- AnaSayfa
- Felsefe - Din
- "Neden?" Diye Sormak Lazım Bazen
"Neden?" Diye Sormak Lazım Bazen
- Yazan Mrate Osydone
- Yayın Tarihi 09/8/2007
- Felsefe - Din
-
Değerlendirme:




Mrate Osydone
Her duraktan geçen ama hiçbirinde inmeyen yolcu olmak istersen eğer bir gün, işte o zaman anlayacaksın hissettiklerimi. Sen olmaktan çıkıp, hiç kimse olarak bakmak istediğinde dünyaya, yardımcı olacak anlattıklarım. Fişi çekip yalnızca durmak, ardından kendini şarj etmek vakti gelince, rehber olacak söylediklerim. Şimdi ise yalnızca dinle... Yazıları oku ama cevaplama. Anlaştık mı?
Mrate Osydone tarafından yazılmış tüm yazılarNeden?
Emin değilim bu satırları yazmaktan, okuduğunuz da hakkımda kötümser düşünceleriniz oluşacak ama yıldıramayacaksınız beni!Ne yazmaktan ne düşünmekten!!
Bir süredir insanoğlunun bilinen gerçekler üzerine yapılan tanımlamalara “Neden?” sorusunu soruyorum.
Merak ediyorum oluşumun başlangıcını, mantalitesini.
Mantıklı bi açıklama bekliyorum.. Aldığım cevap karşısında şaşırıyorum…
Bir süredir gözlemliyorum; insanlar ibadetlerini yapıyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor ve bilindik kavramları yerine getiriyor..
Peki “Neden?”
Çünkü; ölümün ardından cenneti kazanmak ve sonsuz huzura kavuşmak için.. Çünkü bize böyle öğretildi kitapta da böyle yazıyor.
Ben doğuyorum, yaşıyorum ve ölüyorum; eşittir kader ve yaratıcı biz daha doğmadan, hayatımız boyunca yaşayacağımız her şeyi biliyor çünkü kaderimiz yazılmış.
Öyle değil mi? Hayır değil!
Madem yaratıyorsun beni, madem yaşayacağım her şeyi biliyorsun,
Neden dünyada test ediyorsun beni?
Cenneti kazanacağımı yada cehennemi.. Biliyorsun bunları!
Varan 1!
“Üretici kendi yarattığı nesneyi test ederse kendini test etmiş olur!
Doğumdan ölümden vazgeçiyorum yaşamaya bakıyım istiyorum ve birazda eskilere gidiyorum..
Bize öğretildi ki; Bundan 1500 yıl önce insanlar taştan yaptıkları heykellere, putlara inanırmış onlara tanrı sıfatını verirmiş.. Aradan 1500 sene geçmiş insanlar hala taşın etrafında dönmekte! Ama bu sefer olay değişip bunu tanrıya ibadet için yapmakta..
Kişiselleştirilmiş insan sıfatının yapabildikleri sınırlamalar kaldırılmış yanlarına birde süpr kelimesi eklenerek yepyeni bir tür oluşturulmuş, ve bu tür süper duyan, süper gören, süper affeden, süpper cezalandıran ve süper süper süper!
ve herşeyi yaratan olmuş..
4 farklı Din ve 4 farklı kitap çıkartmış,
İnanları onlarca parçaya bölmüş!
Müslüman, histiyan birbirine düşman olmuş,
kendi yarattığı dinler içinde çatışmaya sürüklenmiş,
Peki neden?
Neden insanlar ibadete zorlanıyor?
neden böyle bişeye ihtiyacı var?
Ama bunları sorgulamak yasak! neden sorusunu soramazsın din konusunda çünkü "yaradan öyle istiyor!" diyip çıkamazsınız bu işin içinden.
Herşey çok kesinleştirilmiş kalıplar içinde doğumdan itibaren önümüze sürülüyor..
Bunları bunları yaparsan cennete gidersin eğer yapmazsan cehenneme..
Ben kalıpların dışına çıkıyorum diyede beni cehenneme gönderemez! "neden?" çünkü önüme sunulan bu inanç tablosu bana yeterli gelmiyor, bu etiketlere neden sorusunu sorduğumda mantıklı bi açıklama alamadıkça bu düşüncelerimden vaz geçmye niyetim yok..
Peki din nedir?
Tarif edemediğin bazı şeyleri başkalarının senin adına tarif etmesinin verdiği rahatlama ve inanma ihtiyacı.
suçu şeytana atabilme özgürlüğü
öldükten sonra insan boka dönüşüyoru kabullenememe ve karşı tez oluşturma içgüdüsü
bu kadar gezegen havada nasıl dönüyor, öyleyse tanrı var rasyonalitesi
diğer dinlerde kesin yanlış birşey var septisizmi
çıkarılan kafatası maymun değilmiş öyleyse yaradılış mutlak hakikat deneyselliği
diğerlerini kendi dinine çeken her şey mübahtır pragmatizmi
tecavüz edilirken zevk almadıysan günah değil hedonizmi
360. ayette yuvarlak diyor, bak işte dünya da yuvarlak ve 360 meridyen var matematikselliği
