Bir Mrate Osydone Biyografisi
- Yazan Mrate Osydone
- Yayın Tarihi 08/31/2007
- Diğer
-
Değerlendirme:




Mrate Osydone
Her duraktan geçen ama hiçbirinde inmeyen yolcu olmak istersen eğer bir gün, işte o zaman anlayacaksın hissettiklerimi. Sen olmaktan çıkıp, hiç kimse olarak bakmak istediğinde dünyaya, yardımcı olacak anlattıklarım. Fişi çekip yalnızca durmak, ardından kendini şarj etmek vakti gelince, rehber olacak söylediklerim. Şimdi ise yalnızca dinle... Yazıları oku ama cevaplama. Anlaştık mı?
Mrate Osydone tarafından yazılmış tüm yazılarBana dair..
Bir rivayete göre istanbulda doğmuşum; malum o dönemleri pek hatırlamıyorum. Her çocuk gibi huysuz, mızmız, şımarık, yaramaz ve ukala bir çocukluk döneminden sonra büyüdüm.
Altemira olmasa da evimizin duvarları sanatımı icra etmemde etkin rol oynadı.
Annemde bundan pek memnun olmadı ve beni başından atmak için okula gönderdi. Hayatımım buluşuyla okulda tanıştım; Papürüs. Her aile gibi benim ailemde doktor, avukat, hakim vs. olmamı istedi ama okulda gösterdiğim belirtiler hiç de iç açıcı değildi.
Defterimde yazılardan çok resim vardı. Kitaplarda ne görürsem çiziyordum ve bundan büyük zevk alıyordum. İlk, orta, lise böyle devam etti. Sıra üniversiteye geldi.
Halkla ilişkiler fakültesinde iletişim kuramadım. Üniversiteyle tanışmam İstanbul üniversitesi halkla ilişkiler bölümüyle oldu. Gariptir ki fakültedekilerle bile ilişki kuramadım. Sorunun benden kaynaklandığını sanmıyorum; ben gayet normal bir insanım. Daha sonra Macromedia grafik tasarım bölümüne geçtim.
O dönem görsel tasarıma mı, web tasarıma mı yoğunlaşsam diye kısa bir süre kararsızlık yaşadım ve her ikisini de seçtim:) İnek bir öğrenci olmadığımı ispatlayam
adan akademiyi birincilikle bitirdim. Oysa ki ben zekiydim.
Photoshop ile ilk tanışmam bir arkadaşım aracılığıyla oldu, “Bak bu Photoshop; bununla fotoğraf üstünde oynamalar yaparsın” dediler. Bende oynamaya başladım.
Oynadıkça bu oyunu çok sevdim. Bu bana farklı bir dünyanın kapılarını açtı, Ütopyaların olmadığı bir dünyanın.
Ama bu dünyaya geçmek için önce çizgi atmanız gerekir. Ben bu sorunu Tarih kitabıyla çözmüştüm. Kitaptaki padişahlara, kişilere, resimlere karalama yapıyordum tabii öğretmende beni çiziyor. Şu sıra animasyona olan ilgim hat safhada. Özellikle flash’la tanıştıktan sonra… Uzun metrajlı bir çizgi film yapıp hasılat rekorları kırıp Oscar almak istiyorum. Bunun için zaman var daha, en azından öğrenmem gereken bir 3d max var.
Ve kapanış; Hayal etmenin ayrı bir yeri var bende. Hayallerin bittiği yerde yaşamında ayrı bir anlamı olmaz diye düşünüyorum ve hayallerimde sınır tanımıyorum. Mesela bazen kırmızı veya kristal elma ödülünü almayı, dünyaca tanınmış bir grafiker olmayı, bazende Pixar da çalışmayı yada hepsini aynı anda istiyorum.
Bir şey hayal etmek ve bu doğrultuda hareket etmek kişiyi istediği sonuca götürür diye düşünüyorum. Ve ben şuan muzlu ve çikolatalı pasta hayal ediyorum…
Altemira olmasa da evimizin duvarları sanatımı icra etmemde etkin rol oynadı.
Annemde bundan pek memnun olmadı ve beni başından atmak için okula gönderdi. Hayatımım buluşuyla okulda tanıştım; Papürüs. Her aile gibi benim ailemde doktor, avukat, hakim vs. olmamı istedi ama okulda gösterdiğim belirtiler hiç de iç açıcı değildi.
Defterimde yazılardan çok resim vardı. Kitaplarda ne görürsem çiziyordum ve bundan büyük zevk alıyordum. İlk, orta, lise böyle devam etti. Sıra üniversiteye geldi.
Halkla ilişkiler fakültesinde iletişim kuramadım. Üniversiteyle tanışmam İstanbul üniversitesi halkla ilişkiler bölümüyle oldu. Gariptir ki fakültedekilerle bile ilişki kuramadım. Sorunun benden kaynaklandığını sanmıyorum; ben gayet normal bir insanım. Daha sonra Macromedia grafik tasarım bölümüne geçtim.
O dönem görsel tasarıma mı, web tasarıma mı yoğunlaşsam diye kısa bir süre kararsızlık yaşadım ve her ikisini de seçtim:) İnek bir öğrenci olmadığımı ispatlayam
Photoshop ile ilk tanışmam bir arkadaşım aracılığıyla oldu, “Bak bu Photoshop; bununla fotoğraf üstünde oynamalar yaparsın” dediler. Bende oynamaya başladım.
Oynadıkça bu oyunu çok sevdim. Bu bana farklı bir dünyanın kapılarını açtı, Ütopyaların olmadığı bir dünyanın.
Ama bu dünyaya geçmek için önce çizgi atmanız gerekir. Ben bu sorunu Tarih kitabıyla çözmüştüm. Kitaptaki padişahlara, kişilere, resimlere karalama yapıyordum tabii öğretmende beni çiziyor. Şu sıra animasyona olan ilgim hat safhada. Özellikle flash’la tanıştıktan sonra… Uzun metrajlı bir çizgi film yapıp hasılat rekorları kırıp Oscar almak istiyorum. Bunun için zaman var daha, en azından öğrenmem gereken bir 3d max var.
Ve kapanış; Hayal etmenin ayrı bir yeri var bende. Hayallerin bittiği yerde yaşamında ayrı bir anlamı olmaz diye düşünüyorum ve hayallerimde sınır tanımıyorum. Mesela bazen kırmızı veya kristal elma ödülünü almayı, dünyaca tanınmış bir grafiker olmayı, bazende Pixar da çalışmayı yada hepsini aynı anda istiyorum.
Bir şey hayal etmek ve bu doğrultuda hareket etmek kişiyi istediği sonuca götürür diye düşünüyorum. Ve ben şuan muzlu ve çikolatalı pasta hayal ediyorum…
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen Mrate)
Değerlendirme:








;)
Yorum #2 (Gönderen asuman)
Değerlendirme:








siz benim kelimelerimle tanıştınız sıra bende,diyerek çıktım yola ama akide şekeri tevafukları yine gülümsetti beni.sizinde yolculuğunuz halkla ilişkiler ile başlamış bende şuanda desen tasarımcısı olarak devam ediyorum yoluma.
oscar alırken elim acıyana kadar alkışlamak sizi de benim hayalim...
:)