Sesini Duyur - http://www.binbirfikir.com
Mevlana
http://www.binbirfikir.com/articles/849/1/Mevlana/Sayfa1.html
Mahmut Hasgül
1972 Tokat doğumlu. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği kurucu üyelerinden. KÜMBET dergisi yayın kurulu üyesi. 
Yazan Mahmut Hasgül
Yayın tarihi 10/15/2007
 
2007 Dünya Mevlana Yılı olarak belirlendi...

Mevlana'yı Anlamak ve Anlatmak
2007- 2008 yılları insanlık için oldukça önemli yıllar olmaktadır ve olacağa benzer. Savaşlar, iklim değişiklikleri, medeniyetler çatışması, doğal afetler, gelir dağılımlarındaki uçurumun artması… Bütün bu olumsuz gelişmelerin yanı sıra ruhumuzu dinlendiren, bize anlamlı yaşama bilinci kazandıran, bir ulu kişinin yılı olarak belirlenmesi tarifsiz bir mutluluk. Bildiğiniz üzere UNESCO tarafından 2007 Dünya Mevlana Yılı olarak belirlendi. Eğer içi doldurulabilirse ne kadar anlamlı ve insanlık için ne kadar gerekli bir karar.

Toplumlara kültürel kimliklerini kazandıran unsurların başında o toplumun idol kabul ettiği kişiler ve onların dünyaya bakış açıları gelir. Bizde bu konuda hem zengin bir çeşitlilik, hem de eşi bulunmaz yücelikler bulunmaktadır.

Destan kahramanlarımız sert, yiğit, mert, adil kişilerdir. Anadolumuzu (tekrar) Türkleştiren ve Müslümanlaştıran gönül erlerimiz ( Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Gıjgıj Baba, Abdal Musa) sevgi merkezli yüce bir dünya görüşü geliştirdiler. İnsanoğlunun tarihinde yakalayamadığı medeni seviyeyi bu sevgi erleri yakaladılar. Bu toplumun fertlerinin genetik şifrelerine “Yaratılanı sevdik, Yaratandan ötürü.” kodlarını yerleştirdiler.

Şimdi Anadolu kültürü tarif edilirken örnek aldığı insanlar ve kahramanlarla birlikte anılmalıdır.

Mevlana’yı bir daha düşünmek ve okumak bizim için malumun ilanı, güzelliğin tekrarıdır.

Gelelim dünyanın diğer uluslarına. Avrupa toplumları da kahramanlarından çok şeyler aldı. Biz Nasrettin Hocayla tebessüm ederken onların Kont Drakula adındaki ataları insan kanı içmekteydi. Bizim vatana bile ANA dediğimiz çağlarda onların ataları cadı avlarında kadınları diri diri yakıyorlardı. Kazıklı Voyvodalar, vampirler, kurt adamlar Avrupalının genlerine işlemedi mi? Yakın zamanlarda güya bilimsel teoriler geliştiren, insanı maymunlaştıran, yaşamayı vahşice bir mücadele olarak tanımlayan zihniyetin nesilleri Cezayir’de, Afrika’da, Orta ve Kuzey Amerika’da katliamlara giriştiğinde vicdanlara yerleşen bir Mevlanaları mı var ki vicdanları sızlasın.

Eski Ahit’e göre İsrail Oğullarına köle olsun diye etraftaki kır hayvanlarından insan suretine sokulmuş olan diğer insanların canı, malı, emeği, eti, böbreği onlar için helal kılınmamış mıdır? Organ mafyalarını kullanarak vücutlarımız parçalamaları, çocuklarımızı kaçırıp iç organlarını çaldıktan sonra cesetlerini ortaya atıp kaçmaları aldıkları kültürün doğal sonucu değil midir?

Irak, insanlığın iflasının belgesi… Uykusunda bombalanan bebeklerin ahı yankılanmakta. Katledilen milyonlarca sivilin kanı petrol diye satılmakta. Ülkeler barbarlara pay edilmekte.

Ya Hazreti Mevlana, meğer dünyanın ne kadar ihtiyacı varmış sana. İnsanoğlu nasıl da uzaklaşmış medeniyetten. Seni anlatabilirsek insanlığı hatırlatmış olacağız insanlığa.

Ya Hazreti Mevlana; ahın, göz yaşının, kanın, zulmün aksi yankılanırken semada senin üflediğin bir Ney huzuruyla yıkansın tekrar dünya.

Kin ile bir adım ileri gidemedi dünya. Bize aşkı anlat. “Ne olursan ol” diyebilme erdemini öğret. Yalnızca ve yalnızca bir tek Allah’a kul olabilmenin şerefini tattır. Toprak gibi, ateş gibi, güneş gibi; insan gibi yaşamanın yollarını öğret.

Ya Hazreti Mevlana, bu dilekler benim değil, Afrika’da, Asya’da, Amerika’da Avrupa’da zulme uğrayan bütün insanlığın dilekleridir.

Şeb-i Arusun kutlu olsun.