gibi bir çok öğretiyi içinde barındıran yol…
Ya yanlış düşünüyorum yada çok fazla düşünüyorum..
Bi yerlerde bi yanlış var üzerine gitmek lazım bize dayatılan düşünceyi sorgulamak lazım..
Düşüncelerinizi sorgulayıp karıştırmayın bünyenizi, size dayatılan bu düşünceyle yaşamaya devam edin.. böyle gelmiş böyle gider..
nereye kadar bilinmez..
Bir süredir insanoğlunun bilinen gerçekler üzerine yapılan tanımlamalara “Neden?” sorusunu soruyorum.
Merak ediyorum oluşumun başlangıcını, mantalitesini.
Mantıklı bi açıklama bekliyorum.. Aldığım cevap karşısında şaşırıyorum…
Bir süredir gözlemliyorum; insanlar ibadetlerini yapıyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor ve bilindik kavramları yerine getiriyor..
Peki “Neden?”
Çünkü; ölümün ardından cenneti kazanmak ve sonsuz huzura kavuşmak için.. Çünkü bize böyle öğretildi kitapta da böyle yazıyor.
Ben doğuyorum, yaşıyorum ve ölüyorum; eşittir kader ve yaratıcı biz daha doğmadan, hayatımız boyunca yaşayacağımız her şeyi biliyor çünkü kaderimiz yazılmış.
Öyle değil mi? Hayır değil!
Madem yaratıyorsun beni, madem yaşayacağım her şeyi biliyorsun,
Neden dünyada test ediyorsun beni?
Cenneti kazanacağımı yada cehennemi.. Biliyorsun bunları!
Varan 1!
“Üretici kendi yarattığı nesneyi test ederse kendini test etmiş olur!
Doğumdan ölümden vazgeçiyorum yaşamaya bakıyım istiyorum ve birazda eskilere gidiyorum..
Bize öğretildi ki; Bundan 1500 yıl önce insanlar taştan yaptıkları heykellere, putlara inanırmış onlara tanrı sıfatını verirmiş.. Aradan 1500 sene geçmiş insanlar hala taşın etrafında dönmekte! Ama bu sefer olay değişip bunu tanrıya ibadet için yapmakta..
Kişiselleştirilmiş insan sıfatının yapabildikleri sınırlamalar kaldırılmış yanlarına birde süpr kelimesi eklenerek yepyeni bir tür oluşturulmuş, ve bu tür süper duyan, süper gören, süper affeden, süpper cezalandıran ve süper süper süper!
ve herşeyi yaratan olmuş..
İnanları onlarca parçaya bölmüş!
Müslüman, histiyan birbirine düşman olmuş,
kendi yarattığı dinler içinde çatışmaya sürüklenmiş,
Peki neden?
Neden insanlar ibadete zorlanıyor?
neden böyle bişeye ihtiyacı var?
Ama bunları sorgulamak yasak! neden sorusunu soramazsın din konusunda çünkü "yaradan öyle istiyor!" diyip çıkamazsınız bu işin içinden.
Herşey çok kesinleştirilmiş kalıplar içinde doğumdan itibaren önümüze sürülüyor..
Bunları bunları yaparsan cennete gidersin eğer yapmazsan cehenneme..
Ben kalıpların dışına çıkıyorum diyede beni cehenneme gönderemez! "neden?" çünkü önüme sunulan bu inanç tablosu bana yeterli gelmiyor, bu etiketlere neden sorusunu sorduğumda mantıklı bi açıklama alamadıkça bu düşüncelerimden vaz geçmye niyetim yok..
Peki din nedir?
Tarif edemediğin bazı şeyleri başkalarının senin adına tarif etmesinin verdiği rahatlama ve inanma ihtiyacı.
suçu şeytana atabilme özgürlüğü
öldükten sonra insan boka dönüşüyoru kabullenememe ve karşı tez oluşturma içgüdüsü
bu kadar gezegen havada nasıl dönüyor, öyleyse tanrı var rasyonalitesi
diğer dinlerde kesin yanlış birşey var septisizmi
çıkarılan kafatası maymun değilmiş öyleyse yaradılış mutlak hakikat deneyselliği
diğerlerini kendi dinine çeken her şey mübahtır pragmatizmi
tecavüz edilirken zevk almadıysan günah değil hedonizmi
360. ayette yuvarlak diyor, bak işte dünya da yuvarlak ve 360 meridyen var matematikselliği
gibi bir çok öğretiyi içinde barındıran yol…
Ya yanlış düşünüyorum yada çok fazla düşünüyorum..
Bi yerlerde bi yanlış var üzerine gitmek lazım bize dayatılan düşünceyi sorgulamak lazım..
Düşüncelerinizi sorgulayıp karıştırmayın bünyenizi, size dayatılan bu düşünceyle yaşamaya devam edin.. böyle gelmiş böyle gider..
nereye kadar bilinmez..
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen asuman)
Değerlendirme:








