- AnaSayfa
- Şiirleriniz
- Sevdaya Ayaz Vurmaz
Sevdaya Ayaz Vurmaz
- Yazan Mahmut Hasgül
- Yayın Tarihi 10/10/2007
- Şiirleriniz
- Henüz Değerlendirilmedi
Mahmut Hasgül
1972 Tokat doğumlu. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği kurucu üyelerinden. KÜMBET dergisi yayın kurulu üyesi.
Mahmut Hasgül tarafından yazılmış tüm yazılarŞehit Öğretmenlere
Bir adam, boylu boyunca toprağa uzanmış,
Üzerine karanlık örtmüşlerdi.
Beyaz gömleğinde kan,
Siyah ceketinde tebeşir tozu,
Gözlerinde umut dolu bir destan vardı.
Toprağın içindeki belki bir çiçek tohumuna
Kanı sızıyordu.
Ve çamurlu ayakkabılar,
Çamurlaşmış bedenleri(!) kaçırıyordu.
Takvimlerde geçim derdine düşmüş,
Yorgun bir 24 Kasım vardı.
Konya’nın Hadim kazasının
İsimsiz bir köyüne,
Meşale taşıyordu üç öğretmen.
Kazadan köye kadar yürümek gerekti.
Mevsim kış, hava ayaz,
Ortalık kar-beyazdı.
“Sevdaya ayaz vurmaz.” Dediler,
Yalın yürek, yalın kalem yola düştüler.
Tipi çıktı, fırtına çıktı yolun yarısında.
Ertesi gün, haber bültenlerinin son sırasında
Adları sayıldı bir b
ir.
Son söyledikleri marş neydi kim bilir?
Sobaları tutuşturan takvim yapraklarında
Buz tutmuş bir 24 Kasım vardı.
Emekliliğe alışamamıştı Hasan Hoca
Defter kokularını özlemiş,
Çocuk seslerine hasret kalmıştı.
Rüzgarını yitirmiş bayrak gibiydi.
Karar verdi çıktı yola...
Bir hafta sonra,
Özlediği istiklal marşını,
Daha büyük bir şevkle söyledi.
Çocuklarına ”Günaydın.” Dedi.
Dersin sonunda deftere imza attı.
Ama yorgun kalbi bir daha atmadı.
Takvimlerde pırıl pırıl,
Bir 24 Kasım vardı
Uçan kuşlara,
Kır çiçeklerine,
Öğretmen görmemiş köy çocuklarına
Yeminim olsun!
Anam üstüne,
Atam üstüne,
Vatan üstüne yeminim olsun!
24 Kasımlarda can vermeye gönüllü,
Bir yürek de bende var!
Üzerine karanlık örtmüşlerdi.
Beyaz gömleğinde kan,
Siyah ceketinde tebeşir tozu,
Gözlerinde umut dolu bir destan vardı.
Toprağın içindeki belki bir çiçek tohumuna
Kanı sızıyordu.
Ve çamurlu ayakkabılar,
Çamurlaşmış bedenleri(!) kaçırıyordu.
Takvimlerde geçim derdine düşmüş,
Yorgun bir 24 Kasım vardı.
Konya’nın Hadim kazasının
İsimsiz bir köyüne,
Meşale taşıyordu üç öğretmen.
Kazadan köye kadar yürümek gerekti.
Mevsim kış, hava ayaz,
Ortalık kar-beyazdı.
“Sevdaya ayaz vurmaz.” Dediler,
Yalın yürek, yalın kalem yola düştüler.
Tipi çıktı, fırtına çıktı yolun yarısında.
Ertesi gün, haber bültenlerinin son sırasında
Adları sayıldı bir b
Son söyledikleri marş neydi kim bilir?
Sobaları tutuşturan takvim yapraklarında
Buz tutmuş bir 24 Kasım vardı.
Emekliliğe alışamamıştı Hasan Hoca
Defter kokularını özlemiş,
Çocuk seslerine hasret kalmıştı.
Rüzgarını yitirmiş bayrak gibiydi.
Karar verdi çıktı yola...
Bir hafta sonra,
Özlediği istiklal marşını,
Daha büyük bir şevkle söyledi.
Çocuklarına ”Günaydın.” Dedi.
Dersin sonunda deftere imza attı.
Ama yorgun kalbi bir daha atmadı.
Takvimlerde pırıl pırıl,
Bir 24 Kasım vardı
Uçan kuşlara,
Kır çiçeklerine,
Öğretmen görmemiş köy çocuklarına
Yeminim olsun!
Anam üstüne,
Atam üstüne,
Vatan üstüne yeminim olsun!
24 Kasımlarda can vermeye gönüllü,
Bir yürek de bende var!