Sesini Duyur: online gazete - http://www.binbirfikir.com
Siz Hangi Cins Tavuksunuz?
http://www.binbirfikir.com/articles/952/1/Siz-Hangi-Cins-Tavuksunuz/Sayfa1.html
Bahar Güngör
Küçük bir sahil kasabasında büyümüş,değişik illerde,ülkelerde eğitim yada mesleği dolayısıyla bulunmuş ,halen bir yayın için çalışan,bir fikri olduğunda eli kalem tutan biriyim nacizane... 
Yazan Bahar Güngör
Yayın tarihi 02/16/2008
 
Canım eve girdiğimden beri sıkkın. Bugün yaşadığım birkaç olay, insanların olaylar karşısındaki tutumu, beni bezdirip, genelde kendimle kavgama sebep oluyor böyle geçen günlerin sonunda...

Siz Hangi Cins Tavuksunuz?
Birçok şeyle ilgili,kendimle ilgili, doğru yerde olmadığımla ilgili,türlü türlü şeyi sorgularken kafamda, ruh gibi ne yediğimi bilmeden, bir şeyler atıştırıp; yatıp uyumak ve her şeyi unutmak istedim açık tv karşısında.Uyuyup kalmışım sonra...Uyandığımda bilgisayarımı açtım,kafama takılanları yazmaya çalışırken biraz rahatlamak için, bir arkadaşım sanki ruh halimi hissetmiş gibi ''seninle bir şey paylaşabilirmiyim'' diye sordu msn'de ve Sn .Üstün Dökmen’in aşağıdaki bir alıntısını yazdı:
"iki tür tavuk vardır: birincisi köy tavuğu… köy tavuğu olmak biraz risklidir ama eğlencelidir. Sizi kedi kovalayabilir, aç kalabilirsiniz ama aynı zamanda özgürsünüzdür, günleriniz keyifli geçer, sağda solda dolanıp durursunuz.Bir de makine tavuğu vardır. Makinede, annenizin tüyleri altında değil, lambaların ışıltısı altında gözlerinizi açarsınız dünyaya, kardeşlerinizle birlikte peşinden gidebileceğiniz bir anneniz yoktur,çok sıkışık bir düzen içinde hızla büyümeye başlarsınız, yiyecek sorununuz yoktur, sahibiniz sizi iyi beslemektedir, kişisel gelişiminize önem verilmektedir;Ancak bu sıkışık ortamda size özgürlük de yoktur.Piliç dolu alanın öteki ucuna gidip yeni arkadaşlarla tanışamazsanız. Tek dostunuz, sürekli kanat kanata durduğunuz çevrenizdeki birkaç piliçtir.''Çok hoşuma gitti bu örnekleme.Sonra bana sordu arkadaşım''sen hangisisin'' diye.Hiç düşünmeden ''köy tavuğuyum'' dedim.’’Ama kedi de kovalayabilir,aç da kalabilirsin’’dedi.''Ama'' dedim,''özgürüm,günlerim keyifli geçiyor, sağda solda dolanıp duruyorum.’’Kıskandım seni’’dedi.

Bugün eve girdiğimde duyduğum sıkıntıdan eser kalmadı tavukları düşününce...Gülümsedim kendi kendime ve mutsuz olmak için ne kadar sebebimiz varsa da,mutlu olmak için de bir o kadar yeterli nedenimiz olabiliyor biz istersek demekki!Bir andan diğerine geçiş an meselesi aslında.Sıkıntıdan sevince,acıdan neşeye,gözyaşı ile kahkaha kardeş işte böyle...

Seçilen her ne olursa olsun...Siz seçmişseniz üstesinden de gelirsiniz sorunlar karşısında.Evet ben köy tavuğuyum,işimi de seviyorum...Aslında elimizdekilerin bizi mutlu edip etmemesinin, yine bizim neye nasıl baktığımızla ilgili olduğunu düşünelim.Başkaları bizi ne kadar demoralize etseler de , mutluluğumuzun üstüne binip tepinmek isteseler de, canımızı sıkmaya çalışsalar da son gayretleriyle...mutluluğumuzun kaynağı derinlerde… Yeter ki derinlerden,kuyumuzdan gelen uğultuları doğru anlamlandıralım hayatın akışı içinde…İster köy tavuğu, ister makine tavuğu olalım… Mutluluk için ne yapıp edip, bir yolunu bulalım...

Bahar