Kan ve Ruh Zehirlenmesi
- Yazan Sibel Kocaerkek
- Yayın Tarihi 09/10/2007
- Yaşam
- Henüz Değerlendirilmedi
Sibel Kocaerkek
Yazmaya değer bulduğum her sözcüğü yazarım... Bir gördüğünüz insan vardır. Birde insanda göremedikleriniz.
Sibel Kocaerkek tarafından yazılmış tüm yazılarKan ve Ruh Zehirlenmesi
Kanı zehirlenir insanın bazen!
Zehir damarda dolaştıkça güzelliklerin yok olma süreci başlar.
İyilikler birer birer yok olur gözünüzde, dökülen yapraklar gibi solar gider ruhumuz.
Zehirlerin en güçlüleri akıyordur belki de damarlarınızda güvensizlik, sevgisizlik, ya da bizi yok eden herhangi biri!
Her şeye rağmen hayat devam eder ve geçer yanınızdan.
İyi niyet gösterileriniz boşuna sizin gibi düşünmezler onlar ne yazık ki.
Kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş ya o yüzden yani, seni zehirleyenler de seni büyük ihtimalle kendileri gibi göreceklerdir!
Tam bitti dersin yine başlar bu savaşlar, zehir okları yersin kalbine en zehirlisinden…
Zamanın ‘’in’’leri arasında, duran birinin canını acıtmak favori.
Ama şunu unutmayınız ki döner dolaşır yine yapanı bulurmuş!
Yani oklar fırlatanların hak ettiklerini bulacaklarından şüpheniz olmasın, içiniz hep rahat olsun.
İstedikleri kadar ok atabilirler, hedefinize ulaşana kadar mücadeleye devam.
Paylaşılınca güzellikler daha güzel, acılar daha hafif ve paylaşacak dostlarınız varsa her şey iki katı güzel.
Aslına bakarsanız kalbimiz durmadığı sürece, yani yaşadığınız müddetçe çok oklar yiyeceğiz, hem de ne çok!
Ama önemli ola
n zehir kanımıza bulaştığında göstereceğimiz dirençtir kişiliğimizi belirleyen! Onlar zehirli oklarıyla saldırıyor diye kişiliğimizden ödün verecek yada değişecek değiliz tabiyki.
İsterseniz zehirden yere yığılabilirsiniz, ya da onunla mücadele edersiniz! Seçim sizin.
Aslında mücadele yorar zaman zaman insanı ama bu yorulmaların sonunda göreceksiniz ki o zayıf kişi değilsinizdir artık çünkü bir kere yenmişsinizdir.
Bir kez yendiğinizde bir dahaki seferlerde tereddütsüzce savaşacağınızı ve bunu nasıl yapacağınızı da öğreneceğinizi unutmayın.
Yeter ki bu oklardan etkilenmeden ‘’siz’’ olarak yolunuza devam edin, sizi değiştirmelerine kendinizden uzaklaştırmalarına izin vermeyin. Kendinize bu kötülüğü yapmayın.
İşte hayat yolculuğu bu iyisiyle kötüsüyle, zırhlarınızı kuşanın ve hazır olun belki güneşten terler zırhlarınızı bir kenara bırakırsınız yada rüzgardan üşüyüp iyiki hazırlıklıymışım dersiniz.
Kanınızı ve ruhunuzu kimsenin zehirlemesine izin vermeyin…
Bir de güzel olan bu hayatı kendinize ve sevdiklerinize zehir etmeden önce bir kez daha düşünün lütfen…
Ve düşüncelerimi sonlandırırken Can Dündar’dan son bir şey eklemek istiyorum;
‘’Sana enerji vermeyecek hiç kimseyle birlikte olma! Kendine yeni heyecanlar yarat, sev ki hücrelerin yenilensin’’(Can Dündar)
Zehir damarda dolaştıkça güzelliklerin yok olma süreci başlar.
İyilikler birer birer yok olur gözünüzde, dökülen yapraklar gibi solar gider ruhumuz.
Zehirlerin en güçlüleri akıyordur belki de damarlarınızda güvensizlik, sevgisizlik, ya da bizi yok eden herhangi biri!
Her şeye rağmen hayat devam eder ve geçer yanınızdan.
İyi niyet gösterileriniz boşuna sizin gibi düşünmezler onlar ne yazık ki.
Kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş ya o yüzden yani, seni zehirleyenler de seni büyük ihtimalle kendileri gibi göreceklerdir!
Tam bitti dersin yine başlar bu savaşlar, zehir okları yersin kalbine en zehirlisinden…
Zamanın ‘’in’’leri arasında, duran birinin canını acıtmak favori.
Ama şunu unutmayınız ki döner dolaşır yine yapanı bulurmuş!
Yani oklar fırlatanların hak ettiklerini bulacaklarından şüpheniz olmasın, içiniz hep rahat olsun.
İstedikleri kadar ok atabilirler, hedefinize ulaşana kadar mücadeleye devam.
Paylaşılınca güzellikler daha güzel, acılar daha hafif ve paylaşacak dostlarınız varsa her şey iki katı güzel.
Aslına bakarsanız kalbimiz durmadığı sürece, yani yaşadığınız müddetçe çok oklar yiyeceğiz, hem de ne çok!
Ama önemli ola
İsterseniz zehirden yere yığılabilirsiniz, ya da onunla mücadele edersiniz! Seçim sizin.
Aslında mücadele yorar zaman zaman insanı ama bu yorulmaların sonunda göreceksiniz ki o zayıf kişi değilsinizdir artık çünkü bir kere yenmişsinizdir.
Bir kez yendiğinizde bir dahaki seferlerde tereddütsüzce savaşacağınızı ve bunu nasıl yapacağınızı da öğreneceğinizi unutmayın.
Yeter ki bu oklardan etkilenmeden ‘’siz’’ olarak yolunuza devam edin, sizi değiştirmelerine kendinizden uzaklaştırmalarına izin vermeyin. Kendinize bu kötülüğü yapmayın.
İşte hayat yolculuğu bu iyisiyle kötüsüyle, zırhlarınızı kuşanın ve hazır olun belki güneşten terler zırhlarınızı bir kenara bırakırsınız yada rüzgardan üşüyüp iyiki hazırlıklıymışım dersiniz.
Kanınızı ve ruhunuzu kimsenin zehirlemesine izin vermeyin…
Bir de güzel olan bu hayatı kendinize ve sevdiklerinize zehir etmeden önce bir kez daha düşünün lütfen…
Ve düşüncelerimi sonlandırırken Can Dündar’dan son bir şey eklemek istiyorum;
‘’Sana enerji vermeyecek hiç kimseyle birlikte olma! Kendine yeni heyecanlar yarat, sev ki hücrelerin yenilensin’’(Can Dündar)