On bir ayın sultanı kutlu ay Ramazan geldi. Hepimizde manevi bir coşku başlıyor; oruç, iftar, sahur, teravihlerle manevi bir atmosferde, güzel bir Ramazan geçirmemizi diliyorum. Orucun insanın ruh ve beden sağlığı üzerideki etkilerinden bir parça söz etmek istedim bu yazımda.


İslamiyet’in beş şartından biri olan orucun; ibadet hayatımıza, toplum hayatına, şahsi hayatımıza, nefsin terbiyesine, hem de verilen nimetlerin şükrüne bakan çok hikmetleri ve faydaları vardır. Cenab-ı Hakk yeryüzünü bir nimet sofrası şeklinde yaratmış, sayılamayacak kadar çok çeşitli nimetleri o sofraya dizmiş, bizlerin istifadesine sunmuştur. Ramazan-ı Şerifte İslam Âlemi muntazam bir ordu hükmüne geçer ve sanki komutanın verdiği yemek ziyafetinde buyurunuz emrini bekler gibi iftar sofralarında ibadete uygun bir tavırla beklerler. Hepimiz daha iyi anlarız ki, bu harika nimetler, doğrudan doğruya Kâinat Sahibinin bizlere ikramıdır. İşte Ramazan’da oruç tutanlar bu nimetlere ihtiyaç hissettikleri, nimetleri takdir ettikleri ve en önemlisi doğrudan doğruya Allah’ın ihsanı olduğunu, açlıkla daha iyi anlarlar. Demek ki oruç, hakiki, halis ve büyük bir şükrün anahtarıdır.


Dünya Sağlık Örgütü (W.H.O.) sağlığı ‘’bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hali’’ olarak tanımlamıştır. Bugün modern tıp ‘’koruyucu ruh sağlığı’’ terimi üzerinde çalışmalar yapmakta; bireylerin henüz sağlıklı iken, ruhsal yapılarının korunması ve güçlendirilmesi için yoğun çabalar sarf etmektedir. İnsanın ruh sağlığı açısından nefis terbiyesi çok önemlidir. Hâlbuki nefis ise kendini hür ve serbest ister, öyle zanneder. Birde serveti, iktidarı da varsa kulluk bilincinden uzaklaşır, fakat oruçtaki açlığın verdiği hal ile en zenginden, en fakire herkes anlar ki; kendisi bu nimetlerin sahibi değildir, hür de değildir. Emrolunmazsa elini suya uzatamaz. Kulluk bilincine sahip olur, hakiki vazifesi olan şükre başlar. Ayrıca fakirlerin, acınacak hallerini ancak oruçla tam hissedebilir, yardım elimizi uzatabiliriz. Böylece sosyal bakımdan da sağlıklı bir yaşantımız olur.


Orucun sağlık bakımından en önemli yanı, maddi ve manevi bir perhiz olmasıdır. Eğer insan yemek-içmek hususunda sorumsuzca hareket ederse, kişinin sağlığına zarar olduğu gibi, haram-helal demeyip, rast gelen şeye saldırması, adeta manevi hayatını zehirler. Fakat Ramazan-ı Şerif’te oruç ile perhize alışır, emir dinlemeyi öğrenir. Emir vasıtasıyla helali terk ettiği için, haramı terk etmek daha kolay gelir. Bu nedenle her yıl Ramazan’da içki ve sigarayı bırakanlara çok rastlanmaktadır. Bu arada önemli bir sorundan bahsedeceğim. Yaklaşık on beş saat (sahursuz yirmi dört saat) süren açlık nedeniyle organizmada fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Örneğin kan şekerinde düşme, tansiyon düşmesi ya da yükselmesi, baş ağrısı, üşüme, halsizlik, hareket azlığı (bundan dolayı şişmanlama) görülebilir. Gerçi bu durum ilk haftadan sonra azalır, yeterli ve dengeli bir beslenme ile giderilir. Bunun yolu, özellikle mutlaka sahura kalkmaktan geçmektedir. İftarda ve sahurda kızartmalar, hamur tatlıları, ağır hamur yemekleri yerine; çorba, haşlama yemekler, sebze yemekleri, hafif sütlü tatlılar, yoğurt, komposto, hoşaf, bitkisel çaylar tercih edilmelidir. Yemek yerken yavaş yemeli, çok çiğnenmelidir. Mide özellikle iftarda çok doldurulmaktadır, bu ise gün boyu yavaşlayan metabolizmayı olumsuz etkilemekte, yemekten sonra uyku ve uyuşukluğa yol açmaktadır. Mide bir fabrika gibi düşünülürse, sindirim sisteminin organları onun tezgâhları çarkları gibidir. Fabrikanın yıllık bakımı için tatile girmesi gibi midenin de bir dönem tatile ve dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle çok çeşitli ve tıka basa yenmemelidir. Ayrıca teravihler ihmal edilmemelidir.


Ramazanın en önemli yanı ibadet ve Kur’an ayı olmasıdır. Diğer ibadetlerde olduğu gibi oruçta da yapılan ibadetin, emredildiği için yapılması değerini artırır. Bahsettiğim faydalar teşvik edici olmalı, ibadetin yapılma sebebi olmamalıdır. Yine bir tekrarla yazımı bitiriyorum; bu ayda helalden vazgeçip, sabır gösterip, iftara kadar oruç tutabiliyorsak, zararlı alışkanlıklardan ve haramlardan da kurtulabilecek imkânımız var demektir.


Hepinizin hanesi huzurlu, sofrası bereketli, vücudu sağlıklı, tuttuğumuz oruçlarımız kabul olsun.