Sesini Duyur: online gazete - http://www.binbirfikir.com
Kırılma Noktası
http://www.binbirfikir.com/articles/858/1/KArAlma-NoktasA/Sayfa1.html
Yaşar Avcu
Yaşar AVCU 1984 yılında bir çiftçi çocuğu olarak Aksarayın Gülağaç İlçesinin Bekarlar Kasabasında dünyaya geldi. AVCU orta asyadan sürekli göç eden Yörük boylarından bir ailenin çocuğudur. Bu gün Anadoluda halen Yörükler diye tabir edilen boy osmanlı selçuklu gibi devletleri oluşturan boylardan biridir. 1988 yılında istanbula yerleşmiş 2006 yılında kocaeli üniversitesi işletme bölümünden mezun olmuştur. Avcu 2003 yılında Kocaeli Ünv. İşletme Klübü Yönetim Kurulu üyeliği,yine aynı dönemde Ekonomistler Platformu Kocaeli Koordinatörlüğü ve Koordinasyon Ekip üyeliği ve bir çok organizasyonda yer aldı. Ve nihayet 2006 yılının başında yıllardır alt yapısını kurduğu Türkiye Genç Girişimciler Platformunu gönül dostlarıyla kurdu. Bu amaç için Türkiyede bir çok ili birebir ziyaret etti, gelecek için alt yapı oluşturdu. Bazı dergi ve internet sitelerinde köşe yazarlığı yapmaktadır.Bir bankada Uzman olarak iş hayatını sürdürmektedir. Ekonomi, siyaset, sivil toplum, bankacılık, girişimcilik, iç politika, dış politika, siyaset AB, ABD ve bölgesel oluşumlar gibi bir çok konuda araştırma veçalışmaları vardır. http://yasaravcu2023.blogcu.com 
Yazan Yaşar Avcu
Yayın tarihi 10/29/2007
 
Türkiye'nin son dönemdeki sıcak gelişmeleri...

Zafere Az Kaldı
Ecdadımız çadırlarını sırtlanların geçiş mekanına kurmuş diye veciz bir ifadeyi kullanan Ulu Hakan Cennet Mekan 2. Abdülhamit Han adeta ülkemizn konumunu nokta atışıyla tarif etmiştir. Türkiye bu gün itibariyle Osmanlı Devletinden aldığı mirasla tüm dünyanın gözünü kamaştıran iştahını kabartan çok stratejik bir noktadadadır. Bu haliyle asırlardır olduğu gibi bundan sonrada komplolar tuzaklar sinsi emeller istikraz politikaları tüm şiddetiyle devam edecektir. Hatırlayın Devleti Ali Osmaniye nasıl çökertildi hangi kirli emeller sinsice yıllarca nasıl nifak tohumlarını ekerek bir bir hedeflkerine ulaştı. Bu gün aynı tezgahlarla aynı planlar uygulanmaktadır. Türkiye adeta yeni bir kırılma noktasında çıkış aramaktadır. İki kardeş kavim arasına nifaklar sokularak stratejik öneme sahip bir bölge kana boyanıp vampirlerini dişleri için yumuşatılmaya çalışılmaktadır. Bir çok yazımızda bir çok makalemizde konferans ve toplantılarımızda bunlara özellikle son yıllarda değindik bu hazin sona gelişimizi ifade ettik. Kıymetli arkadaşlarım üzülerek ifade etmek isterimki zaman bizi haklı çıkardı ve son raddeye geldik. Kimse bu günün şu an oluşan bir kaos ortamı olduğunu söylemesin. Köşelerimizden ulaşabildiğimiz her yerden topluma gençliğe ve karar mekanizmalarına çok sancılı bir sürecin içersinde olduğumuzu belirttik. Ne yazıkki sakalımız olmadığı için dinlemesi gerekenlere dinletemedik. Bizlerin görebildiğini nasıl olurda onlar göremez.

Ülkemiz son günlerde şehitlerimizin yasını tutyor içlerindeki üzüntüyü net ve kararlı bir şekilde tüm son olsun naralarıyla dışarı vuruyor. Şüphesiz haklılar ve bu onurlu duruşları dosta güven düşmana korku salmalıdır. Ancak sorun bu değil sorun sanki birileri istemezmiş gibi gözüksede ülkeyi derin bir kaos ortamına sürüklemeye çalışmalarıdır. pkk sorunu ülke gündemini etkiliyor kararlar ona göre alınıyor millet onla yatıp onla kalkıyor. Sanki psikolojik harp uygulanarak topluma nifak tohumları ekiliyor. Batının özellikle son yüzyılda uyguladığı en büyük taktik budur. Biz bu yıl 200 e yakın şehit verdik. Neden şimdiye kadar hepimiz mehmet olmadık neden şimdiye kadar bu tepkiler bu denli dillendirilmedi. Bir hrant öldü herkes Taksimde bin- dink oldu. Neden binlerce kardeşimiz Ahmedimiz şehit olunca 70 milyon Mehmed olamadı. Bizim gördüklerimizi siyaset yapıcılar görmedilermi. Şimdi hangi vatanperver duyguları geliştide nara atmaya başladılar.

