Dinle...
Bugün benden konuşalım. Kendimi kimseyle paylaşamadım.
Sözcüklerinin diğerine ulaşması ne zordur, bilir misin? Dudaklarından dökülürler, sıcak ve hafif. Güneş ışığında parlayan toz parçacıkları gibi değil. Bir rota vardır, gidilecek bir yer. Fark edilirler. Ona koşarken, ona uçarken. Yaşam coşkusu, damarda akan kan. Sözcükler bunu bilirler, bir dünyadan diğerine giderken.
Dinle.
Sözcüklerimle kimseye dokunamadım. Bıraktım, kanat çırpışlarını izledim. Avcumda sevdim, şarkılar sözledim. Bir kuşun kalbi gibi çarpıyordu, sözün kalbi sıcak tenin altında. Süslemedim onu, hiç temizlemedim. Bazen kustum, bazen çiçeklerle gönderdim. Almadı kimse. Sorun temizlik değildi, anladım.
Dinle.
Gönderdiğin her mektup gider mi yerine? Yanıt alman, gittiğine bir işaret midir? Gitmek, varmak. Adrese ulaşmak mıdır? Yazdığın o mudur yoksa bir adres mi? Peki, cevap nereden gelir?
Dinle.
Bırak konuşayım. Duraksama anlarımı kollama. Her yutkunuşumu “Ben...” diye başlayacak cümlelerine açılan bir kapı gibi görüyorsun. Sana tek bir kapı açtım bugün; onu görmezden gelme. Kurduğun kapılar bana ait değil, kendine kanma.
Dinle.
Ellerinden, gözlerinden akar sözcükler bazen. “Bırak aksın,” der, “rahat ol.”. Bir türlü olamazsın, öyle rahat olamazsın işte. Susmak için çok geç, rahat olmak için erken. Konuştukça içinde bir yerler acır. Sözcüklerini görürsün, ona dokunmaya koşarken. Onun sesiyle çarpışıp buz keserler, tam dokunacakken. Bir, iki, hayır üç mü? “Ben de öyle!”
“de”, bağlaç.
Buzdan bir kılıç çakılır yere.
Dinle.
Kendinden vereceğin örnekler arıyorsun. İpuçları, anahtar kelimeler buluyorsun. Dikkatli gözükmen bundan. Belleğini tarıyorsun.”Ortak” ya da “benzer” anlarımız olmalı. Paylaşmak için! Anahtar sensin, bilmiyorsun.
Dinle.
Şu anda dünyada başını sallayan ne çok insan var, bir düşün. “Aa, evet! Seni anlıyorum.” Göz teması kurmalı. İçtenliğine inanmalı. Kim? Kurban. O konuştukça onlar güçlenir. Bak, vampirler de böyle yapıyor. Kan ve sözcük. İkisi de yaşam veriyor.
Dinle.
Beni dinle. Yalnızca dinle. Bende kendini aramadan. Bizi benzetmeden, karşılaştırmadan. Anladığını anlatmaya çalışma. Bu büyük bir çaba, bir güç. Gücünü boşa harcama. İnsan en çok rol yaparken yorulur.
Dinle.
Tamam, bitiyor artık. Şimdi kendini düşün. Beni sorgulama. Yalnızsın. Kaçma. Tepkine bak.
Dur.
Kendine bir bak.
Ellerim soğuk değil aslında. Dokunduğum anda bir başkasına, buz kesiyorlar.
dykadioglu@gmail.com