Sen(in)
- Yazan Ercan Yenigül
- Yayın Tarihi 03/6/2008
- Yaşam
-
Değerlendirme:




Ercan Yenigül
Tiyatrocuyum. Ankara Üniversitesi DTFC Tiyatro Bölümü mezunuyum. Drama ve çocuk tiyatrosu üzerine çalışıyorum. Baktım memleketin durumu iyi değil... Bunun bir nedeninin de temel eğitimden kaynaklanmış olabileceğini düşünerek, okuldan sonra devlet ve özel okullarda drama üzerine çalışmaya başladım. Müthiş bir rekabetin olduğu eğitim ortamlarında, bir nebze de olsa çocukların oyunla buluşmalarına ve kendi dünyaları ile tanışmalarına yardım ediyorum. Öykü ve oyunlar yazıyorum. http://eskikirmizi.blogcu.com
Ercan Yenigül tarafından yazılmış tüm yazılarGerçek yok oluşlar istiyorum aslında.
Gerçek yok oluşlar istiyorum aslında.
Belirsiz var oluşlar olmasa, gerçek kayboluşlar olsa.
Gerçek yalnızlıklar.
Gerçek sözler bulsak. Gerçek tarifler.
İki ucundan tutsak bir şeyin…
‘Gerçekten...batmış olsak...’diyerek devam etti..
Unutmamız için, toprak çizgiler ve tellerin ince kıvrımlarını insan cesetleri ile doldurmamız öğütlendi. Şarabın ve aşkın hazzından çok, sahip olma kudreti için iktidarın her türlüsüne bağladılar.
Öyle bağladılar ki; öfkeli, hırslı ve çevik zırhlarla donatıldık.
İçimize bakınca, iğne deliği kadar açıklık bulamazdık.
Var oluşumuzu, var olma isteğimizi böyle tanımladık...
Oysa ben şu bankın karşısına geçip, biraz yaslanacaktım.
Ama sen, sen yanıma geldin, gövdemi, dallarımı kırdın, kopardın,
güzeldi, gerçekten güzeldi.
Beni kudurttun, hatta azdırdın ve tam zevkin doruğuna getirmişken, rüzgârla kırıştırmak için defolup gittin.
Sakat bir ağaçtım.
Soğuk çöl topraklarına kalbimi gömdüm. Henüz, ilk depremindeyken bütün şehir. Senin, senin beni sevmen ,zor bir şeydi...’
Ercan Kasım Yenigül
ESKİ KIRMIZI
Olamamanın Öyküleri
Artshop Yayınları
Belirsiz var oluşlar olmasa, gerçek kayboluşlar olsa.
Gerçek yalnızlıklar.
Gerçek sözler bulsak. Gerçek tarifler.
İki ucundan tutsak bir şeyin…
‘Gerçekten...batmış olsak...’diyerek devam etti..
Unutmamız için, toprak çizgiler ve tellerin ince kıvrımlarını insan cesetleri ile doldurmamız öğütlendi. Şarabın ve aşkın hazzından çok, sahip olma kudreti için iktidarın her türlüsüne bağladılar.
Öyle bağladılar ki; öfkeli, hırslı ve çevik zırhlarla donatıldık.
İçimize bakınca, iğne deliği kadar açıklık bulamazdık.
Var oluşumuzu, var olma isteğimizi böyle tanımladık...
Oysa ben şu bankın karşısına geçip, biraz yaslanacaktım.
Ama sen, sen yanıma geldin, gövdemi, dallarımı kırdın, kopardın,
güzeldi, gerçekten güzeldi.
Beni kudurttun, hatta azdırdın ve tam zevkin doruğuna getirmişken, rüzgârla kırıştırmak için defolup gittin.
Sakat bir ağaçtım.
Soğuk çöl topraklarına kalbimi gömdüm. Henüz, ilk depremindeyken bütün şehir. Senin, senin beni sevmen ,zor bir şeydi...’
Ercan Kasım Yenigül
ESKİ KIRMIZI
Olamamanın Öyküleri
Artshop Yayınları
Sesini Duyur
Yorumlar
Yorum #1 (Gönderen ayhan öztürk)
Değerlendirme:








Ercan Beyciğim uzun zaman oldu, özlettiniz kendinizi,sizi tekrar aramızda görmek güzel:) ,yeni kitabınızda hayırlı olsun,en kısa zamanda edinip okuyacağım ve görüşlerimi buradan size yazacağım.. Tekrar Hoş Geldiniz..
Yorum #2 (Gönderen Bülent Korkmaz)
Değerlendirme:








Sevgili Ercan Yenigül, bu sitede yazılarınızın ilgi görmesi kadar, kitabınızın basılmasını da çoktan hakettiğinizi düşündüğümü ve yazın dünyasında yeni ve derin bir soluk olmanız dileğimi iletmek istiyorum. Hoşçakalın.
Yorum #3 (Gönderen N.Sibel Kocaerkek)
Değerlendirme:








İnsan durmadan anlatır...belki hayatını belki yaşanmışlıkları belkide aldığı ilhamları!
Ama siz güzel bir anlatımcısınız.
Başarınızdan dolayı canı gönülden tebrik ederim.
Başarıların darısı başımıza
Sevgiler Sibel
Yorum #4 (Gönderen narin)
Değerlendirme:








gerçekler neden bu kadar zor?adı üstünde gerçek bir nedeni açıklaması olmalı...sevmek neden bu..........zor?