Kimlik Bunalımı Ve Türkiye
- Yazan Mehmet Salih
- Yayın Tarihi 02/11/2008
- Dünya
-
Değerlendirme:




Mehmet Salih
Gaziantep'te yaşayan dış ticaret ve finans danışmanlıkları yapmaktayım. Yazmak ve okumak vazgeçilmez bir tutkumdur.
Mehmet Salih tarafından yazılmış tüm yazılarKimlik Bunalımı ve Türkiye
Geçenlerde bir yazı okudum.Yine,''biz iflah olmayız...''
temalı klasik kendimizi ve devletimizi küçük gören karamsar yazılardandı.Bakıyorsunuz, AB'nin veya dünya bankasının yaptırdığı araştırmalarda dünyanın en stresli üç toplumundan birisi çıkıyoruz.Peki neden?
Neden bu kadar devletini en çok seven bir halk olarak en az devletine güvenen bir halkız?Neden, her türlü bir konjuktürde bölünme,şeriata dönme, dinden çıkma gibi kaygıları bu kadar yoğun yaşıyoruz?Neden özgüvenimiz bu kadar düşük?Halbuki, ''Bir Türk dünyaya bedeldir''diyen de biz değil miyiz?Bu kadar soruyu daha binlerceye çıkarabiliriz.
Benim bu konuda ki en iyi açıklamaya cevabım Türk halkının dünyada hiç bir millet veya devletde bulunmayan derecede yoğun yaşadığı bir'' KİMLİK BUNALIMI'' olmasıdır.Bu kimlik bunalımının maddeleride şöyledir:
1- Müslümanız, Arap değiliz.
Müslümanız diyoruz.Yemende en çok bizi arkadan vuranlar müslüman arap kardeşlerimiz.Doğalgazımızı sürekli kışın ortasında kesen İRAN 'lı dindaşlarımız.
2- Avrupalı olduğumuzu iddia ediyoruz, hırıstiyan değil
iz.Avrupalıyız diyoruz, Fehriye Erdal gibi bir katili serbest bırakan, PKK'ya yardım eden Avrupalı dostlarımız.
3-Laik bir devletiz diyoruz.En laik kurumda yemeklerden sonra Allah'ımıza hamd olsun!'' diyoruz.
Dünyada bir tek bizde Diyanet İşleri Bşk. var.En büyük bütçeli tek devlet içi din örgütü.
4-Hukuk devletiyiz diyoruz.Askeri yargıtay tek bizde var.Avrupa insan hakları mahkemesine en çok müracaat bizim ülkeden yapılıyor.En çok tazminata çarptırılan avrupa ülkesi Türkiye..
Yani, öyle karışık kendimize özgü bir devlet olma anlayışı oluşturmuşuz ki kendimizi tam bir kimlik bunalımına sokmuşuz.Bundan dolayı da her tarafımızı
karamsarlık,korkularla sarmışız.Bundan dolayı da her geçen gün daha bir gergin ve bir barut fıçısı gibi yaşayan bir topluma dönüşüyoruz.Ve sürekli cinnet geçirip birbirimizi boğazlıyoruz.Hoşgörüyü icad eden bir toplumdan hoşgörüsüz bir topluma dönmüşüz.
Gelin, hepimiz bu korkulardan sıyrılalım.Tam laik tam hukuk devleti olmaya, birbirimize güvenmeye gidelim.
''Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur'' mu dediniz.
Anladım,anladım bu kadar yazı boşa yazıldı yine...
Mehmet SALİH
temalı klasik kendimizi ve devletimizi küçük gören karamsar yazılardandı.Bakıyorsunuz, AB'nin veya dünya bankasının yaptırdığı araştırmalarda dünyanın en stresli üç toplumundan birisi çıkıyoruz.Peki neden?
Neden bu kadar devletini en çok seven bir halk olarak en az devletine güvenen bir halkız?Neden, her türlü bir konjuktürde bölünme,şeriata dönme, dinden çıkma gibi kaygıları bu kadar yoğun yaşıyoruz?Neden özgüvenimiz bu kadar düşük?Halbuki, ''Bir Türk dünyaya bedeldir''diyen de biz değil miyiz?Bu kadar soruyu daha binlerceye çıkarabiliriz.
Benim bu konuda ki en iyi açıklamaya cevabım Türk halkının dünyada hiç bir millet veya devletde bulunmayan derecede yoğun yaşadığı bir'' KİMLİK BUNALIMI'' olmasıdır.Bu kimlik bunalımının maddeleride şöyledir:
1- Müslümanız, Arap değiliz.
Müslümanız diyoruz.Yemende en çok bizi arkadan vuranlar müslüman arap kardeşlerimiz.Doğalgazımızı sürekli kışın ortasında kesen İRAN 'lı dindaşlarımız.
2- Avrupalı olduğumuzu iddia ediyoruz, hırıstiyan değil
3-Laik bir devletiz diyoruz.En laik kurumda yemeklerden sonra Allah'ımıza hamd olsun!'' diyoruz.
Dünyada bir tek bizde Diyanet İşleri Bşk. var.En büyük bütçeli tek devlet içi din örgütü.
4-Hukuk devletiyiz diyoruz.Askeri yargıtay tek bizde var.Avrupa insan hakları mahkemesine en çok müracaat bizim ülkeden yapılıyor.En çok tazminata çarptırılan avrupa ülkesi Türkiye..
Yani, öyle karışık kendimize özgü bir devlet olma anlayışı oluşturmuşuz ki kendimizi tam bir kimlik bunalımına sokmuşuz.Bundan dolayı da her tarafımızı
karamsarlık,korkularla sarmışız.Bundan dolayı da her geçen gün daha bir gergin ve bir barut fıçısı gibi yaşayan bir topluma dönüşüyoruz.Ve sürekli cinnet geçirip birbirimizi boğazlıyoruz.Hoşgörüyü icad eden bir toplumdan hoşgörüsüz bir topluma dönmüşüz.
Gelin, hepimiz bu korkulardan sıyrılalım.Tam laik tam hukuk devleti olmaya, birbirimize güvenmeye gidelim.
''Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur'' mu dediniz.
Anladım,anladım bu kadar yazı boşa yazıldı yine...
Mehmet SALİH
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen ahmet Erden Koçoğlu)
Değerlendirme:








Biraz optimist yazılmış olsada tespitler çok doğru...
Yorum #2 (Gönderen bahar)
Değerlendirme:








güzel bir yazı değindiğiniz tüm noktalar doğru ancak bundan çıkarılacak konu kimlik bunalımını değil bence.Bizim birilerinin kılıfına girmemiz gerekmiyor yeterki değerlerimizle özgün bir ükle olduğumuzu bilelim.
Yorum #3 (Gönderen recep dağlı)
Değerlendirme:








Biz türküz ,tekiz, özgünüz.
Herkes bizi böyle kabul etsin:)
Yorum #4 (Gönderen advertiser53)
Değerlendirme:








yukarıki yazıyı okudum ama yani laiklik tanımının bu kadar bilgisizce verildiği başka bir yazı okumadım açıkçası..diyorki yazar lail ülkeyiz diyoruz laik kurumlarda yemekten sonra hamd olsun dememiz bir çelişki değil mi?yaw kardeşim şimdi yemekten sonra hamd olsun dedik mi bizim kurumun laikliği zedeleniyorsa eğer ben sana bir şey demiyorum..boşuna okumuşsun yazık olmuş emeklerine..