Sesini Duyur - http://www.binbirfikir.com
Yağmurla Gelen..
http://www.binbirfikir.com/articles/887/1/YaAmurla-Gelen/Sayfa1.html
Ercan Yenigül
Tiyatrocuyum. Ankara Üniversitesi DTFC Tiyatro Bölümü mezunuyum. Drama ve çocuk tiyatrosu üzerine çalışıyorum. Baktım memleketin durumu iyi değil... Bunun bir nedeninin de temel eğitimden kaynaklanmış olabileceğini düşünerek, okuldan sonra devlet ve özel okullarda drama üzerine çalışmaya başladım. Müthiş bir rekabetin olduğu eğitim ortamlarında, bir nebze de olsa çocukların oyunla buluşmalarına ve kendi dünyaları ile tanışmalarına yardım ediyorum. Öykü ve oyunlar yazıyorum. http://eskikirmizi.blogcu.com  
Yazan Ercan Yenigül
Yayın tarihi 12/11/2007
 
Bir çocuk derste yağmur rüyası görür.. ama yağmurla gelen bilinmez..

düşen ağaç..
Son ders diyerek gazoz kapağını cebine koydu.pencereye takIlı idi gözleri..
uzun zamandır yağmayan yağmur yağıyordu ve derste olmak hiç adil gözükmüyordu.
Öğretmenin yanında olduğunu farketmemişti.
Öğretmeni yağmurla ilgili bir cümle kurmasını istedi.
Daha gazoz kapaklarını sesleri kesilmeden cebinde.
Duymazlıktan geldi.
Ama Öğretmen yineledi.
Kalemini düşürdü.
Aramak için sıranın altına eğildi.Öğretmeni yanına geldi.
’o1 numara duymadığını söyleme sakın!”
Sıranın altından ürkerek başını kaldırıp “ama öğretmenim ,ağaç düştü.”
Öğretmen şaşkın şaşkın ne demek istediğini anlamaya çalışırken sınıfta bir kahkaha koptu.Öğretmeninin stediği uzun bir cümle yerine uzun bir kahkaha kurdu.Öğretmen başını sallayarak yerine döndü.Kalemi alıp ceketini düzelterek bir saldırıyı savuşturmanın verdiği duygu ile yerine otururken kalemi de elinde sallamadan edemedi.
“Cümlede neymiş koca bir ağaç düştü be!’diye yanındaki arkadaşına kalemini gösterdi.Birden uyandı.
Uyandığında rüyasında yağmurla bir adamın sürekli koştuğunu hatırladı.Yatağında bir süre oturdu.Okula gitmemek için ne uyduracaktı bugün.“Yağmurla gelen” ne olabilirdi ?
Annesi odaya girdi.“Günaydın oğlum “dedi.
“Hadi acele et okula geç kalacaksın.”
Bunları duymadı.Yalnızca annesinin her sabah gelip çağırmasının hoşuna gittiğini düşündü.
Annesi için büyümeliydi.Başka bir şey için değil.“Anne” diye odadan çıkmak üzere olan annesine seslendi.
Annesi döndü. “Evet ,oğlum hadi artık.” diye içeriye gitti.'Yağmurla gelen ne demek ?” diye sormak istedi.
Ama vazgeçti.
“Tamam anne ,geliyorum.” diyerek yataktan fırladı.
Yüzünde ,yağmur sonrası ferahlığı vardı.Dışarıda yağmur başlamıştı.Yine puslu ve soğuk sabahları haberdar eder gibi camlara vuran yağmur damlalarına bakındı.Çayı çok severdi.En çokta bu sabahlarda.
Yağmurları severdi ama her yağmur sabahı, sevinci kıran bir şey vardı.
Okul yolunda her sabah kırmızı eşofmanı ile gezinen kızı göremiyordu.
Al işte bu sabahta göremeyecekti.
Yağmurla gelen ne acaba?
Yağmurla gelen...
Annesi çantasını uzattı.
Kapıyı kapatırken gözü
parkın sisli gölgeleri arasında bir ağaca takıldı.
ne çokta kalemine benziyordu.
kendini kurtaran kalemine..
yağmura gülümsedi.
'gelen bu olsa gerek belki de' diyecekti
üstüne gelen suların içinden bir araba geçti.
içinde kırmızı...
ama daha büyümemişti.