ABD nin içine düştüğü bataklık onları yerin dibine gömerken yanlarına Kore de olduğu gibi bataklıktan çıkartacak bir yandaşa ihtiyaçları mı oldu. Her nekadar ABD karşıyız desede zaman bunu ortaya çıkartacakki bu durumu biz istiyoruz diye değil ABD arzu ediyor diye siyonist emellere hizmet için yapıyor gibiyiz. Şu asla gözardı edilmemelidir ki ermeni soyu yahudi kuklası pkk asla ben müslümanım ahmedim mehmedim diyen bir kürd kardeşimin temsilcisi olamaz. pkkyı temsilcisi gören kim varsa hangi dine mensup olduğunu söylerse söylesin o kişinin bu ülkede işi yoktur görüldüğü yerde başı ezilmelidir. Selahattin eyyübinin torunlarını fatihin torunlarını hiçbir güç hiçbir kudret birbirine düşüremez. 30 yıldır uğraşıyorlar ama bu son çırpınışları artık.

Bazı kalemşörler de çıkıp demokrasiyle siyaset ve diyalogla sorunu çözelim deme küstahlığını gösteriyorlar. Bu ülkede Türk kökenlilerin tüm hakları kürd kardeşlerimizede verilmiştir. İsteyen cumhurbaşkanı dahi olmuştur. Kalkıp pkk teröristleriyle hangi diyaloğu geliştireceğiz kim ki onlar kimin temsilcisiymiş islamla alakası olmayan insanlıktan nasibi olmayan vampirler. O hainler artık doğu ve güneydoğudaki kardeşlerimizden ellerini çeksinler. Daha seçimin hemen arkasından DTP yi de uyarmıştık şimdi kalkıp pkkyı terörist olarak görürsek halka anlatamayız diyorlar bu nasıl bir anlayıştır. Sen bu ülkenin ekmeğini yiyorsun vergilerinden maaşını alıyorsun o mehmedin kanı üzerine basıyorsun hiçmi vicdanın sızlamıyor için burkulmuyor.

Artık kırılma noktasındayız ya bu işi kökünden çözeceğiz ya çözeceğiz. En çok dikkat etmemiz gereken husus ise adeta şeytan üçgenine çekilmeye çalışılan Türkiye sağduyu aklı selim ve soğukkanlılığı kullanarak akıllı stratejiler geliştirmelidir. Bu güne kadar uyuyan hükümetimiz bari bu konuda akıllı hareket etsin. Tüm stratejik noktaları kaleleri kaybettikten sonra şimdi kalkıp bize akıl vermesinler demenin hiçbir manası yoktur. Türkiye kaynayan kazanın içersine girerse istikrarını kaybedecek derin yaralar alacaktır. K Irak içlerine girmemiz sorunu belkide çözmeyecek derinleştirecektir. Gidilecek kampların başına ikişer ABD askeri konulsa hiçbir şey yapılamadan geri dönülecektir. Olan vereceğimiz maddi ve manevi kayıptan ibaret kalacaktır. ABd ve israilin temel hedefi zaten arzu mevud sınırları içersinde kukla bir federetif yapıyla sinsi planlarını işletmek. Birisi 1850lerden beri bölgedeki siyah altının peşinde diğeri 2500 yıllık gizli yeminin peşinde. Burda kullanılmak istenense masum fakir düçar kardeşlerimizdir. İnşallah uyanacaklar onların kuklası olmayacaklar satılmışlara gereken dersi vereceklerdir. Böl parçala yut hedefini boğazlarına tıkayacaklar onlara bu bölgede yaşam hakkı tanımayacakalardır.

Ey!
Ertuğrul gazinin yiğitleri, Selahattin Eyyubinin torunları;
Bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir
Bu gözü yaşlı târih, hıçkırıklar senindir
Yeryüzünde çiğnenen bütün haklar senindir
Prangalı hükümler, aydınlıklar senindir.
Tasalanmayın; zaman bizden yanadır
Külümüzden yükselen duman bizden yanadır
Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır
Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır
Mahzenlerde beklemek ziyan artık, yiğidim
Fecr-i sâdık vaktidir; uyan artık yiğidim
Ateşlere girsen de, dayan artık yiğidim
Hakikate dönüyor rüyan artık, yiğidim

Zalimler için karar verildi; infaz kaldı
Ufka bir bak yiğidim, mücella zaferimize az kaldı..........

Ümid ediyoruz ki süreç doğru stratejilerle işletilecek bu derin kaostan en az zaiyatla çıkacağız. Allah kardeş halkımıza, bu vatanın evlatlarına zeval vermesin. Her daim ezelde olduğu gibi ebede kadar yar ve yardımcımız olsun...