışlar, demek ki önce bilgisayar öğrenmişler…
Onların inanışlarına ve geleneklerine saygı duyuyorum ama Amisler, bizde 1950 öncesini yaşayan bir partiden ve özellikle de onun lideri olduğunu sandıkları kişiden daha çağdaşlarmış ki, gelişen ve değişen dünyada mallarını pazarlamak içinde olsa “değişim” gösterebilmişler.
Amishler, bir şekilde de olsa değişime ayak uydurmuşlar ama bu partimiz ise yerinde saymaya devam ediyor, hatta geriledikçe geriliyor…
***
Cumhurbaşkanlığı seçiminde daha iyi gözlemledik. İktidar partisi dahil, kaçının “özgür iradesiyle” oy kullanıp, kullanmadığı merak konusu.
Bu vekiller, “lider sultasına” alışkın olduklarından, bunu tabu haline getirdiklerinden ve bir daha seçilmeyi “liderin iki dudağı arasından çıkacak söze” bağlı olduğunu bildiklerinden gelişmenin önünde durmaya devam ediyorlar…
***
Amishler hakkında bir merakım var, onu da not edeyim.
Eski düşüncede olan, yaşlı insanların böylesi bağnazlığının olması veya geleneklerine bağlı yaşaması kabul edilebilir de, yeni yetişen genç Amishler nasıl teknolojiyle tanışmıyor, nasıl bu tabuyu 700 yıldan fazla bir zamandır yıkamıyorlar?
Ne diyelim, Türkiye’nin en köklü partisi olduğu söylenen bir partimiz halen 1950 öncesine takılıp kalmamış mı, Amishleri hoş görün yine de…
naifkarabatak@gmail.com
20 Ağustos 2007 Yeniyol Gazetesi
İlginç tarikatlar, ilginç guruplar, ilginç kabileler, akıl almaz inanışları olanlar ve daha neler neler…
Bunların çoğunluğunun Ortadoğu’da değil, Amerika ve Avrupa’da ortaya çıkması çok ilginç geliyor bana.
Bunlardan birisi de uzun zamandır haberdar olduğum ama sürekli izleyemediğim Amerika’daki Amish (Amiş okunuyor) toplumu…
Amishler, teknolojiye direnen ve asla teknolojiyi kullanmayan bir toplum. Mesela bu toplumun yaşadığı yere elektrik çekmek, telefon hattı döşemek yasak. Çünkü Amisler bütün bunları kullanmıyor.
Daha da ilginci bu topluluk, ABD hükümet otoritesini kabul etmiyor, vergi vermiyor, askerlik yapmıyor ve sosyal güvenlik dahil, hükümetin hiçbir yardımını kabul etmiyorlar. Hiç kimsede “kıyamet kopmuş” gibi davranmıyor, inanışlarına saygı gösteriyor.
Amishler, Hıristiyanlığın anabaptist koluna mensuplarmış.
Amerika’da Amishlerin yaşantılarına, yasaklarına, kabullerine hiç kimse “irticaa” diye bağırmıyor, saygı da görüyorlarmış…
Merak ediyorsanız sayılarını da söyleyeyim de, üç-beş kişi olduklarını sanmayın; Amishler, tam tamına 200 bin nüfusa sahip…
Tarım toplumu olan Amishler, traktör gibi teknolojik aletler yerine pulluğu tercih ediyorlar.
Berber, Amishlerin semtine bile uğrayamaz, çünkü saçlarını da kestirmiyorlar. Amishlerin yaşadığı yerde kasap da bulunmaz, onlar etlerini avlayarak yemeklerini yapıyorlar. Zaten otomobil, otobüs, tren, uçak kullanmadıklarını söylemeye gerek bile duymuyorum.
Giyim kuşamda teknolojiye direniyor.
Kadınlar uzun kollu ve uzun etekli elbiseler giyiyor. Giysilerini önlük ve 1700’lü yıllardan kalma bir başlık tamamlıyor. Saçlarını asla kesmiyorlar ama mutlaka bu başlığın içine gizliyorlar.
Erkekler daima koyu renkli takım elbise giyiyor ve şapka takıyorlar. Evlendikten sonra hepsi sakal bırakıyor.
Birçok Amish kasabasında elbiselerde düğme dahi kulla
Amishler, bu yaşantılarıyla İncilin istediği gibi yaşadıklarını düşünüyorlarmış.
Amish kasabaları yazılı olmayan kurallarla yönetiliyormuş. Tüm yerleşkelerin kendine ait bağımsız bir yönetim yapısı bulunuyormuş.
İşte Amishleri kısaca bu kadar tanıtabildim.
Peki neden Amishleri durup dururken yazdım dersiniz, önceki gün Sabah Gazetesi’nde yer alan küçücük bir haber gözüme ilişti, o nedenle…
Bu kadar bağnaz, bu kadar eskiye dönük yaşayan ve neredeyse teknolojinin getirdiği hiçbir nimetten faydalanmayan Amishler, sonunda dayanamamışlar ve İnternet’e yenik düşmüşler de ondan.
Ürettikleri malları kendi topluluklarının dışındaki insanlara da satmak gerektiğini düşündüklerinden, ürettikleri malları İnternet’te pazarlamaya başlamışlar, demek ki önce bilgisayar öğrenmişler…
Onların inanışlarına ve geleneklerine saygı duyuyorum ama Amisler, bizde 1950 öncesini yaşayan bir partiden ve özellikle de onun lideri olduğunu sandıkları kişiden daha çağdaşlarmış ki, gelişen ve değişen dünyada mallarını pazarlamak içinde olsa “değişim” gösterebilmişler.
Amishler, bir şekilde de olsa değişime ayak uydurmuşlar ama bu partimiz ise yerinde saymaya devam ediyor, hatta geriledikçe geriliyor…
***
Cumhurbaşkanlığı seçiminde daha iyi gözlemledik. İktidar partisi dahil, kaçının “özgür iradesiyle” oy kullanıp, kullanmadığı merak konusu.
Bu vekiller, “lider sultasına” alışkın olduklarından, bunu tabu haline getirdiklerinden ve bir daha seçilmeyi “liderin iki dudağı arasından çıkacak söze” bağlı olduğunu bildiklerinden gelişmenin önünde durmaya devam ediyorlar…
***
Amishler hakkında bir merakım var, onu da not edeyim.
Eski düşüncede olan, yaşlı insanların böylesi bağnazlığının olması veya geleneklerine bağlı yaşaması kabul edilebilir de, yeni yetişen genç Amishler nasıl teknolojiyle tanışmıyor, nasıl bu tabuyu 700 yıldan fazla bir zamandır yıkamıyorlar?
Ne diyelim, Türkiye’nin en köklü partisi olduğu söylenen bir partimiz halen 1950 öncesine takılıp kalmamış mı, Amishleri hoş görün yine de…
naifkarabatak@gmail.com
20 Ağustos 2007 Yeniyol Gazetesi