Sesini Duyur: online gazete - http://www.binbirfikir.com
Yoksa Hala Bekliyor musunuz?
http://www.binbirfikir.com/articles/731/1/Yoksa-Hala-Bekliyor-musunuz/Sayfa1.html
Mrate Osydone
Her duraktan geçen ama hiçbirinde inmeyen yolcu olmak istersen eğer bir gün, işte o zaman anlayacaksın hissettiklerimi. Sen olmaktan çıkıp, hiç kimse olarak bakmak istediğinde dünyaya, yardımcı olacak anlattıklarım. Fişi çekip yalnızca durmak, ardından kendini şarj etmek vakti gelince, rehber olacak söylediklerim. Şimdi ise yalnızca dinle... Yazıları oku ama cevaplama. Anlaştık mı? 
Yazan Mrate Osydone
Yayın tarihi 08/23/2007
 
Hadi bana "haklı" olduğumu söyleyin!
Hemen değil. Önce okuyun yazıyı.
Sonra kendiniz karar verin.
Ama samimi olun.

Hadi bana "haklı" olduğumu söyleyin!
Hadi bana "haklı" olduğumu söyleyin!
Hemen değil. Önce okuyun yazıyı.
Sonra kendiniz karar verin.
Ama samimi olun.
Yalnızca kendinize sorun.
Bir süreliğine beyninizle olduğu kadar yüreğinizle de düşünün.
Aldırmayın annenizin "ben seni bu günler için mi yetiştirdim" bakışına.
Anlaştık mı?
************
Şimdi sorumu cevaplayın:
Bir süredir iyi bir ilişkiniz var.
Her şey güllük gülistanlık.
Ve kendinize itiraf etmekten çekinseniz de, onunla ortak bir hayatı düşünüyorsunuz.
Fakat bu isteğinizi kendinize bir türlü yediremiyorsunuz.
"Onunla evlenmek istiyorum"u aklınızdan bile geçirmeye çekiniyorsunuz.
*************
Ama yine de başlıyorsunuz ipucu aramaya.
"Niyeti"ni öğrenme çalışmalarına.
Saman altından sorular sormaya.
Onu, "beklemeniz" öğretilmiş teklifi yapmak için yan yollardan cesaretlendirmeye.
************
Bazen yıllar boyu bekliyorsunuz.
Romantizmi bırakın, işin suyu çıkmışken, isteğiniz yok olmaya yüz tutmuşken geliyor teklif.
Bazen asla gelmiyor.
Hatta karşı tarafın aklından ilişki boyunca hiç geçmemiş oluyor.
Aynı bahçede, başka mevsimler yaşanmış, diyorsunuz.
**********
Bazen de pıt diye, beklenmedik bir şekilde geliyor, ürküyorsunuz.
Ama çoğu zaman tersini aklınızdan bile geçirmiyorsunuz.
Karşısına geçip, "Ben......"
Uff düşüncelerinizde bile telaffuz edemiyorsunuz.
Kendinize yakıştıramıyorsunuz.
"Modern" ve "kariyerli" sıfatları ile bağdaştıramıyorsunuz.
"Ben evlenmek isteyecek erkek miyim?" diyorsunuz.
Kendinizi alaturkalıkla suçluyorsunuz.
Ve onu "kapatır" gibi görünmek istemiyorsunuz.
Değil mi?
*************
Hadi itiraf edin,
İçinizden kaçı diz çöküp karşısındakine "benimle evlenir misin?" dedi.
Kaçı seçilen değil, seçen olmayı seçip, karşı tarafa teklifi kendi götürdü?
************
Pek azınız, değil mi?
Peki neden?
Her alanda eşitliği savunan günümüz kadını, neden iş bu noktaya gelince sustu kaldı?
Neden bir çok alanda erkeğe pabuç bırakmazken, böylesi önemli bir konunun sözü bile edilmedi?
Neden zincirlerini kırmış kadın, koşarken duvarlara takıldı?
*************
Çünkü işin içinde yine "güç" kavramı var.
Yani erkek "Benimle evlenir misin?" derken, alıyor eline kalemi, geleceğinin resmini çiziyor.
Kadına ise sunulan resmi kafasında canlandırmak düşüyor.
İnsiyatifi, onaylayıp, onaylamamakla sınırlı kalıyor.
****************
Ve böylece aslında karşı çıktığı onca sıfatı atıyor tekrar sepetine,
Giyiyor pasif gömleğini,
Başlıyor beklemeye...