Öyle şeyler yazmışsınız ki neresinden tutmalı nasıl yorumlamalı bilemedim.Kimsenin kimseyi inandığı şeylerden vazgeçirme gibi bir çabası olmayacaktır zaten,yani yazınıza inanılmaz dini yorumlar gelmeyeceğini düşünüyorum.
Ama üzüldüğüm doğrusu ayrıntıyı farketmeyişinize şaşırdığım cümleler var ki,keşke bunlar üzerine uzun uzun konuşulabilinse.
Herkes muhakkak ki kendi varlığını bildiği andan itibaren "neden varolduğu yada neden yaratıldığına" dair sorulara cevaplar arar.Kimisi bulduklarıyla tatmin olurken kimisi arayışını sürdürür yada inanmamayı seçebilir.
Tüm bunlar kabullenir şeyler ama var olan dinler üzerinden bu düşünce yolculuğu yapılınca insan kendisini zor bir labirent içinde bulur.Çünkü yolculuğun ilk şartı tamamen objektif bamayı başarabilmektir.
dediğim gibi nereden yorumlayacağımı ve konunun derinliğini düşünerek çok uzatmıyorum.
Ama beni şaşırtan taştan yapılan putlara tapmakla,bir taşa ibadet etmeyi aynı yerden görmeniz oldu.Keşke bunun duygusunu yada işlevini tam olarak anlatabilsem.
Umarım bu zor düşünce yolculuğunuzu sadece fikir olarak değil,ruhunuzuda katarak yapar ve bulmak istediğiniz yanıtlara ulaşabilirsiniz.
Yorum #2 (Gönderen EbRu BatuR)
Değerlendirme:








Zor konular bunlar... Su anda "TANRI'NIN DOGUM GUNU" adli kitabi okuyorum ve sizin gibi aklimdaki bazi soru isaretlerine cevap bulabilecegimi zannediyorum. Gayet keyifli bir baslangic yaptik. Reklam ajansinda calisan yaratici adam "Bana Tanri'yi getirin, O'nu tekrar 1 numara yapayim!" soylemiyle karsisinda Tanri'yi buluyor. Sizin, benim gibi insanoglunun kafasindaki pek cok soru isaretini Tanri'yla sohbet ederek sorguluyor. Benzer bir hikaye orgusunu yabanci bir yazar da kullanmisti. buRAK özDEMiR Kuran'i da hikayeye dahil ederek daha bizden bir durum yaratmis.
Yorum #3 (Gönderen Çağla Erguvan)
Değerlendirme:








Yazının tepki görebiliceğini düşünüyorum çünkü din konusu özellikle çok hassas, toplum olarak katı düşüncelere sahip olan kesimler mevcut fakat yazarın söyledikleri mantıksız şeyler değil tam aksine din konusundaki bir çok şeyin açıklaması fantastik dünyanın kurallarıyla oynayıp sunulmakta, en çaresiz kalınan sorudada evet tanrı herşeye gücü yeter.. Bilimsel olarak hiçbir nesne yoktan var olamaz, vardan yok olamaz.. Olursa Tanrının gücüdür..
Düşünmek lazım.. tebrikler güzel bi yazı
Yorum #4 (Gönderen bilinmeyen kullanıcı)
Değerlendirme:








Arkadaşım yazın çelişkilerle dolu.Sordugun soruların tüm cevaplarını İslam vermiştir. Yeterki araştır. Yazındaki sorular ve temelsiz akıl yürütmeler yıllardır yapılıyor yani yeni değiller bunları düşünen ilk ve son kişi de sen değilsin. Ama şunu unutma yazından anladığım kadarıyla ya islamı hiç tanımıyorsun ya da son derece yanlış tanıyorsun.Bu arada Kuranda çelişki yoktur. Çünkü Kuran Allah sözüdür.